21 Mayıs 2026 Perşembe / 5 ZilHicce 1447

Sağlıklı yaşam için spor yapın

Havaların ısınmasıyla birlikte bir çok insan sağlıklı yaşamak ya da kilo vermek için spor yapmaya başladı. Kimileri spor salonlarını tercih ediyor, kimileri de yerel yönetimlerin sağladığı imkanlardan yararlanarak egzersiz yapıyor.

17 Nisan 2013 Çarşamba 07:00 - Güncelleme:
Sağlıklı yaşam için spor yapın
Dünya nüfusunun önemli bir bölümü, yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşan hastalıklarla mücadele ederken Anadolu Ajansı da sağlıksız beslenmenin sonucu ortaya çıkan obeziteye karşı, Sağlık Bakanlığı'nın desteğinde bir kampanya başlattı.

Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülgün Ersoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayat boyu sağlıklı bir yaşam için önerilen vücut ağırlığında bulunulması gerektiğini belirterek, "Kış mevsiminde, bir kaç kilo almak doğaldır. Yaz mevsimine girerken, 1-2 kilonun verilmesi çok sıkıntı olmaz. Önemli olan, vücut ağırlığı kontrolünü yaşam boyu sağlayabilmektir" dedi.

-"Günde 10 bin adım atın"-

Ersoy, sağlıklı beslenme ve egzersizin, sadece yaza girerken değil, ömür boyu sağlıklı kaliteli bir yaşam için mutlaka rutin hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Ersoy, şöyle konuştu:

"Egzersizi ve sağlıklı beslenmeyi sadece yaza girerken değil, hayat boyu sağlıklı kaliteli bir yaşam için düşünmeliyiz. Zaten sorun böylelikle çözülür, insanlar kilo problemi nedeniyle sağlık problemi yaşamaktan kurtulur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), günde en az 30 dakika orta düzey bir fiziksel aktivite yapılmasını öneriyor. Zayıflamaya yönelik aerobik karakterli hareketler, güç ve kuvveti artıran hareketler ve esneme hareketleri olmak üzere yapılması gereken bir kaç çeşit aktivite var. 'Günde 10 bin adım atın' gibi bir öneri de getirilebilir."

Yağların yakılması için aerobik karakterli olan yürümek, koşmak ve bisiklet gibi dayanıklılık aktivitelerinin önerildiğini söyleyen Ersoy, "Günlük toplam kaloriyi yani enerjiyi azaltmak anlamında ekmek, tahıl ve meyve grubu ile görünür yağ ve şeker içeren yiyecekler diyette azaltılabilir" diyerek, şunları kaydetti:

"İnsanlar, sağlıklı, kaliteli bir yaşam için vücut ağırlığını önerilen sınırlarda tutmalı. Bunun sağlanması için de sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizi yaşamın bir parçası haline getirmeli. Kişinin kilo problemi varsa, bunu ancak egzersiz ve yeme alışkanlıklarını değiştirerek çözebilir. Bunun için diyetin toplam kalorisinin düşürülmesi yani yağ, şeker, ekmek ve tahıl grubunun azaltılması gerekiyor. Bu süreçte, acıkmayı önleyecek kepekli tahıl ürünlerinin, kuru baklagillerin tüketilmesi de önerilebilir."

-Sıkılaşmak isteyen, fitness yapsın-

Ankyra Spor ve Yaşam Kulübü Müdürü İlker Koyuncuoğlu da ekibiyle birlikte yaklaşan yaz aylarında insanları daha fit duruma getirmek için çalıştıklarını söyledi.

Koyuncuoğlu, zayıflamak isteyenlere spor merkezlerinde birbirinden farklı çözümler sunduklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Baharın gelişiyle birlikte yaz gelmeden kilo vermek isteyenlere, kardiyovasküler antrenman yapmalarını öneriyoruz. Kardiyovasküler antrenman, 15 dakika ve üzerindeki sürekli antrenmanlara verdiğimiz genel bir isim. Antrenmanlar kapsamında koşu bandı egzersizleri, hızlı ya da değişen tempolarda yürüyüşler, bisiklet ve kürek egzersizleri gibi makinelerle yapabileceğimiz kardiyovasküler antrenmanların yanında ağırlıklı grup egzersizleri de tavsiye ediyoruz."

Kilo vermenin dışında daha sıkı ve fit bir görünüme kavuşmak isteyenler için de farklı alternatifler olduğunu söyleyen Koyuncuoğlu, şunları kaydetti:

"Tek amacımız insanların kilo vermesini sağlamak değil. Sıkılaşmak, vücudunu daha fit hale getirmek isteyenlere de, çeşitli önerilerde bulunuyoruz. Bu önerilerin başında da fitness ve grup egzersizleri geliyor. Alternatifler artık çok geniş. Fitness, teknoloji ve tıp ile doğru orantılı ilerleyen bir branş. Herkese, spor yapmalarını tavsiye ediyorum."

