13 Haziran 2024 Perşembe / 7 ZilHicce 1445

Türkiye'nin göz bebeği Hisar'da kritik değişiklik: Menzil ve kabiliyetleri güncellenecek

Türkiye'nin göz bebeği konumundaki hava savunma sistemi olan Hisar A ve Hisar O'da önemli değişikliklerin yapılacağı öğrenildi. Bu durumun 'sahadan gelen bilgilerle' geliştiğini anlatan uzmanlar Hisar'ın menzil ve kabiliyetlerinin değiştirileceğini ifade etti.

2 Ekim 2020 Cuma 13:37 - Güncelleme:
Türkiye'nin göz bebeği Hisar'da kritik değişiklik: Menzil ve kabiliyetleri güncellenecek

Yerli ve milli savunma sanayii adımlarının en önemli hamlelerinden birini ‘hava savunma sistemleri’ üzerinden geliştirmeyi hedefleyen Türkiye, üretilecek sistemlerin ‘en üst seviyeye’ ulaşabilmesi için son derece yoğun bir tempoda çalışmalarını sürdürüyor.

Bu kapsamda ülkemizin ‘göz bebeği’ konumundaki hava savunma sistemi olan Hisar A ve Hisar O’da özellikle Suriye ve Libya sahalarından gelen bildirimlerin ardından çok önemli güncellemeler yapılacağı öğrenildi.

MENZİL VE İRTİFADA AZAMİ DEĞERLERE ULAŞILACAK

TRT Haber'in haberine göre, Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-A ve Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi HİSAR-O projelerinde gelen son durumu değerlendirdi.

İki projenin de ASELSAN ana yükleniciliğinde yürütüldüğünü hatırlatan Şahin, proje kapsamında geliştirilen füzelerin ise Roketsan tarafından üretildiği bilgisini paylaştı.

“HİSAR-A için 15 kilometre, HİSAR-O için ise 25 kilometre angajman menzili olduğu biliniyor” diyen Anıl Şahin, her iki sistemde de neden güncelleme ihtiyacı hissedildiğini şu sözlerle açıkladı:

“İki füze de çift darbeli motora sahip. Bu durum füzelerin manevra kabiliyetlerini oldukça artırıyor. Bu füzeler için yıllar önce çeşitli isterler belirlendi. Füzelerin menzili, irtifası, arayıcı başlığı, itki sistemi ve benzer çok farklı özellikleri o dönemde ilgili merkezlerden gelen taleplere göre geliştirildi.

Ancak aradan geçen zamanda bu sistemlerin hedefi olan platformların özellikleri de gelişti. Yani Hisar A ve Hisar O ile etkisiz hale getirebileceğiniz füzeler farklı güncellemelerle daha iyi bir noktaya ulaştı.

Düşman hava platformları tarafından 40-50 kilometre menzilli akıllı mühimmatlar kullanıldığı zaman, Hisar’ın kabiliyetlerinin yetersiz kalabilme tehlikesi gibi bir durum oluştu. Bu yüzden her iki sistem de geliştirilerek, HİSAR-A+ ve HİSAR-O+ isimleriyle azami menzil ve irtifa değerleri artmış bir şekilde envantere girecek.”

SAHAYA İNECEK VERSİYONLARDA DA MODİFİKASYON MÜMKÜN

Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin, söz konusu ürünlerin geliştirilme aşamasında olan milli sistemler olduğunu vurgulayarak, istenildiği zaman sistemler üzerinde güncelleme gerçekleştirilebildiğini söyledi.

“Bu sistemler yarın sahaya çıktıklarında da gelen geri dönüşlere göre çeşitli modifikasyonlar yapılacak” diyen Şahin, şöyle devam etti:

“Hisar yeni güncellemelerin ardından sahaya indiğinde mümkün olan en iyi ürüne ulaşılacağını tahmin ediyorum. Burada hedeflenen, pazardaki rakiplerine muadil veya onlardan daha iyi yeteneklere sahip sistemlerin elde edilmesi. Türkiye bunu yapabilecek imkan ve kabiliyette.”

HAVA SAVUNMA ŞEMSİYESİNE YENİ OYUNCULAR GELECEK

Hava savunma sistemlerinin bir bütün içerisindeki en değerli unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Şahin, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Çok Alçak İrtifa, Alçak İrtifa, Orta İrtifa ve Yüksek İrtifa gibi çeşitli sistemlerin bir araya gelmesi ile oluşturulan hava savunma şemsiyesinde maksimum verimi alabilmek çok önemli.

Çok Alçak İrtifa alanında hem top hem de füze anlamında geliştirdiğimiz sistemler mevcut. Alçak İrtifa ve Orta İrtifa’da ise HİSAR ile iyi bir noktada olacağız. Yüksek İrtifa için ise SİPER’in geliştirildiğini biliyoruz.

Ancak kamuoyuna yansıyan son bilgiler HİSAR O+ ile SİPER arasında nitelendirilecek çeşitli ürünlerin geliştirileceğini gösteriyor. Bu bilgiler bizi muharebe sahasındaki değişken tehdit parametresine cevap verebilecek bir hava savunma sistemi ailesinin oluşturulduğu gerçeğine götürüyor.

Belki de ileride, bir havadan havaya füze sisteminin ‘yerden havaya füze’ (SAM) şeklinde geliştirildiğini görebiliriz. Olasılıkları oldukça fazla. Ancak şunu net bir şekilde söylemek gerekiyor; Türkiye elindeki tüm sistemleri ihtiyaçlara göre farklı şekilde konfigüre edebilecek ve böylece maksimum fayda sağlayabilecek.”