06 Mart 2021 Cumartesi / 22 Recep 1442
Gece modu

Elveda Diyabet (Şeker Hastalığı)

Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Sakçak, şeker hastalığı konusunda merak edilenleri sizler için anlattı.

26 Eylül 2017 Salı 07:00 - Güncelleme: 26 Eylül 2017 Salı 14:35

Tüm dünyada 360 milyon, Ülkemizde ise 6 milyon Tip 2 Diyabet (Şeker Hastalığı) hastası bulunmaktadır. Bu hastaların % 40’ı aynı zamanda obezite sorunu yaşamaktadır. Yani, Türkiye’de 2 milyon dörtyüzbin hem Obez hem de şeker hastası bulunmaktadır.  Bu rahatsızlıkları taşıyan kişilerde yandaş hastalılar dediğimiz; uyku problemleri, yüksek tansiyon, kalp rahatsızlıkları,  diz ağrıları, kan yağları yüksekliği, karaciğer yağlanması, cinsel ve hormonal problemler, kısırlık, bazı kanser türleri sık görülmektedir. Bu hastaların insülin ve diyabet ilaçlarına mahkûm olmaktan kurtulmaları için ameliyat yöntemleri gittikçe artan oranda etkili ve kalıcı sonuçlar sunmaktadır.


Şeker hastalığının temelde iki tipi vardır. Tip 1 diyabeti olan insanlarda insülin üretimi hemen hemen hiç yoktur. Dışarıdan insülin iğneleri yapılmak zorundadır. Tip 2 şeker hastalığı tüm hastaların yaklaşık% 90 kapsar. Genellikle insülin vardır, ama yeterli değil ya da insüline direnç vardır.

Şeker hastalığı olanların yaklaşık % 70’i bu hastalıktan ameliyat olarak kurtulabilmektedir.  Diğer % 30’luk bir hasta grubu ise bu ameliyata maalesef uygun değildir. Bu nedenle fayda görecek hastayı belirlemek çok önemlidir. Bunun için; hastanın ameliyat uygun olması için şu özellikle taşıması gerekir;

1-Tip 2 şeker hastalığı olması,

2-İnsülin direnci ve pankreastan insülin salgısını gösteren testlerin ameliyata uygun olması,

3-Şeker hastalığına bağlı böbrek yetmezliği, körlük, bacaklarda iyileşmeyen yaraların gelişmemiş olması

4-Beden kitle indeksi (Body mass indeksi=BMI)’nin 35 Kg/m2’nin üzerinde olması,

5-HbA1c’nin 7’nin üzerinde olması,

6-C peptid seviyesinin normal olması,

7-HOMA-IR indeksinin yüksek olması

 

Son yıllarda yapılan çalışmalar ve deneyimler bu kriterlerin esnetilebileceğine dair işaretler vermektedir. Dünyanın saygın dergilerinden birinin Ekim 2015 sayısında yayınlanan bir makalesi bu konuda yeni ufuklar açmaktadır.  Bu makaleye göre; BMI’i 30 Kg/m2’nin altında olan 80 diyabet hastasına sleeve gastrektomi ve gastrik by pass ameliyatları yapılmış. Hastaların 1 yılın sonunda ortalama kilo kayıpları 17,2 Kg olurken, % 48,8’i şeker hastalığından kısmen veya tamamen kurtulmuş, insülin kullanan 21 hastadan 16’sının insülin ihtiyacı kalmamış. Bugüne kadar bilinenler ışığında sadece Obez olan şeker hastalarına yapılan bu ameliyatlar, Obez olmayan ancak yüksek kilolu kişilerde yapılabilecek gibi gözükmektedir. Bu açıdan yeni ufuklar açan bu durum pek çok şeker hastasına umut olacaktır.

Günümüzde en sık uygulanan ve en etkili ameliyatlar Omega Loop Gastrik BY Pass, Roux-en-Y Gastrik by Pass, Biliopankreatik diversion ve Jejunoileal by Pass yöntemleridir. Bu ameliyat yöntemlerinin başarı oranları bir birine yakındır. Cerrahlar bu yöntemlerden en az riskli en iyi sonucu alacağını düşündüğü yöntemi uygulamaktadır

Metabolik cerrahi ameliyatları dediğimiz ve aynı zamanda obezite tedavisinde de uygulanan bu ameliyatlardan Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) ameliyatı % 40-60 oranında, Roux-en-Y Gastrik By Pass % 80 ile 90 oranında, Mini Gastrik BY Pass ise % 92 oranında şeker hastaların da ilaç kullanmayı bıraktıracak kadar kontrol sağlamaktadır. İlacı bırakamayan diğer hastalarda da insülin kullanıyorsa daha düşük doza geçmekte veya ağızdan alınan oral anti diyabetik dediğimiz ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanmaktadır.

Sonuç olarak; tip 2 şeker hastalığı ve obezite günümüzde en sık görülen hastalıklardandır. Her ikisi de genellikle aynı kişilerde birlikte görülmektedir. Bu hastalıklardan kurtulmanın en etkili ve kalıcı yolu ise cerrahi tedavi yöntemleridir. Cerrahi uygulamalardan sonra hem bu hastalıklar gerilemekte, hem de yol açtıkları diğer yandaş hastalıklar iyileşmektedir.