03 Mart 2021 Çarşamba / 19 Recep 1442
Gece modu

İki ülke 'Tukidides tuzağı'na düşebilir! Olası 2030 ABD - Çin savaşının sebep ve sonuçları

Güç dengesinin değiştiğini ve hegemonyasının tehlikede olduğunu hisseden ABD, Çin'le bir savaşa girişir mi? Çin'le kriz yaşayan ABD müttefikleri, Birleşik Devletleri de savaşa çeker mi? İşte sebepler, silahlar ve sonuçlarıyla olası 2030 Çin - ABD savaşının nasıl görüneceğine dair varsayımlar...

star.com.tr23 Şubat 2021 Salı 17:58 - Güncelleme: 23 Şubat 2021 Salı 18:01

Son dönemde Çin'in süper güç yarışındaki girişimleri, ABD ile karşı karşıya gelmesine neden oldu. İki ülke ekonomik ve ticari bir savaşın yanı sıra, askeri anlamda da özellikle tartışmalı sularda karşı karşıya geliyor.

Washington ve Pekin, şans ve beceriyle, 2030'da bile savaştan kaçınabilir. Ancak, her iki ülkedeki strateji belirleyicilerin, çatışmanın ortaya çıkma olasılığını ciddiye alması gerekiyor.

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Amerika Birleşik Devletleri, bir ticaret savaşının uçurumundan atlamaya hazır görünüyor. Bu savaşın her iki ülkenin ekonomileri ve küresel ekonomik düzenin geleceği üzerinde çok çeşitli etkileri olabilir. Ancak şimdilik, gerçek bomba ve füzeleri içeren bir savaş ihtimali görünmüyor.

Ancak önümüzdeki on yıl içinde işler değişebilir. Artık uzak görünen çatışmalar zamanla yakın hale gelebilir. Çin'in göreceli gücü arttıkça, Amerika Birleşik Devletleri küçük anlaşmazlıkların büyük sonuçları olabileceğini görebilir. Öte yandan Çin, Amerika'nın satın alma ve modernizasyon döngüsünde ABD'yi savunmasız bırakan fırsat pencereleri görüp harekete geçebilir.

2030'a kadar güç dengesi ve stratejik manzara çok farklı görünebilir. The National İnterest'te yer alan bir makalede, Çin ile ABD arasında olası bir 2030 Savaşı nasıl görüneceği masaya yatırıldı.

SAVAŞ NASIL BAŞLAR?

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri, 'Tukidides tuzağı'na* düşebilir. ABD, küresel uluslararası düzenin kurallarını koymaya devam ederken, Çin'in gücü amansız bir şekilde büyüyor.

Ancak, Atina'nın gücünün büyümesi ve bunun Sparta'da ortaya çıkardığı endişe, Peloponez Savaşı'nın altında yatan neden olsa bile, aslında dünyayı ateşe vermek için bir kıvılcım gerektiriyordu. Ne ÇHC ne de Birleşik Devletler önemsiz bir olay yüzünden savaşmayacaktır.

Çin, Japonya, Güney Kore, Hindistan, Tayvan veya Filipinler gibi ABD müttefikleri için bir tehdit olarak görülebilir. Çin ile bu ülkeler arasındaki çatışmaların tohumları, çok uzun zaman önce ekildi.

ÇHC ile bu ülkelerden herhangi biri arasındaki askeri çatışmalarda, Birleşik Devletler neredeyse her defasında devreye girdi. Hindistan ve ÇHC'nin dahil olduğu bir savaş, sadece ABD'yi savaşa sokmayacaktır. Aynı zamanda Pakistan ve Rusya da, çatışmaya dahil olacaktır. Ancak, Çin ile Japonya arasındaki savaşın da feci sonuçları olabilir.

