Nisan ayında Malezya'da düzenlenen DSA 2026 savunma fuarında TUSAŞ, katılımcılar tarafından büyük ilgi gördü.
ABD basınında yer alan habere göre TUSAŞ'ın fuarda, özellikle Güneydoğu Asya'nın operasyonel ihtiyaçlarına göre uyarlanmış, ölçeklenebilir ve birlikte çalışabilir çözümler sunmayı ve geleneksel Batılı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltmayı hedeflediği ifade edildi.İLK DURAK HÜRJET
Haberde, TUSAŞ'ın DSA 2026'da KAAN, Hürjet ve ANKA gibi yeni nesil savaş uçağı sistemlerini sergilediği ifade edilerek, Hürjet'in, TUSAŞ'ın ihracat stratejisinin merkezinde yer alan, T-38 gibi eski platformların yerini almak üzere tasarlandığı ve süpersonik gelişmiş bir jet eğitim uçağı ve hafif savaş uçağı olduğunun altı çizildi.
Tek bir turbofan motorla çalışan uçağın Mach 1.2'nin üzerinde bir hıza ulaştığı ve tamamen dijital bir cam kokpit, entegre eğitim sistemleri ve NATO uyumlu aviyoniklere sahip olduğu ifade edildi.
ANKA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
ANKA insansız hava sisteminin ise 24 saati aşan dayanıklılığıyla sürekli istihbarat, gözetleme ve saldırı işlevleri sunduğu, elektro-optik sensörler, sentetik açıklıklı radar ve hassas silah entegrasyonu ile donatıldığı ifade edildi. ANKA'nın ayrıca, gerçek zamanlı istihbarat toplama ve hassas angajmanı desteklediği, çoklu harekat alanlarındaki operasyonel konuşlandırması, durumsal farkındalığı artırdığı ve hedefleme döngülerini hızlandırdığı ağ merkezli savaşta etkinliğini gösterdiği dile getirildi.
Haberde, Güneydoğu Asya ülkeleri için ANKA'nın yeteneklerinin özellikle deniz gözetimi, sınır güvenliği ve isyanla mücadele görevleri için önemli olduğunun altı çizildi.
KAAN, MALEZYA'DA TÜRKİYE'NİN GÜCÜNÜ ORTAYA KOYDU
KAAN beşinci nesil savaş uçağı programının ise Türkiye'nin gelişmiş gizli savaş uçağı alanına girişini temsil ettiği, düşük görünürlük özellikleri, dahili silah bölmeleri ve gelişmiş sensör füzyonu ile tasarlanan KAAN'ın, çekişmeli ortamlarda hava üstünlüğü ve derin vuruş yetenekleri sağlamayı amaçladığı dile getirildi. Yerli aviyonik, AESA radar ve elektronik savaş sistemlerinin entegrasyonunun, teknolojik egemenliğe ulaşmaya yönelik stratejik bir çabayı yansıttığı, geliştirme aşamasında olmasına rağmen, KAAN'ın DSA 2026'daki varlığının Türkiye'nin yeni nesil hava gücüne uzun vadeli bağlılığını ve uluslararası müşterilerle ortaklık araştırma isteğini yansıttığı vurgulandı.
Türkiye'nin savunma sanayisinin bireysel platformların ötesinde, hedefli sözleşmeler, endüstriyel ortaklıklar ve teknoloji transferi anlaşmaları yoluyla Asya-Pasifik bölgesindeki varlığını hızla genişlettiği ifade edilen haberde, Türk savunma şirketlerinin, uygun maliyetli ve muharebede kendini kanıtlamış sistemlere olan talebin arttığı Malezya, Endonezya ve Filipinler de dahil olmak üzere ASEAN pazarlarında büyük bir ilgi görmeye başladığı aktarıldı.
"TÜRKİYE'NİN KONUMUNU GÜÇLENDİRECEK" İTİRAFI
Türk ürünlerinin Asya'da yıldız gibi parladığının altı çizilen haberde, DSA 2026'nın, İHA tedariki, havacılık ve uzay işbirliği ve potansiyel endüstriyel dengeleme konularını içeren devam eden görüşmelerle ikili savunma sanayi işbirliğini derinleştirmek için önemli bir platform görevi gördüğü aktarıldı.
Hürjet, ANKA ve KAAN'ın bir araya gelerek sergilendiği bu ürün yelpazesinin, Türkiye'nin savunma sektörünün entegre ve ihracat odaklı bir ekosisteme dönüşümünün daha geniş bir yansıması olduğu ifade edildi. Eğitim uçaklarını, insansız sistemleri ve yeni nesil savaş uçaklarını tek bir operasyonel mimari içinde birleştirerek Türkiye'nin modern çok alanlı gereksinimleri karşılayan bütüncül bir hava gücü çözümü sunduğu belirtildi. Stratejik olarak bunun, Güneydoğu Asya'nın gelişen güvenlik ortamında, ülkelerin giderek daha rekabetçi bir ortamda caydırıcılığı, operasyonel hazırlığı ve teknolojik özerkliği artırmaya çalıştığı bir ortamda Türkiye'nin konumunu güçlendireceği ifade edildi.




