21 Mayıs 2022 Cumartesi / 20 Sevval 1443

İtiraf etti: Türkiye gözardı edilemeyecek bir güç

Ünlü akademisyen Lawrence Freedman, İstanbul'daki Rusya-Ukrayna ateşkes görüşmelerini değerlendirdi. Kiev-Moskova arasındaki krizi çözmek için elini taşın altına koymaktan çekinmeyen Türkiye'ye övgü dolu sözler sarf eden Freedman, 'Türkiye son 20 yılda farklı dış politikalar uyguladı. Azerbaycan ve Ukrayna olaylarını dikkate alırsanız, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'ya doğru çekildiğini görüyoruz. Türkiye'nin gözardı edilemeyecek bir güç olduğu aşikar.' diye konuştu.

NTV30 Mart 2022 Çarşamba 10:18 - Güncelleme:

Uluslararası İlişkiler alanında çok önemli bir akademik kurum olan İngiltere'deki King's College London'dan, alanında uzman ve referans bir isim olan Sir Lawrence Freedman NTV'nin sorularını cevaplandırdı. Profesör Freedman Ukrayna kriziyle ilgili olarak İstanbul'da başlayan ateşkes görüşmelerini değerlendirdi. Freedman, görüşmelere ev sahipliği yapan Türkiye'nin jeopolitik konumunu da yorumladı.

Freedman'ın açıklamaları şöyle:

İstanbul'da başlayan ateşkes ve barış görüşmelerinden bir sonuç çıkma ihtimali sizce nedir?

Sınırlı bir sonuç çıkacağını düşünüyorum. Her iki taraf da nihai anlaşma öncesinde pozisyonlarını güçlendirmeyi amaçlıyor. Bunu son anlaşma öncesinde önemli bir adım olarak görüyorum. Önümüzdeki günlerde üzerinde anlaşılacak bir metin ortaya çıkabilir. Nihai bir sonucun çıkmasını beklemiyorum ancak kısa süreli bir ateşkes çıkması, insani bir ateşkes çıkması mümkün, ancak bu nihai bir barış anlaşması olmayacaktır.

Eğer İstanbul'dan bir ateşkes kararı çıkarsa bu ne kadar süreli olur? Bu sırada siviller için güvenli, koridorlar kalıcı olarak açılır mı?

Ateşkesler çok uzun bir süre devam edebilir. Hatırlayacak olursanız Rusya ve Ukrayna arasındaki çatışmada ateşkes hatları 2015'in şubat ayında belirlenmişti. Bu ateşkesin çok da başarılı olmadığını görüyoruz. Kore'ye bakarsanız 1953'ten beri ateşkes var. Ateşkes hatlarının riski bu durumun kalıcı hale gelebiliyor oluşu. Ukrayna tarafı Rus güçlerinin mevcut pozisyonlarının kalıcı hale geleceği her türlü ateşkese şüphe ile yaklaşacaktır. Zira Kiev, Rus askerlerinin mevcut pozisyonlarında kalmalarını değil çekilmelerini istiyor.

Taraflar arasından tıkanıklık yaratan konu başlıkları var; en başta toprak konusu olmak üzere. Ukrayna'nın silahsızlandırılması da ayrı bir başlık. Sizce bu konularda ilerleme sağlanır mı? Aşılması en güç sorunlar nelerdir?

Bence en büyük sorunlar krizin başından beri olayın merkezinde yer alıyor. Kiev'de rejim değişimi gibi konular mesela. Tabi bunun gerçekleşmeyeceği açık.

Bence Ukrayna tarafı Kırım'ı geri alamayacaklarını biliyordur. Ancak tabi bu konuda yapabilecekleri çok bir şey bulunmamakla birlikte açıkça kabul etmelerini de beklemiyorum.

Asıl sorun Donbas bölgesi. Yine Ukraynalıların Donetsk ve Luhansk'taki ayrılıkçı cumhuriyetleri hele hele Herson gibi Rusların planladığı yeni bölgeleri tanıyacaklarını düşünmüyorum. Rusça konusunda halka verilmesi istenen sözlerden ve anayasadan bahsediliyor. Tabi Rusya'nın savaşın başındaki talepleri o zaman da su götürürdü ancak şimdi koruduklarını söyledikleri sivillere yönelik davranışları sebebiyle büyük ölçüde geçersiz kaldı. Ukrayna'nın doğusu ve güneyindeki halkın onları öldüren Rusya'ya koruyucuları ve kurtarıcıları olarak baktıkları savı tamamen mantık dışı hal aldı.