SAVAŞTA HANGİ YENİ TEKNOLOJİLER KULLANILIR

Savaş alanı çatışmanın nedenine bağlı olsa da, önemli savaş alanlarının Doğu ve Güney Çin Denizleri olmasını bekleyebiliriz. Burası, her ülkenin hava ve deniz yeteneklerini sergileme alanı olabilir. ABD Ordusu ve ABD Deniz Piyadeleri'nin 'çok alanlı savaş' yöntemlerini geliştirmek için, çok çalıştığını kabul gören bi mesele.

Önümüzdeki on iki yıl içinde askeri dengenin Çin'in lehine değişeceğine inanmak için birçok neden var. Bu, Çin'in avantaja sahip olacağı anlamına gelmez elbette, ancak statükoya kıyasla, zaman ÇHC'yi destekliyor.

Öncelikle Halk Kurtuluş Ordusu Donanması (PLAN), ABD Donanması'ndan (USN) daha hızlı büyüyor. Ayrıca, Halk Kurtuluş Ordusu Hava Kuvvetleri (PLAAF), F-35'ler ve B-21'lerin göreve başlamasına rağmen, Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri'nden (USAF) daha hızlı modernleşiyor.

Bununla birlikte, her iki taraf da önemli sayıda geleneksel teknolojileri kullanacak. Çin 2030'a kadar çok iyi dört uçak gemisine, büyük olasılıkla iki Liaoning tipi STOBAR gemisine ve iki geleneksel CATOBAR gemisine sahip olabilir. ABD de, daha fazlasına sahip olacak.

ABD niteliksel üstünlüğün tadını çıkarırken Çin, çatışmanın başlangıcında, geçici yerel üstünlüğü elde edebilir. Çin ayrıca deniz kuvvetlerini dünyaya yaymaya gerek kalmadan, çok sayıda denizaltı ve yüzey gemisi konuşlandıracak. ABD'nin de bilindiği gibi marjinal avantajları olacak.

ABD Hava, Deniz Kuvvetleri ve Deniz Piyadeleri önemli sayıda F-35 kullanacak. Hava Kuvvetleri ayrıca B-21 Raider gizli bombardıman uçaklarına ve eski bombardıman filolarını da sahaya sürebilir.

Çin, filosunu Amerika'nın eski F-15'ler, F-16'lar ve F / A-18'ler ile aynı seviyeye getirerek daha fazla J-10 ve J-11 üretecek. PLA satın almaya karar verirse J-20, belki de J-31 ile birlikte daha fazla hava gücüne sahip olacak.

Çin'in modernizasyon programı, 2030 yılına kadar ABD standartlarına ulaşmak için yeterli olmayacak, ancak PLAAF boşluğu kapatacak ve çok sayıda üs avantajına ve muazzam sayıda balistik, seyir ve uçaksavar füzesi desteğine sahip olacak.

2030 yılına kadar en önemli fark, muhtemelen mevcut insanlı platformlara eşlik eden ve çoğu zaman onların yerini alan insansız araçlar olacaktır.

Bu alandaki inovasyon yüksek tempoyla ilerlemeye devam ediyor ve bu nedenle hangi platformların ön plana çıkacağını kesin olarak tahmin etmek daha da zorlaşıyor.

Savaşın çoğunda, büyük olasılıkla hava, deniz ve denizaltı insansız araçlar, hem birbirilerine hem de insanlı platformlara karşı savaşacak. Bu dronlar, her iki tarafın da çatışmanın başladığı saatlerden itibaren, bozmaya çalışacağı geniş keşif ve iletişim sistemlerine bağlı olacak.

SİBER SAVAŞ

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri sosyal, ekonomik ve askeri olarak bağlara sahip. Ayrıca siber bağlantıya da derinden bağımlılar. Bu bağlantının önemli ölçüde kesintiye uğramasının yıkıcı etkileri olabilir. Ancak, bazı siber savaş analistleri, tıpkı ABD ve Çin'in internete daha fazla bağımlı hale geldiği gibi, bağlantıyı temel alan yapıların da daha dayanıklı ve kesintiye daha az duyarlı hale geldiğini ileri sürüyor.

