17 Mayıs 2021 Pazartesi / 5 Sevval 1442
Gece modu

''Oruç tutmanın kalbi koruyucu etkisi var''

Uzmanı, 'Oruç tutmanın kalbi koruyucu bir etkisi var. Ramazan ayında kalp hastalıklarının azaldığını, mevcut hastalıkların da daha fazla ilerlemeden gerilediğine şahit oluyoruz.' diye konuştu.

DHA27 Nisan 2021 Salı 10:17 - Güncelleme: 27 Nisan 2021 Salı 10:17

Liv Hospital Ankara Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İyisoy, oruç tutmanın kardiyoprotektif (kalp koruyucu) etkisi olduğunu söyledi. Oruç tutan kişilerin yaklaşık 16 saat aç kaldığını belirten İyisoy, "Bu aç kalma süresi süre uzadıkça kandaki şeker düzeyi azalacak, kandaki şeker düzeyi de azalınca da bu sefer yağ hücrelerinden yağ asitleri salınacak. Onlar da ketona (organik fonksiyonel grup) dönecek. Bütün ketonlar da beyin dâhil olmak üzere tüm organlar tarafından alınacak ve beslenme oradan sağlanacak. Bu durumda uzun zaman içinde kilo kaybı olacak. Lipid parametrelerinde belirgin bir düzelme olacak. Önce kötü kolesterol dediğimiz LDL ve trigliserid seviyeleri azalırken, iyi kolesterol dediğimiz HDL ve adiponektin seviyeleri de artacaktır. Yağ asidi parçalanmasının düzenlenmesinde rol alan bir protein hormonu olan adiponektin, özellikle damar sertliğini azaltıcı etkisinin yanında, kan basıncını düzenleme ve insülin direncini azaltıcı (anti-diyabetik) yönde fayda sağlayan bir maddedir" diye konuştu.

'KALP SAĞLIĞIMIZI KORUMA YÖNÜNDE FAYDA SAĞLIYOR'

Prof. Dr. İyisoy, uzun süre aç kalmanın ilave faydaları ile ilgili de "Vücutta ateroskleroza yol açan inflamasyon maddelerini (homosistein ve CRP) azaltıyor. O da uzun vadede kalp sağlığımızı koruma yönünde fayda sağlıyor. Oruç tutmanın ciddi anlamda kalbi koruyucu bir etkisi var. Ramazan ayında kalp hastalıklarının azaldığını, mevcut hastalıkların da daha fazla ilerlemeden gerilediğine şahit oluyoruz. Bu arada oruç tutmak ile insanlar sadece aç kalmıyor, manevi bir huzur buluyorlar. O da olabilecek kalp krizlerini azaltma yönünde büyük bir avantaj sağlıyor" dedi.

'KESİN ORUÇ TUTMAMASI GEREKEN HASTALAR VAR'

Prof. Dr. İyisoy, herhangi bir şikayeti yoksa bir veya iki ilaçla rahatsızlıkları kontrol altına alınabiliyorsa bu tip kalp hastalarının oruç tutabileceğini söyledi. İyisoy, şunları kaydetti:

"Örneğin, stent (kan damarlarındaki ve çeşitli kanallardaki akışı sağlamak için gerekli bölgelere yerleştirilen metal kafes) takılmış bir hasta sıkıntısı yoksa, ilaçlarını da iftar ve sahur gibi bir zamanda alabiliyorsa, orucunu çok rahat tutabilir. Bunun dışında kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve hipertansiyon hastaları herhangi bir şikâyetleri yoksa ilaçlarını yine iftar ve sahur vakitlerinde alabiliyorsa çok rahat oruç tutabilir. Öte yandan kesin tutmaması gereken hastalar da var. Göğüs ağrısı olup özellikle son 6 ay içinde kalp krizi geçirmiş ya da 1 yıl içinde stent takılmış hastaların kesinlikle oruç tutmaması gerekir. Diğer bir hasta grubu da kalp yetmezliği hastaları. Belirgin nefes darlıkları varsa, özellikle yoğun bir şekilde idrar söktürücü ile birlikte birçok ilaç alıyorlarsa oruç tutmamaları lazım. Bir diğer grup ise, ilaçlara rağmen tansiyonu yeteri kadar kontrol altına alınamamış hastalar. Bu kişilerin de oruç tutmasını çok tavsiye etmiyoruz. Özellikle son 1 ay içinde ciddi hayatı tetikleyici aritmiler yaşayanlara da oruç tutmamalarını tavsiye ediyoruz."

Kalp hastalarının ramazan ayında suyu ve tuzu çok dikkatli kullanması gerektiğini belirten Prof. Dr. İyisoy, "Kalp hastaları ramazan ayında oruç tutuyorsa mutlaka en az 1,5 litre su içmek zorundalar. Özellikle lifli besinler, sebze ve proteinden zengin gıdalar olmak üzere sağlıklı bir beslenme yapabilirler. Fazla yağlı, karbonhidratlı gıdaları özellikle önermiyoruz. Çünkü bu tarz gıdalar hem kan şekerinin düşmesine (hipoglisemi) hem de kalbin beslenmesinin bozulmasına, hatta kalp krizini tetikleyen bir sürece sebep olabilir" dedi.