Ukrayna'nın NATO'ya girmeyeceği, tarafsız statüye sahip olması ve silahsızlandırılması gibi konular aslında Rusya'nın şartları. Ukrayna bu konular üzerinde nasıl bir uzlaşmayı kabul edebilir?

Bu konularda son günlerde önemli gelişmeler olduğu aşikar. Ukrayna'nın silahsızlanmayacağı artık netleşti gibi görünüyor. Yaşananlar öncesinde silahsızlanmamış olmaları da onları memnun etmiş olmalı. Rusya'ya tehdit oluşturabilecek saldırı silahlarına sahip olmamaları da önemli bir nokta. Tabi Ruslar ofansif silahlar kullandı ancak Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik böyle bir davranışı olmadı.

Yeni bir güvenlik sistemi ile Ukrayna'nın herhangi bir ittifaka katılmadan güvenliğinin garanti edilmesi mümkün olabilir. Rusların asıl istediği Ukrayna'nın tarafsızlığından ziyade "NATO ile bağı olmaması" diye düşünüyorum. Eğer Ukraynalıların taleplerine bakarsanız daha çok "saldırıya uğradıklarında diğer devletlerin destek vereceği" bir ittifakı andırıyor. Bence bunu çözebilecek formüller mümkün. Bu konunun büyük bir problem yaratacağını sanmıyorum.

Eğer bir Barış Anlaşması olursa, bunun garantör devletleri hangileri olur?

Ukraynalılar Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesinden ve Almanya gibi Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden bahsediyor. Türkiye de önemli bir rol oynayabilir. Ukrayna için ciddi bir ihlal durumunda müdahil olabilecek daha çok garantör devlet olması daha faydalı olacaktır.

Ancak kilit konu; Rusya'dan hangi garantileri alabilecekleri. Rusya buna çok temkinli yaklaşacaktır. Bu konularda konuşmak kolay ancak pratiğe dökmek zor olacaktır.

Türkiye'nin arabuluculuk görevi üstlenmesini ve iki ülke arasındaki eşit mesafe pozisyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye'nin aldığı pozisyonu çok yerinde buluyorum. Aksi taktirde arabuluculuk rolü üslenemeyecek, kimin haklı kimin haksız olduğuna hükmeden bir hakem görünümüne sahip olacaktı. Bu da çözüm için fayda sağlamayacak, arabuluculuk rolünü tehlikeye atacaktı. Müzakereleri kolaylaştırıcı rol üstlenebilmesi, teknik destek ve Belarus'tan daha iyi bir müzakere yeri sağlayabilmesi gibi sebeplerden dolayı Türkiye'nin arabuluculuğu büyük fayda sağlıyor. Tabi bunu ancak tarafsızlığı ile başarabilirdi.

Ukrayna krizi Avrupa'nın güvenlik mimarisini yeniden gözden geçirmesine neden oldu. NATO'nun imkanları Putin Rusya'sı ile mücadeleye hazır mı? Sizce Batı bundan sonra Putin ile nasıl mücadele edecek?

Avrupa bundan sonra Putin'in karşısına daha çok öz güven ile çıkacaktır. Bu savaştan en büyük çıkarım ve Putin'in bu konudaki yenilgisi Rus ordusunun söylendiğinden çok daha zayıf olduğunun ortaya çıkmasıydı. Açık ki Rus ordusunun ekipmanları bakımsız ve kötü durumda. Taktik, lojistik ve moralman büyük sorunları var. Baltık ülkelerini, Polonya ve Romanya'daki varlığını güçlendiren NATO, mutlaka askeri konumu konusunda geçmişe nazaran özgüvene sahiptir diye düşünüyorum. Rus silahlı kuvvetlerinin son bir ayda yaşananlardan sonra toparlanmasının hayli uzun süreceği kanaatindeyim.

Ukrayna'nın işgali Avrupa'da bir enerji krizini gündeme getirdi. Türkiye'nin Doğu Akdeniz de dahil olmak üzere boru hatlarıyla Avrupa'ya doğalgaz tedariki "tekrar" gündeme geldi. Bu gelişmeler Türkiye'nin stratejik konumunu ve Avrupa ile ilişkilerini sizce ne yönde etkiler?

Türkiye son 20 yılda farklı dış politikalar uyguladı. Azerbaycan ve Ukrayna olaylarını dikkate alırsanız, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'ya doğru çekildiğini görüyoruz. Türkiye'nin gözardı edilemeyecek bir güç olduğu aşikar. Tabii ki krizin nasıl sona ereceğini şimdiden göremiyoruz ancak, Putin iktidarda kalacak olursa özellikle enerji kaynakları konusunda Avrupa'da ciddi bir yeniden değerlendirme olacağını söyleyebiliriz.