Burada yararlı bir benzetme, 20. yüzyılın başlarındaki endüstriyel sistemlerin sağlamlığıdır; Alman endüstrisi Batı bombardımanı altında ağır bir şekilde acı çekerken, pek çok kişinin beklediği gibi çökmedi, çünkü büyük ölçüde sofistike bir sistem, kolayca zayıflatılamayan birden fazla alternatife sahipti.

Aksine, daha az sofistike Japon ekonomisi abluka ve bombalamadan çok daha fazla zarar gördü. Diğer bir deyişle, karmaşıklık, kırılganlık anlamına gelmez ve ekonomilerin daha dijital hale geldikçe saldırmanın zorunlu olarak daha kolay hale geleceğini varsayamayız.

Ancak bu, savaşın siber saldırıları da içermeyeceği anlamına gelmiyor. Daha ziyade, dijital mücadele muhtemelen sivil tarafta değil, askeri tarafta olacaktır.

Hem ABD hem de Çin, her iki tarafın keşif-saldırı komplekslerini bir arada tutan bağlantıları ortaya çıkarmak ve bozmak için her türlü çabayı gösterecek, bir yandan düşmanlarını kör etmeye çalışırken, diğer yandan da düşmanların gözünden görmeye çalışacak.

Siber saldırıları askeri operasyonlarıyla en iyi koordine eden taraf, günün kazananı olabilir.

SAVAŞ NASIL BİTECEK?

Olası bir ABD-Çin savaşının nasıl sona ereceğine ilişkin, daha önceki dönemlerde de çok şey yazıldı.

2030 Savaşı ile ilgili kesin veri ve bilgiler olmadığı için, her iki tarafın ne kadar ileri gitmeye istekli olabileceğini değerlendirmek zor.

Çin'in 2030'da bile, ABD'nin sanayi ve savaş kompleksi kapasitesini kalıcı olarak tehdit edebilecek konvansiyonel yeteneklere sahip olması son derece düşük görünüyor.

Zafer, hangi tarafın düşmanın birincil saha kuvvetlerini, ister kesin saldırı ister yıpratma yoluyla yok edebileceğine bağlı olacaktır.

Muhtemelen abluka da çözüm değil. Çin'in enerji tüketimi muhtemelen 2030 yılına kadar artacak olsa da, ÇHC'nin bu stratejik kırılganlığı giderme yeteneği de artabilir.

Alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine ek olarak Rusya ile ilave boru hatlarının inşası, muhtemelen ÇHC'ye ABD ile herhangi bir anlaşmazlığın üstesinden gelmek için yeterli hareket alanı sağlayacaktır.

Trump yönetiminin kışkırttığı ticaret savaşları tüm küresel ekonomik sistemi zayıflatmadıkça, Çin için en büyük acı, dış ticaretinin çöküşü olacaktır.

Her halükarda, 2030 Çin-Amerika Savaşı'nı sona erdirmek, dikkatli bir diplomasi gerektirecektir, çünkü savaş, yüzyılın geri kalanında sürecek bir çatışmanın yalnızca ilk aşaması haline gelecektir.

SONUÇ

Neredeyse kırk yıldır pek çok analist, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki savaşın kaçınılmaz olduğunu öne sürdü. Birkaç yakın temasa rağmen bu asla gerçekleşmedi.

En büyük olasılık, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bir daha kendilerini silahlı çatışmada bulamayacaklarıdır. Daha sonra, iki ülke arasındaki yetenek dengesinin zaman içinde nasıl değişebileceğini ve her ikisi için de nasıl fırsat pencerelerinin ortaya çıkabileceğini düşünmeye değer.

Şans ve beceriyle, Washington ve Pekin 2030'da bile savaştan kaçınacak. Ancak her iki ülkedeki planlamacıların da çatışmanın ortaya çıkma olasılığını ciddiye alması gerekiyor.

*Tukidides tuzağı: giderek yükselen bir gücün, liderlik koltuğunda oturan bir başka gücü, liderlik açısından korkutmasının yarattığı gerilimin yol açabileceği sonuçlardır.

star.com.tr