02 Mart 2021 Salı / 18 Recep 1442
Gece modu

Kıbrıs'ta konuşlu BM Barış Gücü Misyonu'nun görev süresinin uzatılmasına Türkiye'den tepki

Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin, 50 yılı aşkın süredir çözümü mümkün kılmayan 'iki kesimli, iki toplumlu federasyonda' ısrar etmesi ve esasen adadaki iki tarafın üzerinde uzlaşı sağlaması gereken çözüm hakkında peşin hüküm vermesinin 'kabul edilemez' olduğunu bildirdi.

AA30 Ocak 2021 Cumartesi 12:58 - Güncelleme: 30 Ocak 2021 Cumartesi 13:27

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, BM Güvenlik Konseyi'nin, Kıbrıs adasındaki Birleşmiş Milletler Barış Gücü'nün (BMBG) görev süresini, dün aldığı 2561 (2021) sayılı kararla 6 ay daha uzattığı hatırlatılarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) söz konusu kararla ilgili yaptığı açıklamaların desteklendiği belirtildi.

Açıklamada, "BMBG’nin Ada’daki varlığına ilişkin KKTC makamlarının rızası bir kez daha alınmamıştır. Bu durum BM kural ve ilkelerine aykırıdır." denildi.

KKTC makamlarının yapıcı ve iyi niyetli tutumu sayesinde BMBG'nin Ada'daki faaliyetlerine halen devam ettiğinin uluslararası toplumun dikkatine getirilmek istendiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Öte yandan, BM Genel Sekreteri (Antonio) Guterres, İyi Niyet Misyonuna dair 8 Ocak 2021 tarihli raporunda herhangi bir çözüm modeline atıf yapmamış ve karşılıklı kabul edilebilecek bir çözüme işaret etmiştir. Hal böyleyken, Konsey'in elli yılı aşkın süredir çözümü mümkün kılmayan iki kesimli, iki toplumlu federasyonda ısrar etmesi ve esasen adadaki iki tarafın üzerinde uzlaşı sağlaması gereken çözüm hakkında peşin hüküm vermesi kabul edilemezdir."

Yakın zamanda düzenlenmesi öngörülen gayri resmi 5+BM toplantısıyla, çözüme dair ortak zeminin bulunup bulunmadığının tespit edilmesinin amaçlandığı kaydedilen açıklamada, bu toplantıda tarafların geleceğe dair vizyonlarını samimiyetle ortaya koymalarının beklendiği vurgulandı.

Açıklamada, "(BM) Güvenlik Konseyi'nin çözüm üretmeyen, denenmiş ve tüketilmiş bir süreci taraflara dayatmak yerine, çözümü mümkün kılabilecek yeni fikirlerin ele alınmasını izin verecek zemini sağlaması yararlı olacaktır." ifadesine yer verildi.