27 Eylül 2021 Pazartesi / 20 Safer 1443

Kovid-19 vaka sayılarındaki artışta kritik hafta

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, Kurban Bayramı'ndaki hareketliliğin Kovid-19 vaka sayılarına yansımasının bu haftadan itibaren görüleceğini vurgulayarak, vakaların artmaması için tedbirlere uyulması ve aşı olunması gerektiğini belirtti.

AA26 Temmuz 2021 Pazartesi 11:08 - Güncelleme: 26 Temmuz 2021 Pazartesi 11:08

Prof. Dr. Balık, son günlerde Kovid-19 vaka sayılarının artmasının ve aşılama hızının düşmesinin nedenlerine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

İngiltere'de düşen vaka sayılarının, kısıtlamaların kaldırılması ve delta varyantı sebebiyle tekrar yükseldiğine dikkati çeken Balık, "İngiltere'deki günlük vaka sayıları delta varyantından dolayı 50 bine çıktı. Eğer kişisel tedbirleri gevşetirsek, rehavet içinde olursak delta varyantı ülkemizde de hızlı şekilde yayılacak ve hakim varyant haline gelecektir." uyarısında bulundu.

Balık, delta varyantının bulaşıcılığının çok daha yüksek olduğunu hatırlatarak, "Avrupa'daki vakaların yüzde 65'i, İngiltere'dekilerin yüzde 90'ından fazlası delta varyantına bağlı. Yurt dışında yeni yapılan bir araştırmada delta varyantının vücutta 1200 kat daha hızlı çoğalabildiği tespit edildi. Zaten bundan dolayı bu varyant çok daha hızlı ve kolay şekilde bulaşıyor." dedi.

Delta varyantından korunmanın ancak iki doz aşılamayla mümkün olduğunu söyleyen Balık, şunları kaydetti:

"Araştırmalara göre iki doz aşı, delta varyantına karşı koruyuculuğunu önemli ölçüde devam ettiriyor. Bu, birçok ülkedeki bilimsel araştırmalarla ortaya koyuldu. Örneğin, ABD'de son iki ay içinde ölenlerin yüzde 99'unun iki doz aşısı olmayanlar arasından olduğu tespit edildi."

- "BİR DOZ AŞININ KORUYUCU ETKİSİ VAR AMA ÇOK AZ"

Prof. Dr. Balık, Türkiye'de bir doz aşı olanların oranının yüzde 63, iki doz aşı yaptıranların oranının da yüzde 36 olduğuna işaret ederek, "Delta varyantına karşı bir doz aşının koruyucu etkisi var ama çok az. Yani bir doz aşı olanlarda delta varyantı hastaneye yatacak kadar hastalığa sebebiyet verebilir. Bu nedenle bir doz aşı olanların bir an önce ikinci dozlarını olmaları gerekiyor." diye konuştu.

- "49 MİLYON KİŞİ DELTA VARYANTINA BAĞLI AĞIR ENFEKSİYON VE ÖLÜM RİSKİNE MARUZ"

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın, 23 milyon kişinin hiç aşı yaptırmadığını, 17 milyon kişinin ikinci doz, 9 milyon kişinin de üçüncü doz aşısını henüz olmadığını açıkladığına dikkati çeken Balık, şöyle devam etti:

"Hiç aşı yaptırmayanlar ile ikinci ve üçüncü dozunu olmayanların sayısını topladığınızda 49 milyon kişi yapıyor. Bu da 49 milyon kişinin delta varyantına bağlı ağır enfeksiyon ve ölüm riskine maruz olduğu anlamına geliyor. Dünyada birçok ülkenin aşıya erişemediğini, birçok ülkenin aşı tedarikinde sıkıntı yaşadığını ve nüfusunun yüzde 1'ini bile aşılayamadığı bir ortamda, ülkemiz yeterli sayıda Kovid-19 aşısını tedarik etmeyi başarmışken, elimizde olmasına rağmen aşıyı elimizin tersiyle itmemeliyiz."

