28 Eylül 2021 Salı / 21 Safer 1443

Sanatçı Selçuk Ural: Seçimle gelmiş bir Cumhurbaşkanına ''sen diktatörsün'' diyorsun, bu resmen bir hakarettir

24 TV Arafta Sorular programında Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevaplayan Sanatçı Selçuk Ural, '84 milyonu idare eden, seçimle gelmiş bir Cumhurbaşkanına 'sen diktatörsün' diyorsun, bu resmen bir hakarettir. Sosyal medyanın faydalarının yanında haddini bilmeyenler için çok tehlikeli.' diye konuştu.

13 Eylül 2021 Pazartesi 10:51 - Güncelleme: 13 Eylül 2021 Pazartesi 11:15

24 TV'nin her bölümü ses getiren programı Arafta Sorular'ın bu haftaki konuğu, Sanatçı Selçuk Ural oldu.

Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevaplayan Ural'ın çarpıcı açıklamaları şöyle:

84 milyonu idare eden, seçimle gelmiş bir Cumhurbaşkanına "sen diktatörsün" diyorsun bu resmen bir hakarettir. Sosyal medyanın faydalarının yanında haddini bilmeyenler için çok tehlikeli. Aşı döneminde bile aşı olmayacağım diyorlar, başkasına zarar vermeyi normal sayıyorlar. Bile bile ölüm, birde aşı olanlara hakarete ediyorlar. Diktatör olsaydı aşıyı zorla yaptırırdı. Diktatörlük budur.

"BENİM BULUNDUĞUM CAMİADA KİMSE HAKARET EDEMEZ, CANAVARLAŞIRIM"

Esra Elönü, Sanatçı Selçuk Ural'a, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sevgisini belli ettiği için mahalle baskısıyla karşılaşıp karşılaşmadığını sordu.

Ural şöyle cevap verdi: Ufak tefek bedeller ödediğini söyleyen Selçuk Ural, "Bazen ufak tefek bedeller ödüyorsunuz tabii. Ufak tefek derken o benim tevazuumdandır. Birçok dostum, hakiki dostlarım saygı duyar. Bazen münakaşalar ederiz, bu gayet doğaldır. Ben bu yaşa gelmişim, bir şeye inanmışım, saygı duymak zorundalar. Fanatiklik hakaret etmeyi gerektirmez. Benim bulunduğum camiada kimse hakaret edemez. Bırak hakareti ben kötü söz söyletmem. Biraz canavarlaşırım.

"ALLAH'IN BANA SAĞLIKLA BERABER VERDİĞİ EN BÜYÜK NİMET, İÇKİDEN UZAK DURMAMDIR"

Şöhretin çok güzel tarafları var. İnsanlar seni beğeniyor, genç yaşta bir araba aldım, ev aldım. Birde öbür tarafı var. İnsanların seni kıskandığı, hayatının zorlaştığı bir taraf var. Eskiden bir yanlışın çok zor duyulurdu. Ama şimdi çok hızlı yayılıyor. Allah'ın bana sağlıkla beraber verdiği en büyük nimet, içkiden uzak durmamdır. Ben Allah'ın bana verdiği nimete iyi baktım.

"ANNEMDEN BABAMDAN ALDIĞIM TERBİYE VE GENETİK SAĞLIK EN BÜYÜK SERVETİM"

Şükürler olsun ki annem ve babamdan aldığım terbiye ve genetik sağlık en büyük servet.

Benim yaşanmışlıkla öğrendiğim bir lafım var ya eksi 25 ile doğuyoruz ya artı 25 ile doğuyoruz. Anne ve babada şeker ya da kalp hastalığı varsa eksi 25 ile doğuyorsun. En büyük servet aldığımız sağlık ve onların bana öğrettikleri. Ben terbiyem ile çok sevildim. Babam devlet memuruydu annem de mütevazi bir ev hanımıydı. Bizim evimizde kavga gürültü olmadı. Bugünkü kötü olaylara sebep olan şeyler çocukluktan gelen kötü hikayeler. Bizim mesleğimizde de Türkiye'nin en büyük starları alkol kurbanı oldu. Birçok arkadaşımızı böyle kaybettik. Ben de bu ortamda büyüdüm.

"CUMHURBAŞKANIMIZIN GÜZEL VE YÜCE RUHUNU TANIDIKÇA DAHA İYİ ÖĞRENDİM. ALLAH ONA GÜÇ KUVVET VERSİN"

Cumhurbaşkanımızın güzel ve yüce ruhunu tanıdıkça daha iyi öğrendim. Bu zor dönemlerde Allah ona güç kuvvet versin. Dünyanın en kıymetli coğrafyasındayız. Sağımız solumuz düşman dolu. Allah kendisine güç versin.

Eskiden komşuluk vardı, oyunlar vardı, arkadaşlık, dostluk vardı; şimdi herkesin bir tek arkadaşı var, o da cep telefonu.

Dürüstlükle söyleyeceğim ki eskiden komşuluk vardı, oyunlar vardı, arkadaşlık, dostluk vardı; şimdi herkesin bir tek arkadaşı var, o da cep telefonu. Bir yere gidiyorum mesela 2 saat tek laf etmeden telefona bakıyor insanlar.

Gençken yaptığım hataları yapmamış olsaydım şuan madden ve manen çok farklı bir durumda olabilirdim.

Çok büyük bedeller ödedim maddi ve manevi olarak. Gençken çok hata yaptım. Hata yapıp kendimi rezil etmedim ama yapmasaydım bugün bambaşka olabilirdi. Allah yarına bırakır ama yanına bırakmaz. Cennet ve cehennem bu dünyada. Bunu yaşayarak gördüm.