Nacar, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, simülasyon, komuta kontrol, siber güvenlik teknolojileri, askeri yazılımlar ve bunların sistem entegrasyonları kapsamında geleceğin harekat ortamına uygun teknolojileri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yanı sıra, global partnerler için de geliştirdiklerini söyledi.
NATO ülkelerinin önemine işaret eden Nacar, geçen yıl taktik data link yönetim merkezi konusunda ağ planlama yazılımlarını NATO'ya ihraç ettiklerini ve ilk sözleşmelerini NATO ile imzaladıklarını hatırlattı.
Her yıl NATO'nun düzenlediği birlikte çalışılabilirlik tatbikatları CWIX'e dikkati çeken Nacar, "Birçok NATO üyesi ülkenin katıldığı ve çok farklı modülleri, yazılımları, sistemleri entegre ederek birlikte çalışmayı değerlendirdikleri ve sertifiye ettikleri, sonucunda sertifikalandırdıkları bir tatbikattan bahsediyoruz. Her yıl, buraya yoğun katılım sağlıyoruz. Bu yıl da orada, ürünlerimiz test edildi ve sertifikalandırıldı. Biz NATO'nun yazılım tarafında birlikte çalışabilirlik, entegrasyon ve sistemlerin konuşması, data linkler aracılığıyla sistemlerin konuşması anlamında geliştirdiğimiz teknolojileri NATO'ya uygun şekilde hazırlıyor ve ilgili ülkelere ihraç ediyoruz." diye konuştu.
Nacar, Karadeniz ülkelerinden birine sahil güvenlik gözetleme sistemi yaptıklarını, simülasyon ve simülatör alanında ise TUSAŞ'ın İspanya ile imzaladığı HÜRJET kapsamında eğitim ve simülasyon sistemleri sağladıklarını aktardı.
- "NATO ÜLKELERİNE DAHA FAZLA TEKNOLOJİ TRANSFERİ YAPABİLECEĞİMİZİ GÖRÜYORUZ"
Dünyanın artık çoklu ve birleşik operasyonları, harekat sistemlerini konuştuğunun altını çizen Nacar, bu harekatların modellenmesi, etki analizinin yapılması, simüle edilmesi ve gerçek zamanlı olarak harekat sahasında kullanılmasının ön plana çıktığını anlattı. Simülasyon altyapılarından bilgi teknolojileri altyapılarına kadar geliştirdikleri ürünlerin bir araya gelmesiyle havada, karada ve denizde büyük bir sinerji oluştuğunu dile getiren Nacar, bu sinerji neticesinde müşterek harekat alanını kontrol eden yazılımlar ortaya çıkardıklarını, bunu NATO ülkelerine tavsiye ettiklerini, CWIX'te de bunların denemelerini yaptıklarını kaydetti.
Nacar, yeni nesil savaş yönetim sistemlerinin yapay zeka destekli olması gerektiğini vurgulayarak, bu anlamda IDEF 2025'te ve SAHA 2026'da yapay zeka destekli ürünlerini ortaya koyduklarını hatırlattı. Burada HAVELSAN'ın ortaya koyduğu kendi yapay zeka algoritması, transformer modeli olan MAIN altyapısını kullandıklarına değinen Nacar, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Savunma ihtiyaçları doğrultusunda, çok fazla dışarıya açık olmayan, verilerin daha az paylaşıldığı bir yapay zeka sistemi isteniyor. Bu istekler doğrultusunda, biz de kapalı devre bir yapay zeka sistemi geliştiriyoruz. Burada sahadan, sensörlerden, radarlardan, mühimmatlardan gelen birçok veri var. Bu verilerin büyük oranda işlenmesi, kıymetlendirilmesi, anlamlandırılması ve operasyonel ihtiyaçlarda karar desteği sağlayarak, hatta yeri geldiğinde otonom bir şekilde karar verecek şekilde de sistemin idame ettirilmesi önemli. Dünya bunu konuşuyor. Bugün NATO oturumlarında da bu konular konuşuluyor. Dolayısıyla biz de bu anlamda teknolojik altyapımızı yeni nesil yapay zeka destekli komuta kontrol ve modelleme simülasyon ortamlarına göre güncelliyoruz ve bu alanda da yurt dışı işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. Biz NATO'ya teknoloji katkısı veriyoruz ve bunun daha da ilerlemesi için NATO programlarını çok yakından takip ediyoruz. Önümüzdeki yıllarda, NATO ülkelerine daha fazla teknoloji transferi yapabileceğimizi görüyoruz. Bu da bizim için önemli bir adım, Türk savunma sanayisi teknolojilerinin gelişimi açısından önemli bir gösterge."