- "GENÇLERİ AŞIYA YÖNLENDİRME KONUSUNDA HIZLICA BİRTAKIM ADIMLAR ATILMALI"

Prof. Dr. İsmail Balık, Türkiye'nin günlük 1 milyon dozun üstünde aşıyı rahatlıkla yapacak kapasitesinin olmasına rağmen son günlerde aşılama hızının düşmesinin nedenlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Son bir haftada, aslında bir iki günde yapabileceğimiz kadar aşı uygulandı. Bunun nedeni, aşı olmaya istekli kişiler sisteme tanımlandıklarında hızlıca aşılarını yaptırdılar. Bu kişiler bitince geriye aşı tereddüdü, aşı ilgisizliği olan özellikle genç jenerasyon kaldı. Bu yüzden de aşılama hızı yavaşladı. Bu yüzden gençleri aşı olmaya yönlendirme konusunda hızlıca birtakım adımlar atılması gerekiyor. Bu noktada ceza uygulanmasa da kafe, konser, maç, sinema, tiyatro gibi kapalı ve kalabalık alanlara iki doz aşı yaptırmayanların alınmaması gibi bir uygulama olabilir."

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde aşıların kısırlık yaptığına ilişkin gerçeği yansıtmayan iddialar ile kırsal kesimdeki vatandaşların aşı yaptırmaya gitmemesi nedeniyle aşılama oranının düşük olduğunu söyleyen Balık, "Bu bölgelerde kanaat önderlerinin sağlık çalışanlarıyla beraber ev ziyaretleri yapmasının aşılamayı hızlandıracağını düşünüyorum." dedi.

- GÜNLÜK VAKA SAYILARINDAKİ ARTIŞ

Balık, son günlerdeki vaka artışlarının, 1 Temmuz'dan itibaren hayata geçirilen normalleşme sürecinde vatandaşların tedbirlere yeterli ölçüde uymamasından kaynaklandığına dikkati çekerek, Kurban Bayramı sürecindeki hareketliliğin etkisinin ise bu haftadan itibaren görüleceğini vurguladı.

Prof. Dr. İsmail Balık şöyle konuştu:

"Kurban Bayramı'ndaki hareketliliğin ve turizm bölgelerindeki kalabalıkların vaka sayılarına yansımasını bu haftadan itibaren daha fazla görmeye başlayacağız. Bu da maalesef vaka sayılarının artmasına neden olacak gibi gözüküyor. Vaka sayılarının daha fazla artmaması için çok hızlı şekilde tedbirlerin alınması gerekiyor. Bu noktada vatandaşlarımızın maske, mesafe ve hijyen tedbirlerine uymaları, asla kalabalık içine girmemeleri, aşılarını hızlıca yaptırmaları gerekiyor. Salgından kurtulmanın, aşı ve tedbirlere uymaktan başka yolu yok. Salgının devam etmesini engellemek için çift doz aşı oranımızı çok hızlı şekilde yüzde 70-80'lere çıkarmamız lazım. Aşı, yoğun bakımları ve ölümleri engelleyen en önemli silahımız. Delta varyantı o kadar kolay bulaşıyor ki çift doz aşısı olmayanlara illa ki bulaşacak."

Vaka sayılarının artmaması için vatandaşların uygulayacağı bireysel tedbirlerin önemini vurgulayan Balık, "Kovid-19'la mücadelede hükümet kısıtlama kararı almasa bile vatandaşların bireysel kısıtlamalarına hemen başlaması gerekiyor. Vatandaşlar bireysel kısıtlamalara katı şekilde uymazsa önümüzdeki günlerde maalesef vaka patlaması yaşanacaktır. Bunun önüne geçmek için tedbirlere uymaktan ve hızlıca aşı olmaktan başka çaremiz yok." uyarısında bulundu.

KORONAVİRÜS BİLİM KURULU ÜYESİ PROF. DR. YİYİT'TEN "SONBAHAR" UYARISI:

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurettin Yiyit, Kovid-19 ile mücadelede aşı, maske ve mesafenin önemine dikkati çekerek, "Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Vatandaş da eğer üzerine düşeni yapmaya hazırsa biz güzel bir sonbahara 'merhaba' diyebiliriz. Ama şu anki veriler sonbahar ayının biraz zor geçeceğini söylüyor. Çünkü vakalarımız hızla yukarıya doğru tırmanmaya başladı." dedi.

