08 Mayıs 2021 Cumartesi / 26 Ramazan 1442
Gece modu

Mütedeyyinlere alçak dayatma

Türk siyasi tarihinde ‘postmodern darbe’ adıyla kara bir leke olarak yerini alan 28 Şubat’ın mağduru AK Partili Usta, başörtüsü nedeniyle tıp fakültesini bırakmak zorunda kaldı. Eğitimini yurt dışında tamamlayan Usta, o dönem yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: YÖK denkliği kaldırdı ve bize başı açık denklik sınavına girin dayatması yaptı.

ŞERİFE GÜZEL28 Şubat 2019 Perşembe 07:00 - Güncelleme: 28 Şubat 2019 Perşembe 08:08

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla Şahin Usta, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını ve bugün gelinen noktayı “28 Şubat sürecinde üniversiteden atılan öğrencilerden biriyim. Sonrasında bir mücadelenin içerisinde STK’larla aktif çalışarak yaklaşık 12-13 yıl süren 28 Şubat darbesiyle beraber siyasete girmiş oldum” sözleriyle anlatmaya başladı. 

YÖK DENKLİĞİ KALDIRDI 

“Normalde 1999 yılında mezun olacaktım” diyen Usta, neden bu mezuniyetin gerçekleşemediğini ise şöyle anlattı: O dönemde okulu bitirebileceğimi az çok hayal ediyordum. Okulu bitirmek bile çok zordu. Yurt dışına gittik 5’inci sınıftan bırakıp gittim. Bana birinci sınıftan ders verdiler. Sonra uğraştık dersleri kabul ettirdik. Kalan 1 yılı 3 yılda tamamladık yurt dışında. Sonra YÖK bir karar değişikliği yaptı ve denkliği kaldırarak Viyana Üniversitesi’nin diplomasını tanımadı. Ne yapacağız dedik? ‘Gelirsiniz sizi sınava sokarım bir hak veririm. Geçerseniz tamam. Geçemezseniz sizi tekrar Türkiye’de bir tıp fakültesinde 3’üncü sınıftan okumaya başlatırım’ dedi. Ben de ‘biraz mehter marşı gibi iki ileri bir geri geliyoruz’ dedim. Sınava girmek için başı açık fotoğraf isteniyor. Sınava başı açık girmeniz isteniyor. Böyle bir sınava girmeniz mümkün değil. Sınava girmediğimiz için 4 yıl bekledik. Sadece bir denklik almak için 4 yıl bekledik. 

ZİHNİYET ZOR DEĞİŞTİ 

Çalışma hayatında da başörtü yasaklarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Usta, yasak zihniyetin kaldırılmasının kolay olmadığını belirterek şöyle konuştu: Ta ki 2010 yılına kadar. 2010 yılından sonra çözülmesiyle birlikte biz de bir iş bulduk ama hiçbir zaman kariyer yapmak imkanım olmadı. O süreçte bırakın milletvekili olmak, bir partide genel başkan yardımcısı olmak hiç aklımıza gelmezdi. Çünkü Merve kavakçı olayını Türkiye yaşadı. Demek ki çabalarsak, uğraşırsak değiştirebiliyoruz. Şuan başörtüsüyle ilgili bir sıkıntımız kalmadı. 

AVRUPA’DA 28 ŞUBAT 

Son dönemde Avrupa’da yaşanan ırkçılık olaylarına da değinen Usta, bazı Avrupa ülkelerinde başörtüsünün yasaklandığı haberlerini anımsatarak şunları söyledi: Avrupa, 28 Şubat’ını daha yeni yaşıyor. Türklere, Müslümanlara ve inançlara karşı aşırı bir bağnazlığın geliştiğini ve şiddet eylemlerinin çok arttığını görüyoruz. 

28 ŞUBAT'TA NE OLDU?

Türk siyasi tarihinin karanlık sayfalarında yerini alan ve zihinlere ‘Postmodern darbe’ olarak kazınan 28 Şubat 1997’deki MGK toplantısının ardından mütedeyyin kesim üzerinde baskı oluşturuldu. Kadınların başörtüsü olduğu için okullara sokulmadığı, var olan toplumsal düzeni korku ve tehlike mantığına endeksleyen kararların kâğıda döküldüğü günün adı 28 Şubat… Demokrasiye sözde ‘balans ayarı’ yapan tanklar Sincan caddelerinde tur atarken, toplum ile siyaset üzerinde derin postal izleri bırakan 28 Şubat’ın üzerinden ise 22 yıl geçti. 

DARBE FAİLLERİNE CEZA YAĞDI

Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen ve dönemin Başbakanı Erbakan’ın istifasını getiren 28 Şubat döneminin failleri, bağımsız mahkemece yapılan yargılama sonucu cezasız kalmadı. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların esasa ilişkin savunmalarının alınmasından sonra 13 Nisan 2018’de mahkeme hükmünü açıkladı. Mahkeme, aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Çevik Bir, Genelkurmay Harekat Başkanı emekli Orgeneral Çetin Doğan ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz’ün de bulunduğu 21 sanığı müebbet hapis cezasına çarptırdı.