24 Eylül 2020 Perşembe / 6 Safer 1442
Gece modu

'Nerede o ağaç hayranları'

Başkan Erdoğan, 11 milyon fidanın toprakla buluştuğu “Bugün Fidan, Yarın Nefes” programında sözde çevrecilere seslendi: Biz burada ağaçlandırma yapıyoruz. Peki nerede o ‘ağaç’ diyerek ortalığı karıştıranlar? Çevrecilik adına 17 yıldır bize söylemediklerini bırakmayanlar?

12 Kasım 2019 Salı 02:04 - Güncelleme: 12 Kasım 2019 Salı 08:01

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen 11 milyon fidan dikimi etkinliğinin başlatıldığı Ankara’nın Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Çakırlar mevkisinde konuştu. Erdoğan’ın şunları söyledi: “Geleceğe Nefes seferberliğimiz, gördüğü yüksek ilgiyle hedeflerini aşarak dünyaya örnek olacak bir kampanyaya dönüştü. Rekorumuz bugün Guinness Rekorlar Kitabı yetkilileri tarafından Çorum’dan takip edilecek ve kayıtlara geçirilecektir. Milletimizin özellikle, gençlerimizin ve çocuklarımızın kampanyaya ilgisi, bu tarihin ve saatin önümüzdeki yıllarda da ağaç günü olarak değerlendirmesi fikrini ortaya çıkardı.” 

AĞAÇ DEYİP GEÇME 

“Biz de bu fikri destekledik ve 11 Kasım’ın Milli Ağaçlandırma Günü olarak ilan edilmesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararı’nı geçtiğimiz hafta imzaladım. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nün, ülkemize, milletimize, gençliğimize, çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bundan sonra her yıl milletimiz, takvimler 11 Kasım’ı, saatler 11.11’i gösterdiğinde fidan dikmek üzere belirlenen alanlarda olacaktır. Fidan deyip, ağaç deyip geçmemek gerekiyor. Bakınız Dede Korkut ağacı ne güzel anlatıyor: Ağaç ağaç dersem sana arlanma ağaç. Mekke ile Medine’nin kapısı ağaç. Musa Kelim’in asası ağaç. Büyük büyük suların köprüsü ağaç. Kara kara denizlerin gemisi ağaç. Zülfikar’ın kını ile kabzası ağaç.”

HANİ NEREDESİNİZ 

“İşte bugün burada diktiğimiz fidanların her birinin ileride nerede, hangi hayırlı iş için kullanılacağını şimdiden bilemeyiz. Onun için ne kadar ağaç dikersek geleceğe o kadar büyük miras bırakmış oluruz.Ecdadımız ne diyor: Ağaç dalıyla gürler. Biz de 82 milyon hep birlikte ortaya koyacağımız eserlerle ve elbette diktiğimiz fidanlarla oluşturacağımız ormanlarla gürlemeyi sürdüreceğiz. Milletimiz hep olduğu gibi bugün de tarihi yazıyor. İstiklaline ve istikbaline yönelik saldırılara karşı verdiği mücadeleyle tarih yazıyor, terör örgütlerine karşı tarih yazıyor. Ekonomide, sanayide, ihracatta, turizmde, her alanda tarih yazıyor. İşte burada olduğu gibi ağaçlandırma, yeşillendirme, tabiata sahip çıkma konusunda da tarih yazıyor. Geçmişte birileri ağaç bahanesiyle şehirlerimizi talan etmeye kalkmıştı. Haftalarca sokakları ateşe vermişler, esnafımızın malını mülkünü yağmalamışlardı. Biz işte burada ağaçlandırma yapıyoruz. Peki nerede o ağaç diye ortalığı karıştıranlar. Çevrecilik hakkında 17 yıldır bize söylemediklerini bırakmayanlar hani nerede? Çünkü bunların derdi ağaç dikmek değil, Türkiye’yi bir çıra gibi yakmaktı.” 