-"Hareket etmezseniz, çorabınızı giyemezsiniz"-

Vamos Spor Kompleksi Müdürü Serkan İnciler de insanların parmak izlerinin birbirinden farklı olması gibi fiziksel yapılarının da aynı olmadığını ifade ederek, "Kilo vermek isteyen herkese, kişiye özel program çıkarıyoruz. Bayanlar genelde kilo vermek, vücuttaki yağ oranını düşürmek ve sıkılaşmak, erkeler ise kas kütlesini artırmak istiyor" dedi.

Kadınların genelde sporu, yaz öncesi yapılan sezonluk bir aktivite olarak gördüklerine dikkati çene İnciler, şöyle konuştu:

"Bayanlar bize geldiği zaman genelde basen ve karın bölgelerinde problem olduğunu söylüyor ve sporu sezonluk bir aktivite olarak düşünüyorlar. Yaza 3 ay kala, herkesin aklına bir anda spor yapmak geliyor. Yaz yaklaşırken kilo vermek isteyen bayanlara çağrım: Dikkatli beslenmeliyiz, düzenli hareket etmeliyiz ve günde 8 saat uyumalıyız. Erkekler ise kilo vermenin haricinde genelde kas kütlelerinin artırmak istiyor. Kasın yapı taşı proteindir dolayısıyla karbonhidrattan uzak durarak et, süt, yumurta gibi protein ağırlıklı beslenmek gerekir. Fakat beyler de bayanlar da düzensiz besleniyorlar. İnsanların çoğu öğün atlayarak, aç kalarak zayıflayacağını sanıyor. Bu çok büyük bir yanlış. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu bu. Türkiye'ye sesleniyorum: Hayatınıza sporu enjekte edin ama sadece yaz yaklaşınca değil, 12 ay boyunca spor yapın. Ekonomik şartlar nedeniyle herkes spor salonuna gidemeyebilir. Fakat evde ve yerel yönetimlerin sağladığı hizmetlerle dışarda yapabileceğimiz egzersizler var."

İnciler, teknolojiyle birlikte insanların daha az hareket ettiğini ve modern yaşamın getirdiği konforun insanlara kilo olarak döndüğünü vurgulayarak şunları söyledi:

"Bir yaş itibarıyla yürümeye başlıyoruz ama teknolojinin de katkısıyla zaman içinde hareket azalıyor, beslenme yanlışlıkları başlıyor. Bir çok insanın arabası var, yürümüyor. Ofis ortamında çalışıyor, asansör kullanıp merdiven çıkmıyor. Televizyon bile kumandalı yani hareket etmiyoruz, tembelliğe alışıyoruz. Hareket edersek kalori harcarız, nabzımız yükselir ve vücut belli bir süreden sonra yağ yakmaya başlar. Evde, ofiste hareket etmezseniz ömrünüzü kısaltırsınız ve daha kaliteli yaşamaktansa gelecekte çorabınızı, ayakkabınızı giyemeyecek hale gelirsiniz. Ondan sonra 35-45 yaş aralığında kiloya bağlı olarak kalp krizi, şeker, tansiyon gibi hastalıklar baş gösteriyor. Ülkemizde oldukça zeki beyinler var, fiziksel olarak da buna uyum sağlayacak beden yapıları olmasını diliyorum. Tüm Türkiye'yi harekete davet ediyorum, herkese sporlu günler diliyorum."

-Kadınlar da ağırlık çalışmalı-

Sports International Müdürü Serhat Çamkerten ise spor yaparak forma girmenin, hem daha hızlı, sağlıklı, kalıcı hem de daha estetik olacağını ifade etti. Çamkerten, baharın gelişiyle, yaza formda girme hazırlıkları yapanlara şu önerilerde bulundu:

"En az hafta 3 gün, düzenli olarak spor yapılmasını tavsiye ediyorum. Haftada 3 gün kas kütlesini artırmaya yönelik direnç egzersizleriyle beraber kardiyo egzersizleri öneriyorum. Mümkünse daha kısa sürelerle, haftada 5 gün spor yapmak çok daha faydalı olacaktır. 60 dakikadan daha uzun süre spor yapılmasını tavsiye etmiyorum. Gün aşırı olacak şekilde haftada 3 gün ağırlık, kardiyo egzersizi, kalan 2 günde ise sadece 60 dakika kardiyo egzersizi yapmaları kilo vermek isteyenlere çok faydalı olacaktır. Kardiyo egzersizlerini, grup halinde yapmanın performansı yüzde 40 oranında artırdığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır."