Aynı zamanda Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi de olan Yiyit, Kovid-19 salgınında gelinen son durum ile aşılama çalışmalarını AA muhabirine değerlendirdi.

Prof. Dr. Yiyit, salgınla mücadelede vatandaşları yataksız, tedavisiz, ilaçsız, aşısız bırakmama hedefiyle ciddi bir efor sarf edildiğini, bu süreçte birçok hastanenin hizmete alındığını, tedavi şekillerinin devamlı güncellediğini, aşı tedarikinde büyük işler yapıldığını ve hatta aşı üreten ülkelerden biri olma anlamında da ciddi yol alındığını belirtti.

Yiyit, özellikle sağlık tesisleri anlamında iyi bir sınav verildiğini, vatandaşların da 1,5 yılda bu takımın en önemli parçası olduğunu aktardı.

Mutasyonların bazen virüsü olduğu yerden çok daha kötü bir noktaya doğru götürdüğünü anlatan Yiyit, şöyle devam etti:

"Şimdi hayatımıza yeni bir mutasyonla yeni bir stres girdi. Bu şu demek, yine artan sayılar demek. Buna yönelik yeni tedbirler demek. Aslında 1,5 yıllık yol yürüyüşümüzde çok şey öğrendik. Maske ve mesafenin bütün varyantlarda işe yaradığını öğrendik. Bunun ötesinde de tedbirlerin ve uyumun inişte ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Hep birlikte vakaları indirebildiğimizi gördük. Ülke, vatandaş olarak tecrübelendik ve nerede durmamız gerektiğini de artık hepimiz biliyoruz. Şimdi geldiğimiz bu kontrollü normalleşme döneminde de biraz özlediğimiz o hayata dönmenin getirisiyle birlikte, vakalarımız tekrar yukarı doğru yükselmeye başladı. Yeni yol yürüyüşümüzde bir gücümüz var, o da aşı. Aşı ülkemizdeki mevcut, hakim varyant olan Alfa varyantı için ilk başta kurgulandı. Yani iki doz inaktif virüs aşısı ve bir doz mRNA aşısı yeterli gözüküyordu. Ama şu an geldiğimiz noktada hakim virüs Delta varyantı olmak üzere ve etrafımızdaki ülkelerde de hızlı bir şekilde hakim virüs oldu. Görünen o ki bizde de sonbahara kadar hakim virüs olacak gibi gözüküyor. Biz de hazırlığımızı ona göre yapacağız. Bir defa vatandaş olarak virüsün bulaşmasına müsaade ettiğimiz sürece o hayatımızdaki korkutucu yeri hep sabit kalacak. Bunu engellemek adına maske ve mesafe bizim olmazsa olmazımız. Diğer konu da eğer bu işten kalıcı kurtulmak istiyorsak artık elimizdeki en etkili yöntem toplumsal bağışıklık. Hepimiz aynı anda kovidi atlatamayacağımıza göre bunu suni bir yolla yapmak zorundayız. Onun yolu da aşı."

Yeni varyantın bir öncekinden biraz farklı olduğunu, daha hızlı bulaştığını aktaran Yiyit, "Unutmayalım bu aşılar bizi yüzde 90'lar gibi bir oranda koruyor ve yine maske ve mesafe yanımızda durmak zorunda. 'Aşı olduk bu iş bitti.' diyemiyoruz. Ne zaman bu iş bitti diyeceğiz? Toplumsal olarak hepimizi kurtaracak kadar çok kişi aşı olduğunda. Yani yüzde 70-80'lerin üzerinde hepimiz aşımızı olup o günleri gördüğümüzde belki 'Mesafeye artık ihtiyaç yok.' diyebiliriz ama şu an bunu diyemiyoruz. O yüzden de aşı olanların da kendi koruması lazım." ifadelerini kullandı.

