15 Mayıs 2021 Cumartesi / 3 Sevval 1442
Gece modu

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin: Arşivlerimizi açalım karşılıklı, tarihçiler konuşsun

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Birol Çetin, birçok ülkede Ermeni tezlerinin gerçek olduğu noktasında parlamentoların ikna edilmeye çalışıldığını belirterek, 'Bu çevrelere yıllardır vermek istediğimiz bir mesaj var, gelin bu işi tarihçiler yapsın. Arşivlerimizi açalım karşılıklı, tarihçiler konuşsun. Bu işi siyasete konu yapmayalım.' dedi.

AA20 Nisan 2021 Salı 13:41 - Güncelleme: 20 Nisan 2021 Salı 13:41

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 1915 Olayları'nın tarihsel arka planı, hukuki boyutu ve bugüne yansımalarını ele almak amacıyla "1915 Olayları Uluslararası Konferansı" düzenlendi.

Çevrim içi konferansın açılışında konuşan Çetin, 1915 Olayları'nın yeniden anlatılması ve gerçeklerin ortaya çıkarılmasının çok kıymetli olduğunu belirtti.

Birol Çetin, bugün gerçeklerin çok fazla kıymetinin bulunmadığına, algıların hep ön planda tutulduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Ne kadar haklı olsanız da haklılığınızı sürekli yüksek sesle dile getirmeniz lazım. Bugüne kadar pek çok çalışma yapıldı. Biz elbette haklı olduğumuz bu davayı sürekli savunacağız ve yeni nesillere daha güçlü şekilde anlatacağız. Haklıyız, devam etmemiz de gerekiyor. Bu tezler, 1940'lı, 1950'li yıllarda daha çok gündeme getirildi. Bizim akademimiz, bilim dünyamız, hariciyemiz, diplomatlarımız çok esaslı cevaplar verdiler. Kendilerine söylediğimiz, 'Gelin bunu tarihçiler tartışsın, bilimsel olarak bu konular gündeme gelsin.' şeklindeydi. Maalesef bu sahadan kaçtılar ve teröre sığındılar. Bildiğiniz üzere pek çok diplomatımız şehit oldu. Bu vesileyle şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ruhları şad olsun. Onların mücadelelerini devam ettireceğiz."

"Haksızlığa uğranıldığını söyleyip sonra terörden medet ummanın yaman bir çelişki" olduğunu belirten Çetin, bugün bu sürecin, başka terör gruplarıyla iş birliği şeklinde devam ettiğini dile getirdi.

Çetin, Türkiye'nin sesinin kısılmaya çalışıldığını ancak vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

-"PARLAMENTOLARI İKNA ETMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Türkiye'nin son yıllarda diplomasi alanında büyük mesafeler katettiğini, coğrafi ve stratejik konumu gereği, bilgi birikimi ve büyük bir devlet olmasıyla önemli bir noktada bulunduğunu ifade eden Çetin, şunları kaydetti:

"Afrika açılımından tutun, hariciyemizin, diplomasimizin gücünü çok çok artırması, birçok ülkede temsiliyet kazanmamız, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü, Maarif Vakıf gibi kuruluşlarımızın yurt dışında ülkemizi temsil etmesiyle, uluslararası alanda sesimizin tekrar yükseldiği bir alanda, bu sefer de siyasete sığınmak mecburiyetinde kaldılar ve birçok ülkede Ermeni tezlerinin gerçek olduğu noktasında parlamentoları ikna etmeye çalışıyorlar. Biz bunlarla da mücadele ediyoruz.

Bu çevrelere yıllardır vermek istediğimiz bir mesaj var, 'Gelin bu işi tarihçiler yapsın. Arşivlerimizi açalım karşılıklı, tarihçiler konuşsun. Bu işi siyasete konu yapmayalım.' Bir de bu işin gelecek boyutu var. Ama gelecekte ne olacak, şu anda Ermenistan'ın içinde bulunduğu durumu da biliyoruz. Bunun kendi milletine ve kendi halkına bir faydası yok maalesef. Bu çağrılarımız hep karşılıksız kaldı. Tabii onlar çağrılarımıza icabet etmediler ama biz çalışmalarımızı sürekli devam ettirdik."

Türk Tarih Kurumu envanterinde, Ermeni olayları konusunda yaklaşık 117 kitap bulunduğunu belirten Çetin, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ATASE ve üniversitelerin çalışmalarının da kütüphanelerinde yer aldığını söyledi.

Çetin, arşiv belgelerine dayandığı için çok zahmetli olan bu çalışmalarda görev alan eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Prof. Dr. Hikmet Özdemir'e teşekkür etti.

Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi, Atatürk Araştırma Merkezinin de Ermeni meselesiyle ilgili ciddi çalışmaları olduğunu kaydeden Birol Çetin, YÖK'ten aldığı rakamlara göre, bugüne kadar Ermeni meselesi üzerine 118 doktora tezi, 443 yüksek lisans tez çalışması olduğunu aktardı.

Birol Çetin, tarih konusunda konuşulacaksa, her cümlenin bir referansının olması, bir dipnota, kaynağa dayanması gerektiğinin altını çizerek, bu konuda bugüne kadar ciddi mesailer verildiğini anlattı. Bu konuda emeği geçenlere teşekkür eden Çetin, şöyle konuştu:

"Biz bu meseleyi tarih alanına çekmeye çalıştıkça, bu alandan bir kaçış var siyasete. Elbette siyasi alanda da ne yapmak istediklerini gayet iyi biliyoruz. Arka plandakilerin de kim olduklarını gayet iyi biliyoruz. Bugüne kadar karşımıza doğrudan çıkamadılar. Onları aslında davet ediyoruz, madem siyaset alanında bu işler hallolacaksa, bizim çok kıymetli diplomatlarımız var, çok tecrübeli siyasetçilerimiz var. Bu alanda da mücadele ederiz ama onlardan ricamız kimsenin arkasına sığınmadan gelsinler karşımıza. Çünkü bunun mazlum insanlara zararı dokunuyor, dokundu."

-"ARTIK TARTIŞILMADIK, ARAŞTIRILMADIK DETAY DA KALMADI"

Osmanlı'nın çekildiği coğrafyalardaki olayları tarihin kaydettiğini, olayların milyonlarca insanın canına mal olduğunu belirten Çetin, "Hala oralarda huzur sağlanamadı, o boşluk henüz dolmadı. Kafkaslar'a, Orta Doğu'ya bakın, sürekli problem var. Biz diyoruz ki 'Bunu tarihçiler konuşsun ve gelecekle bağlantılı olarak konuşalım.' Sürekli geçmişe takılıp kalıyoruz. Artık tartışılmadık, araştırılmadık detay da kalmadı, bakacak belge de kalmadı." dedi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve emeği geçen akademisyenlere teşekkürlerini sunan Prof. Dr. Birol Çetin, "Gerçeklerin yanındaysanız, bütün dünya bir araya da gelse her zaman gerçek kazanacaktır." diye konuştu.