Sadece daha çok hareket ederek kilo verilemeyeceğine dikkati çeken Çamkerten, beslenme konusunda da diyetisyen yardımı alınması gerektiğini söyledi. Çamkereten, "Zayıflamak isteyenlere, karbonhidratı azaltarak protein, sebze ağırlıklı beslenmelerini ve şekeri tamamen hayatlarından çıkarmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü, şeker vücudumuzda çok işe yaramıyor. 3 saatte bir, aç kalmadan beslenmek gerekiyor. Sabah kahvaltısı çok önemli. Tüm bunlara uyarak yaza formda, sıkı ve sağlıklı bir vücutla girebiliriz" diye konuştu.

Hızlı bir şekilde kilo verebilmek için saatte bir kez, 1 dakika metabolizmayı hızlandıracak egzersizler yapılması gerektiğinin altını çizen Çamkerten, şunları kaydetti:

"Hızlı bir şekilde forma girmenin formülü, en başta günlük hayatımızda 1 saatten fazla oturmamaktır. Saatte bir kez, sadece 1 dakika nabzını hızlandıracak şekilde yapacağınız hareketler, metabolizmayı hızlandıracak ve forma girmenize yardımcı olacaktır. Gün içinde yapacağınız 60 dakikalık spor yetmez, günlük hayatınızı da hareketlendirmeniz lazım. Saatte bir kez, sadece 1 dakika hareket ederek yaza formda girme hazırlıklarını hızlandırabilirsiniz. Eğer bir spor salonuna üyeyseniz, uyanır uyanmaz 20 dakika kardiyo, öğleden sonra 30 dakika ağırlık çalışması ve akşam interval dediğimiz aralıklı yüklenme şeklinde yapacağınız 30 dakikalık bir kardiyo egzersizini haftada 4 güne yayacak şekilde uygularsanız forma girmek için hızlı bir adım atmış olursunuz. Bunun yanında protein ve sebze ağırlık beslendiğiniz sürece hızlı bir şekilde kilo vermeye başlarsınız."

Çamkerten, forma girmek için bayanların da ağırlık çalışmasını özellikle tavsiye ettiğini belirterek, "Kilo verme sürecinde, vücuttaki kas miktarı metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi kolaylaştıracaktır. Yani vücuttaki kas oturdukları yerde de yağ yakmasını sağlayacağı için kadınlar da direnç egzersizleri yapmalı. Tabi bayanların ağırlık çalışmaları, erkekler kadar uzun süreli olmamalı" dedi.

Havaların ısınmasıyla birlikte bir çok insan sağlıklı yaşamak ya da kilo vermek için spor yapmaya başladı. Kimileri spor salonlarını tercih ediyor, kimileri de yerel yönetimlerin sağladığı imkanlardan yararlanarak egzersiz yapıyor.

Dünya nüfusunun önemli bir bölümü, yetersiz ve dengesiz beslenme sonucu oluşan hastalıklarla mücadele ederken Anadolu Ajansı da sağlıksız beslenmenin sonucu ortaya çıkan obeziteye karşı, Sağlık Bakanlığı'nın desteğinde bir kampanya başlattı.

AA muhabirine konuşan Vücut Geliştirme Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Başkanı Niyazi Kurt, insanların spor salonlarına sağlıklı olmak, kilo vermek ya da bir takım sağlık sorunlarından oluşan problemlerini gidermek için gittiklerini söyledi.

Kurt, "Türkiye'de profesyonel ve yarışmacı boyutta spor yapan kitle, Türkiye genelinde spor salonu ve fitness salonlarına giden kitlenin yüzde 2'sini oluşturuyor" dedi.

-Salon seçerken, dikkat edilecekler-

Spor yapacaklara uyarılarda bulunan Kurt, şunları kaydetti:

"İnsanlar şunu unutmasın, spor yaptıkları salonlar gelişi güzel salonlar olmamalı. Federasyonumuzdan belgelerini tamamlamış, en az 2. kademe antrenörlerin bulunduğu spor merkezlerini tercih ederlerse, çalışmalarına ayırdıkları zamanda daha verimli sonuçlar elde ederler. Çünkü, bilinçsiz sadece ticaret maksadıyla, biraz spor yapmış bir sürü insan, mahalle aralarında kenarda köşede işletme açıyor. Sonucunda da bu spor salonlarında antrenman programını hazırlayan kişiler, konuya hakim olamadıklarından çoğu zaman istenilen sonuçlar elde edilemiyor. Biz antrenörlerimize, beslenmeden antrenman çalışmalarına planlamasına kadar tüm detayları öğretiyoruz. Gerekwn kriterlere sahip bir salona gidildiğinde ve doğru antrenörle çalışıl elde edilen sonuçlar her zaman daha hızlı ve kaliteli oluyor. Aynı zamanda gelen insan da bilinçleniyor. Yani kişi spor yapmayı bıraksa, salona devam etmese bile en azından nasıl beslenmesi gerektiğini, nelere dikkat etmesi gerektiğini, haftada 3-5 kez yürümesi gerektiğini öğreniyor ama yeterli düzeyde ve sayıda antrenörü olmayan bir salonda insanların bunları öğrenmesi ve uygulaması mümkün olmuyor."

