26 Mayıs 2022 Perşembe / 25 Sevval 1443

''Ukrayna, Rusya'ya ikram edildi''

Rusya'nın Ukrayna'ya yaptığı askeri müdahaleyi 24'e değerlendiren uzmanlar, Ukrayna'nın Rusya'ya ikram edildiğini, Doğu Akdeniz doğal gaz rezervlerinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya aktarılması çabalarına hız ve yoğunluk kazandırılması gerektiğini ifade etti.

27 Şubat 2022 Pazar 10:00 - Güncelleme:

HKÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı Doç. Dr. Ahmet Keser, Rusya'nın Ukrayna'ya yaptığı askeri müdahaleyi 24'e değerlendirdi. Doç. Dr. Keser, harekatın küresel sistem ve Türkiye üzerindeki etkilerinin neler olabileceğini yorumladı.

"UKRAYNA, ADETA RUSYA'YA İKRAM EDİLMİŞTİR"

Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesinin hem bölgesel hem de küresel sisteme önemli etkileri olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ahmet Keser, "Öncelikle dünya, ABD'nin de kürenin 803 noktasındaki askeri varlığına meşruiyet kazandıracak yeni düşmana 'hoş geldin' demiştir. Böylece çok kutuplu bir dünya sistemi yerine, karşı taraftaki asıl aktörün zaman zaman Rusya ve çoğunlukla da Çin olacağı iki buçuk kutuplu yeni bir sistem oluşmaya başlamıştır. Bu sistemin oluşması ve tahkim edilmesi için Ukrayna adeta Rusya'ya ikram edilmiştir. Uygulamaya sokulan yaptırımlarla mücadele kapsamında, ABD Doları ve Avro yerine kripto paralara geçiş kararı alınarak, bir yandan da küresel finansal sistem test edilmeye başlanmıştır. Çin tarafından da desteklenmesi çok kuvvetli bir ihtimal olan bu trendin devamı ve başarılı olması ise ABD'nin dolar, dil ve askeri varlıkları üzerinden sürdürdüğü küresel hegemonyasının önündeki en büyük mücadele alanlarından birisi olacak gibi durmaktadır. Doların ve Avronun küresel tahtını yitirmesi ihtimali ABD açısından da küresel hegemonyanın zayıflaması, finansal ve ekonomik krizin büyümesi ve yeni nesil sorunlarla baş başa kalmasının önünü açacaktır" dedi.

RUSYA'NIN UKRAYNA MÜDAHALESİNİN TÜRKİYE'YE MUHTEMEL ETKİLERİ

Rusya'nın Ukrayna'ya müdahalesinin tüm dünyaya ve bölgeye olduğu gibi Türkiye'ye de önemli etkilerinin olacağına dikkat çeken Doç. Dr. Keser, "Öncelikle, ister Avrupa ülkeleri olsun ister Türkiye olsun doğalgaz ve enerji kaynakları açısından tek bir aktöre bağımlı olmanın ağır neticeleri olabileceği hipotezi geçerliliğini kanıtlamıştır. Bu anlamda, kaynakların çeşitlendirilmesinin ve başta yenilenebilir enerji olmak üzere yeni kaynaklara yönelmenin önemi bir kez daha ispatlanmıştır. Bu konuda mesafe alabilmek maksadıyla öncelikle Doğu Akdeniz doğal gaz rezervlerinin Türkiye üzerinden Avrupa'ya aktarılması çabalarına hız ve yoğunluk kazandırılmalı, başta Almanya, İtalya ve Fransa olmak üzere kaynağa ihtiyaç duyan ülkelerin de içinde bulundurulacağı konsorsiyumlar vasıtasıyla projelendirilmesi suretiyle, Avrupa'ya gazın hızla bağlanması sağlanmalıdır. Diğer taraftan yenilenebilir enerji kaynakları ve özellikle güneş enerjisinin yaygınlaştırılması için bireysel kullanımı da ergonomik hale getirecek teşvik ve düzenlemeler acilen yapılmalı ve her evin kendi enerji ihtiyacını karşılayabilmesi hedefiyle yeni politika, teşvik ve çift taraflı mahsuplaşmaya imkân veren ücretlendirme sistemine geçilmelidir" diye konuştu.