ONLARIN DERDİ BAŞKA 

“Bu yaz olanları duydunuz değil mi? Bodrum’da, Marmaris’te, İzmir’de, Antalya’da, birçok yerde ormanları nasıl yaktıklarını izledik değil mi? Bu PKK denilen bölücü terör örgütü, onların yan kolları, kendileri bunu açıkladılar biz yaktık diye. Onlar yaktılar biz diktik. Onların derdi çevreyi korumak değil, birileri adına Türkiye’yi kuşatmaktı. Hamdolsun Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle bu tuzakların hepsini de boşa çıkardık. Her meselemizde olduğu gibi ağaçlandırma seferberliğimizde de milletimizle el ele, omuz omuza, gönül gönüle çalışıyoruz. Onlar sakalımızı tıraş ettiler ama bilin ki tıraş edilen sakal daha güç biter. Ama biz onların kollarını kesiyoruz o yerine gelmez.Bizim kültürümüzde toprağı hem ana hem de yar olarak görmek, suyu aziz bilmek, ekmeği öpüp alına götürmek vardır.” 

TAÇLANDIRIYORUZ 

“Toprakta biten güller solsa da gönüllerde biten güllerin daimi olduğunu söyleyen Hz. Mevlana misali, biz de fidanlarımızı hem toprağa hem gönüllere dikiyoruz. Ne mutlu bize ki ecdadımızdan miras aldığımız toprak, ağaç, orman sevgisini bu kampanya ile taçlandırıyoruz. Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak amacıyla büyük yatırımlar yaptık.”

HİZMET BUNLARA AĞIR GELİR 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde şehri kokudan yanına varılmayan bir Haliç’le, çöplerden geçilmeyen sokaklarla, su akmayan musluklarla devraldıklarını belirten Erdoğan, “Göreve geldiğimizde çöp, çukur, çamur ile anılan, tam 39 insanını patlayan çöplükte kaybeden bir İstanbul vardı. Gece gündüz çalışarak yaptığımız dev yatırımlarla İstanbul’u tertemiz ve yaşanabilir bir şehir haline getirdik. Metro hatlarından tünel ve köprülere, spor tesislerinden modern atık işleme tesislerine kadar İstanbul’u hak ettiği konuma taşıdık. Birileri, bir önceki dönemde hazırlıkları tamamlanan ileri biyolojik arıtma tesisi yatırımı için, şu gaflete bakın, ‘temel atmama töreni’ yapıyor. Bunlar temel atma ve açılış töreni gibi işlere zaten 

yabancılar. Ben zaten pek temel atma törenine değil, daha çok açılışlara giderim, bu benim prensibim, o ayrı. Ama bunların yaptığına bakın temel atmama töreni. Onun için tıynetlerine, karakterlerine uygun şekilde temel atmama töreni düzenlemişler. Ülkeye ve millete hizmet bunların bünyesine ağır gelir. Onun için kendilerine yakışanı yapmışlar. Şimdi vatandaş orada koku başlayınca sokaklara döküldü. Aslında bu yaklaşımın adı, İstanbul’u gelecekte yeniden kokuya, pisliğe, perişanlığa mahkum etmektir. İstanbul’un ne olduğunu, nereden geldiğini, nerede durduğunu, gelecekte nereye gittiğini bilmeyen bir zihniyetin, yapılan ve yapılmak istenen işleri anlamasını beklemek beyhudedir” diye konuştu. 

ÇEVREYİ KORUMAK İÇİN 17 YILDA BÜYÜK YATIRIMLAR YAPTIK 

Erdoğan, “Ülkemizin orman alanını ve ağaç servetini çoğaltmak, biyolojik çeşitliliği geliştirmek, çevreyi korumak amacıyla 17 yıldır çok büyük yatırımlar yaptık. 17 yılda toplam 4,5 milyar fidanı toprakla buluşturarak orman varlığımızı 20,8 milyon hektardan, 22,6 milyon hektara çıkardık. Böylece erozyonla kaybettiğimiz toprak miktarını yıllık 500 milyon tondan 154 milyon tona kadar düşürdük. Başlattığımız 5000 Köye 5000 Orman Projesiyle, bugüne kadar ceviz, badem, zeytin, defne, kestane gibi ağaçlar yetiştirmek için 14 milyon fidanı toprağa diktik. Böylece insanlarımızın topraktan elde ettikleri kazancın artmasını da sağladık.” dedi.