-"Öğle tatilinde koşup, işe gidiyorum"-

Salonlara gidemeyen ya da açık havada spor yapmak isteyenler insanlar da yerel yönetimlerin sağladığı imkanlardan yararlanıyor. Sabah erken saatlerde koşanların yanında, öğle paydosunu spor yaparak geçiren ya da iş çıkışında belediyelerin sağladığı tesislerde egzersiz yapan kişiler de var. Kimi zayıflamak için, kimi kondisyon için, kimi de sadece mutlu olmak için spor yapıyor.

Anıttepe Spor Tesisleri Koşu Parkuru'nda egzersiz yapan 35 yaşındaki Serpil Özgür, sağlıklı yaşam ve daha mutlu bir hayat için spor yaptığını söyledi. Spor yaptığı zaman, günün daha çabuk geçtiğini belirten Özgür, "İş yerimin anlaşmalı olduğu bir spor merkezi var. Ancak ben her gün buraya gelmeyi tercih ediyorum. 45 dakika boyunca yaz, kış yağmur çamur demeden koşuyorum. Koştuğumda yorulmuyorum, kendimi daha mutlu ve hareketli hissediyorum. Tavsiyem, herkes yürüsün" diye konuştu.

Turgay Aslan da her gün düzenli olarak spor yaptığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Her gün bu parkurda 25 tur koşuyorum. 10 kilometre koşunca, günüm çok güzel geçiyor. Sadece kilo vermek için spor yapmıyorum. 45 yaşındayım ama spor yaptıktan sonra yükselen metabolizma hızımla birlikte çok daha enerjik oluyorum. Endorfin hormonu salgılanıyor, daha mutlu ve genç hissediyorum. Sporu bir yaşam biçimi haline getirirseniz ne siz onu bırakabilirsiniz, ne de o sizi" .

Öğle paydosunda, spor yapmak için Anıttepe Spor Tesisleri Koşu Parkuru'na gelen 47 yaşındaki Elif Güner, şöyle konuştu:

"Her gün öğle tatilinde bu parkura geliyorum, spor yaptıktan sonra üzerimi değiştirip işe gidiyorum. Öğle tatilimi burada geçiriyorum. Diyetisyen ya da antrenör tavsiyesiyle değil daha sağlıklı olmak ve formda kalmak için koşuyorum. Günde 45 dakika yürüyorum, 15 dakika da egzersiz aletlerinde çalışıyorum. Spordan sonra kendimi daha mutlu ve enerjik hissediyorum."

-"Spordan sonra hımbıl hissetmiyorum"-

Alican Çolak da daha formda ve zinde olmak için spor yaptığını dile getirdi. 17 yaşındaki Çolak, "Kondisyonumu artırmak için her gün yaklaşık yarım saat yavaş tempoda koşuyorum. Daha sonrada bir kaç fizik hareketi çalışıyorum. Spor yapınca dinç kalıyorum, günüm daha güzel geçiyor. Spor yaptığım için mutlu oluyorum" dedi.

Anıttepe Spor Tesisleri Koşu Parkuru'na zayıflamak için geldiğini anlatan 18 yaşındaki Aybüke Kanık da, "Zayıflamak için geliyorum buraya. Yaz geliyor, hedefim, 8 kilo vermek. Her gün yaklaşık 1 saat spor yapıyorum. 8-10 tur koşuyorum, 15-20 dakika da aletli cimnastik yapıyorum. Günün sonunda kendimi daha zinde hissediyorum. Spordan sonra hımbıl hissetmiyorum" şeklinde konuştu.

15 kilo vermeyi hedeflediğini söyleyen 22 yaşındaki Eda Bedir ise, "Herhangi bir doktor tavsiyesi ya da antrenör programıyla koşu parkuruna gelmiyorum. Koşmuyorum sadece hafif ritmli yürüyüş yapıyorum. Toplamda 15 kilo vermeyi hedefliyorum. Spor yapıp, buradan çıktığımda motive olmuş, daha güzel bir gün geçirmiş oluyorum" dedi.