- "24 SAAT AŞI ODALARINDA BEKLEMEYE HAZIR BİR DURUMDAYIZ"

Aşı olmayanları da kendileri ve ülkelerinin geleceği için aşı olmaya davet eden Yiyit, "Kendilerini koruyacaklar ama bir ülkenin de geleceğini ve belki de sevdikleri birçok kişinin canını kurtaracaklar. Bunu böyle düşünmek lazım ve her yoğun bakıma giren, her hastaneye yatan kişinin üzerinde bireysel olarak her birimizin de vebali olduğunu unutmamak lazım. Bu şekilde vatandaşımız bu takımın en önemli parçası olarak üstüne düşen görevi yaparsa, biz sağlıkçılar zaten dünden hazırız." diye konuştu.

Prof. Dr. Yiyit, sağlıkçıların vakitlerini sayılar arttığında pandemi hastanelerinde, düştüğünde ise aşı odalarında geçirdiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Vakaların çıkışı da inişi de maksimum çalışma ve efor kapasitesini sergileme zamanımız. Biz bundan erinmiyoruz yeter ki insanlar aşı olsun, biz bu dönemlerde 24 saat aşı odalarında beklemeye hazır bir durumdayız. Çünkü biliyoruz ki bu dönemki yorgunluğumuz, bundan sonra toplum olarak dingin ve rahat geçireceğimiz yılların, ayların hazırlayıcısı olacak. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Vatandaş da eğer üzerine düşeni yapmaya hazırsa biz güzel bir sonbahara 'merhaba' diyebiliriz. Ama şu anki veriler sonbahar ayının biraz zor geçeceğini söylüyor. Çünkü vakalarımız hızla yukarıya doğru tırmanmaya başladı. Vakalar artar, bunun hastaneye yansımaları öyle hemen olmaz. Yaklaşık bir 7-10 gün sonra hastane başvurularımız artmaya başlar. Sonra servis, yatış sayılarımız, arkasından yoğun bakım rakamlarımız, en son da ölüm rakamlarımız büyümeye başlar. Lütfen bu zincirleme giden ve sonu kötü biten yol gidişatını vatandaşımız baştan kessin. Yani bu vakaların artmasına izin vermesin, zincirin en önemli halkası olan en başını en başta kopartalım ki devamı gelmesin."

- "HAFTALIK BAZDA VAKA ARTIŞ HIZIMIZ ÇOK HIZLI ARTMAYA BAŞLADI"

Hastanelerinde ayaktan başvurularda son birkaç gündür artış trendi başladığını aktaran Yiyit, aşılama oranı düşük olan illerde artışın daha hızlı olduğunu ve vakaların büyük bir kısmının Delta varyantı kökenli olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Yiyit, "Haftalık bazda vaka artış hızımız çok hızlı artmaya başladı. Diyoruz ya 'Delta varyantı tehlikesine hazır olalım.' işte bunu anlatmaya çalışıyoruz. Çünkü bu varyant biraz hızlı bulaşıyor. Hızlı bulaşması vesilesiyle de pozitif vaka sayımız hızla artıyor. Bunu aslında çok canlı ülkemiz yaşadı. Bir haftada vakalarımızın nereden nereye geldiğini gördük. Bu demek ki ilerleyen haftalarda çok daha temkinli ve hazırlıklı olmamız gerekiyor. Ki şunu unutmayalım henüz bayram yoğunluğumuzun rakamsal yansımasını görmedik. Önümüzdeki hafta onu görmeye başlayacağız. Bunu yaşamamak adına şu an aslında hepimizin yapabileceği bir şey var. Bir defa bu rakamları durdurma adına virüsün bulaşmasını engelleyecek tedbirlerimizi alacağız. Ama her şeyden daha önemlisi de mutlaka aşılarımızı tam olacağız." değerlendirmesini yaptı.

Aşılama noktasında gelecek bir ayın çok önemli olduğuna işaret eden Yiyit, "Son dalgayı kimse unutmasın. Son dalgaya aşılı bir 65 yaş üstüyle ve sağlık çalışanlarıyla girdik. Hastanelerde yatanların gençler olduğunu unutmayalım. Aşının ne kadar etkili olduğunu geçen dalgada test ettik. Dünyadaki örnekleri de ortada. Biz de bu tedbiri üzerimize zırh olarak alalım ve bundan sonra da güvenli yol yürüyelim." diyerek, sözlerini tamamladı.