25 Kasım 2020 Çarşamba / 9 RebiülAhir 1442
Gece modu

Sinsi ilerleyen hepatit C'ye dikkat: Virüsü taşıdığından habersiz çok sayıda kişi var

Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği (TKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ramazan İdilman, hepatit C konusundan uyarılarda bulundu. Prof. Dr. İdilman, genellikle belirtisiz ilerleyen bir hastalık olduğu için teşhis konulmasının zorlaşabildiğini, Türkiye'de 'kayıp hasta' yani hepatit C virüsünü taşıdığından habersiz olan pek çok kişinin bulunduğunu ifade etti.

AA28 Temmuz 2020 Salı 14:19 - Güncelleme: 28 Temmuz 2020 Salı 14:20

Dernekten yapılan açıklamada, viral hepatitlere dikkati çekmek ve farkındalığı artırmak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Hepatit Birliği tarafından 28 Temmuz'un Dünya Hepatit Günü olarak kabul edildiği kaydedildi.

Kan yoluyla bulaşan hepatit C virüsünün (HCV) tedavi edilmezse siroza, karaciğer kanserine yol açabildiği ve ölümcül olabildiği belirtilen açıklamada, dünyada 71 milyon kişide kronik hepatit C hastalığının olduğu öngörüldüğü, Türkiye'de ise yaklaşık 250 bin ila 550 bin erişkin kişinin HCV ile enfekte olduğu ve bunların büyük çoğunluğunun durumun farkında olmadığının düşünüldüğü aktarıldı.

Kronik hepatit C virüsü enfeksiyonunun, genellikle kişilerin kan bağışı esnasında test edilinceye veya rutin bir tıbbi muayene sırasında bulunan anormal bir kan testi sonucu çıkıncaya kadar fark edilmediğine işaret edilen açıklamada, karaciğeri etkileyen bir enfeksiyon türü olan hepatit C ile yaşayanların yaklaşık yüzde 80'inde hiçbir belirti ortaya çıkmadığı için "sinsi bir hastalık" olarak kabul edildiği vurgulandı.

- "Risk grubundakilerin kan testi yaptırmaları son derece önemli"

Açıklamada görüşlerine yer verilen TKAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ramazan İdilman, hepatit C enfeksiyonuna karşı risk grubundaki kişilerin teşhisi için kan tahlili yaptırmanın önemine dikkati çekti.

İdilman, "Hepatit C, genellikle belirtisiz ilerleyen bir hastalık olduğu için teşhis koyulması zorlaşabiliyor. Maalesef ülkemizde hala 'kayıp hasta' yani hepatit C virüsünü taşıdığından habersiz olan pek çok kişi bulunuyor. Semptom olarak en sık rastlanan halsizlik ve yorgunluk ise sadece karaciğer hastalığına özgü şikayetler olmadığı için hastanın hekime başvurması gecikiyor. Oysa erken teşhis ile tedavi edilirse hepatit C'ye bağlı hastalığın ilerlemesini durdurarak hastaların hayatını kurtarabiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığıyla hazırlanan Türkiye Viral Hepatit Önleme ve Kontrol Programı ile halk sağlığı açısından önemli bir adım atıldığını vurgulayan İdilman, şunları kaydetti:

"Bu ulusal program kapsamında sağlık çalışanları, 1996 yılı öncesinde kan ve kan ürünleri alanlar, sık kan ve kan ürünleri transfüzyonu olanlar, damar içi madde kullananlar, mahkumlar ve göçmenler HCV açısından yüksek riskli gruplar olarak tanımlanıyor. Özellikle HCV, damar içi madde kullanan kişiler arasında hızla yayılmaktadır. Bu konuda yapılacak uygulamalar pek çok hastalığın kontrolüne katkı sağlayacaktır. 1996 yılı öncesinde kan ve kan ürünleri ya da organ nakli almış; immünsüpresif hastalar; steril olmayan ortamda manikür, pedikür, dövme, piercing uygulamaları ve diş tedavisi yaptırmış; toplu sünnet olmuş ve ortak ustura/jilet kullanmış kişiler büyük risk taşıyor. Hastalığın erken evrede tanınabilmesi için bu kişilerin hekimlerine gitmesi önem taşıyor."