21 Şubat 2026 Cumartesi / 5 Ramazan 1447

ANKA III için geri sayım! Türkiye süper güce dönüştü itirafı: ABD ve Çin'i yakaladılar

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen ANKA III insansız savaş uçağı için heyecanlı bekleyiş sürerken, yabancı basından dikkat çeken bir haber servis edildi. Haberde, ANKA III'ün Türkiye'nin yerli havacılık ve uzay sektörü için bir dönüm noktasını işaret ettiği ifade edildi. Jet motorlu, düşük görünürlüklü tasarım ile Ankara'nın insanlı uçakların yanında yüksek tehdit ortamlarında hayatta kalabilir insansız hava araçları kullanma peşinde olduğu dile getirildi. Haberde ayrıca, Türkiye'nin sahip olduğu bu teknolojik yetenek ile ABD ve Çin'i bu alanda yakaladığı aktarıldı.

HABER MERKEZİ20 Şubat 2026 Cuma 20:29 - Güncelleme:
ANKA III için geri sayım! Türkiye süper güce dönüştü itirafı: ABD ve Çin'i yakaladılar

TUSAŞ, bir dizi geliştirme uçuşu ve sistem değerlendirmesinin ardından ANKA III insansız savaş uçağının ileri test aşamasına girdiğini doğruladı. Şirket yetkilileri, uçağı önceki ANKA varyantlarından tamamen farklı olarak tanımlayarak, jet motoru, uçan kanat tasarımı ve azaltılmış radar izi gibi temel özelliklerini, geleneksel orta irtifa dronlarının modern hava savunmalarından kaynaklanan artan risklerle karşı karşıya kaldığı çekişmeli hava sahasında operasyonlar için tasarladığını belirtti.

TÜRKİYE, ABD VE ÇİN İLE AYNI SAFTA

Yabancı basında yer alan habere göre, bu gelişme, Türkiye'nin daha önce ABD Hava Kuvvetleri'nin XQ-58A Valkyrie ve Çin'in CH-7 Rainbow gibi programlarının hakim olduğu stratejik gizli insansız hava araçları alanına girişini işaret ediyor.

ANKA III'ün tek bir turbofan motor kullanması ve entegre kanat gövde tasarımı, radar izini azaltırken, GPS'siz veya A2/AD ortamlarında çalışması beklenen modern ISR-vuruş platformları için kritik bir eşik olan 0,7 Mach'ı aşan hızlara ulaşmasını sağlıyor.

KAAN'IN YANINDA ÖLÜMCÜL OLACAK

AESA radarı, elektro-optik sistemler ve güvenli veri bağlantı paketiyle donatılan ANKA III'ün, Türkiye'nin yakında piyasaya sürülecek KAAN beşinci nesil savaş uçakları gibi insanlı savaş uçaklarının yanında derin vuruş, elektronik savaş ve ağ bağlantılı operasyonlar için tasarlandığı ifade edildi. Operasyonel menzilinin bin kilometreyi aştığı ve bin 200 kg'ı aşan yük kapasitesiyle hassas güdümlü mühimmat ve SOM-J gibi yerli seyir füzelerinin yanı sıra uzaktan karıştırma podları da taşıyabildiği belirtildi.

Bu, insansız hava aracını sadece bir gözetleme aracı değil, Doğu Akdeniz ve ötesinde hava gücü dengesini şekillendirebilecek taktik bir vuruş platformu olarak konumlandırıyor.

ANKA III'ün, sadece ANKA II'den değil, Bayraktar TB2 ve Akıncı platformları da dahil olmak üzere Türk insansız hava araçlarının daha geniş operasyonel yelpazesinden edinilen dersleri bünyesinde barındırdığı ifade edildi.

"TÜRKİYE SÜPER GÜCE DÖNÜŞTÜ"

ANKA III'ü diğerlerinden ayıran sadece tasarımının olmadığı, Türkiye'nin, sadece operatör değil, ihracatçı ve yenilikçi bir ülke olarak da hızla insansız hava aracı süper gücüne dönüştüğü dile getirildi.

Haberde, Türk savunma sanayisinin Batı teknolojisi darboğazlarından etkilenmeden giderek daha iddialı İHA tasarımları geliştirdiği ifade edildi. TB2'nin asimetrik operasyon alanlarındaki hakimiyetinden Akıncı'nın ağır yük taşıma kapasitesine ve insanlı-insansız ekip çalışması işlevlerine kadar, Türkiye'nin bu alanda hızla yükseldiği dile getirildi. ANKA III'ün daha önce yalnızca ABD, Çin ve bazı Avrupa prototiplerinin tekelinde olan teknolojik yeteneği çeşitlendirdiği vurgulandı.