İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanan Özlem Akyılmaz'ın ifadesine ulaşıldı.
Soruşturma dosyasında yer alan MASAK raporlarıyla köşeye sıkışan Akyılmaz; hesabına giren kaynağı belirsiz parayı "Malatya'daki depremzedelere burs" bahanesiyle aklamaya çalıştı. Ancak Akyılmaz'ın savunmasındaki akılalmaz çelişkiler ve suç ortaklarının ifadeleri, bu kılıfı anında çürüttü.
İşte ifade tutanaklarında yer alan tarihi çelişkiler ve savunmayı çürüten gerçekler:
"TANIMIYORUM" DEDİĞİ ŞAHISTAN 500 BİN TL GELDİ!
Soruşturmanın kilit itirafçısı olan gazeteci Evrim Ataman, Seferihisar'daki "İyonya Konakları"na iskan verilmesi karşılığında alınan rüşvetin 500.000 TL'lik kısmını, bizzat Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Gökhan Pehlivan'ın talimatıyla Özlem Akyılmaz'ın hesabına gönderdiğini itiraf etmişti.
Akyılmaz ise ifadesinde Evrim Ataman'ı, müteahhit Sönmez Budak'ı ve Gökhan Pehlivan'ı "kesinlikle tanımadığını" iddia etti. Ancak tanımadığı bir şahsın hesabına gönderdiği yarım milyon lirayı sorgulamadan kabul etmesini "Depremzede öğrencilere burs gönderdiğini hatırlıyorum" gibi son derece zayıf ve hayatın olağan akışına aykırı bir bahaneyle savundu.
DEPREMZEDE BURSU DEĞİL, AĞBABA'NIN ŞAHSİ HESABI!
Savunmadaki en büyük kırılma noktalarından biri de paranın izlediği yol oldu. MASAK kayıtlarına göre, sözde "depremzede bursu" olarak Akyılmaz'ın hesabına giren 500.000 TL, sadece 1,5 saat sonra doğrudan CHP Milletvekili Veli Ağbaba'nın şahsi banka hesabına transfer edildi.
Akyılmaz bu skandal transferi, "Veli Bey'in bankacılık işlemlerini ben kendi telefonumdan yaparım. Parayı PTT üzerinden öğrencilere yükledim, limit yetmeyince Veli Ağbaba'nın yüksek limitli kredi kartını kullandım, parayı da bu yüzden onun hesabına aktardım" sözleriyle açıklamaya çalıştı. Hayır paralarının neden resmi bir vakıf veya dernek hesabı yerine vekilin şahsi hesabına aktarıldığı sorusu ise yanıtsız kaldı.
KENDİ PARTİLİSİNDEN YALANLAMA: "BURS DEĞİL, SEÇİM FİNANSMANI!"
Akyılmaz'ın "burs" savunmasını çürüten en büyük darbe ise kendi partisinin belediye başkanının eşinden geldi. MASAK kayıtlarında, tutuklu Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın eşi Nermin Günay'ın da Akyılmaz'a 500.000 TL gönderdiği tespit edildi.
Akyılmaz bu parayı da "Depremzede öğrencilere burs" olarak niteledi. Ancak dosyaya giren Nermin Günay'ın ifadesi Akyılmaz'ı yalanladı. Günay ifadesinde; bu parayı eşi ve oğlunun talebi üzerine "seçim çalışmaları, araç kiralama ve seçim ofisi giderleri" için gönderdiğini itiraf etti. Bu dev çelişki, Akyılmaz'ın tüm "yardım meleği" imajını yerle bir etti.
"ŞİFREMİ VERMEM" DİRENİŞİ
MASAK raporları ve çelişen ifadelerle köşeye sıkışan Akyılmaz'ın, delillerin toplandığı en önemli cihaz olan cep telefonunun şifresini polise vermekten kaçınması dikkat çekti. Akyılmaz, şifreyi vermeme gerekçesi olarak "Veli Ağbaba'nın sosyal medya hesaplarını yönetiyorum ve özel fotoğraflarım var" bahanesine sığındı. Bu durum, telefonda gizlenen başka rüşvet trafiği kayıtlarının olabileceği şüphesini daha da güçlendirdi.
Avukatın "Banka Yoluyla Rüşvet Olmaz" Savunması MASAK Raporuna Çarptı
Akyılmaz'ın avukatı Murat Aydın'ın, dosyada müvekkilinin kamu görevlisi statüsünde olmadığını (oysa TBMM danışmanları kamu görevi ifa eder) savunması ve "Hiç kimse rüşvet olan bir parayı taksitle veya banka havalesiyle vermez" diyerek suçu hafifletmeye çalışması dikkat çekti. Ancak resmi MASAK raporları, para transferlerinin kuruşu kuruşuna gerçekleştiğini ve izlerin bizzat banka kayıtlarıyla sabit olduğunu belgeledi.
Soruşturmanın, Özlem Akyılmaz'ın telefonundan elde edilecek yeni dijital veriler ve çelişkili para transferlerinin ucunun uzandığı siyasi isimler üzerinden daha da derinleşmesi bekleniyor.




