İlk kez bir hakemimiz yaptığı hataları görüp hem Kasımpaşa hem de Çaykur Rizespor'dan özür diliyordu. Deniz Çoban'dı bu hakemimiz. Dürüstlüğünün bedelini ağır ödedi, kamuoyu onu "Adam gibi adam, kahraman" sözcükleriyle bağrına bastı. Ama aynı Deniz Çoban, meslekdaşları tarafından ağır şekilde eleştirildi. Çoban "19 yıllık sevgilim" dediği hakemlikten ayrı kalmasına çok üzüldü ve bunu da "Kader" olarak niteledi ama meslekdaşlarının bombardımanları onun canını çok ama çoook acıttı.
HEDEFİM PROFESYONEL KADROYDU
Şimdi sözü Deniz Çoban'a bırakalım ve onun ağzından gerçekleri dinleyelim: "Yaptıklarımdan pişman değilim. Böyle olması gerekiyordu. Ben bunun kader olduğunu düşünüyorum. Ancak Deniz Çoban'ın yaptığını bir başkasının yapmasını da istemem, tavsiye etmem. Sporla ilgisi olmayan insanlardan dahi çok olumlu tepkiler aldı. 'Bu noktada acaba doğruya bu kadar hasret miydik biz' diye de kendime sormadan yapamadım. Bu hareketimin planlanlı olduğunu iddia edenler, şov yaptığımı söyleyenler var. Daha hakemlikte 9 yılım vardı. Hedefim Süper Lig'de profesyonel kadronun içine girmekti. Ben ve eşim öğretmeniz. iki de çocuğumuz var. Hiç insan ailesinin geleceğini şov uğruna tehlikeye atar mı?. Ben hakemliği bırakarak 600-700 bin liradan vazgeçtim. Eleştirenler biraz daha dikkatli olmalı. Bir de şunu belirteyim. Hakemlikte hata her zaman olacak. Dün de vardı, bugün de var, yarın da olacak. Çünkü hata insani bir duygu. Doğasında var. Kararımı o anda verdim. Ne eşimle ne de bir başkasıyla görüşmedim. Çünkü o an için durumu hazmedemedim, kendime yediremedim ve bunları Rıza Hocay'la paylaşma gereğini hissettim. O da canlı yayındaydı. Çıkıp söyledim. Arkama kamuoyunun desteğini almak gibi bir düşüncem yoktu."

İNSANİ YÖNDEN DE BAKMALIYDILAR
Deniz Çoban Konya bölgesi hakemi... Aslen Amasyalı ama Bursalı olan eşi Ebru hanım ve biri kız diğeri erkek iki çocuğuyla Konya'da yaşıyor. Ebru Hanım müzik, Deniz Çoban da beden eğitimi öğretmeni. Deniz Çoban en çok da kendisinin yetişmesinde emeği olan ağabeylerinin ve hocalarının acımasız eleştirileri... Bu konudaki görüşleri de şöyle: "Mustafa Çulçu ve Bülent Yavuz'un sert açıklamalarına çok üzüldüm. Olaya hakem penceresinden baktılar. Haklı oldukları noktalar var. Ancak keşke insani açıdan da baksalardı. Eleştirilerinin arasına 'Deniz Çoban hakemlik etiğine yakışmayan bir davranış yapmışsa da insanlık etiğine yakışır bir davranışta bulunmuştur' diye parantez açsalardı canım bu kadar acımazdı. Hatta problem dahi etmezdim."
HURMA'NIN SÖZLERİ ÇİRKİN
Deniz Çoban sözü Trabzonspor Sportif Direktörü Süleyman Hurma'ya da getirdi. "Benim için Sayın Hurma, '10 senede telef etti milleti' dedi. Telef etmek ve edilmenin insanlar için kullanılmadığını herkes biliyor. Ben de onun için çalıştığı takımları telef etti desem olur mu? Bir eski hakem ağabeyimiz 'Gitsin çobanlık yapsın' diyor. Eleştiriye saygılıyız ama kullandığımız kelimelere dikkat etmemiz gerekiyor. Bunlar hoş şeyler değil."
ÇOCUKLARIMIN HAKEM OLMASINI İSTEMEM
Deniz Çoban, hakemliğe nasıl başladığını ve ne gibi zorluklarla karşılaştığını da anlattı: "Ben hakemliğe tesadüfen başladım. Çalıştığım okulda kurs açılmıştı. O kursa gittim ve hakemliğe sevdalandım. Bu öyle bir meslek ki, içine girince çok seviyor tutkuyla bağlanıyorsunuz. Hakemlik zor bir meslek. Kendinizden vermek zorundasınız. Antrenmanınızı, mental çalışmanızı, günlük yaşantınızı, işinizi ayarlamak zorundasınız. Süper Lig hakemliğine yükselmek için bir çok rakibi geçmek zorundasınız. Ben 5 bin kişinin içinden çıkıp geldim. Derbi yönetmek, profesyonel kadroda yer almak hedefimdi. Ama olmadı. Kurslar,. semenirler, antrenmanlar.. Bir de üstüne üstlük acımasızca eleştiriler. Bunu yapanlar bilir. Bu açıdan baktığımda çocuklarımın hakem olmasını istemem."

EBRU HANIM'DAN TAM DESTEK
Ebru-Deniz Çoban çifti 13 yıllık evliler. Deniz Bey eşini şöyle tarif ediyor: "Tam bir hakem eşi. Maçları takip ediyor. Kararımı da soğukanlılıkla karşıladı. Bana 'Seninle beraberim' dedi. Benim için bu iş bitti dedim. 'O zaman benim için de bitmiştir' dedi.
BUNLAR DEDİKODU
Deniz Çoban'a 'Spor kamuoyunda bazı hakemlerin kayırıldığını, hakkı olmadan üst mertebelere yükseldiği, bazı çevrelerce hakemlere baskı yapıldığı' şeklinde görüşler hakim olduğunu kendisinin ne düşündüğünü sorduk.
Deniz Bey şöye yanıtladı:, "Hiç öyle bir şey olabilir mi. Bunlar dedikodu. Hakemler en üst düzeye gelirken bir sürü testten, seminerden geçiyor. Her kademede hem dışarıdan hem de içeriden gözetleniyorsunuz. Sizi yukarıya taşıyan olaylar bir iki değil ki. Bir sürü insanın elemesinden geçiyorsunuz. Onun için kayırma olmaz. Statlarda yapılan aleyhte tezahüratlardan ben hakemlerin etkileneceğini sanmıyorum. Çünkü ben etkilenmezdim. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Hakemlik konusunda dünya markası olan Cüneyt Çakır'a yapılan eleştirleri hayretle izliyorum. Şampiyonlar Ligi finali için Berlin'e gittim. Seremonide gözlerim doldu. Ben duygusal bir insanım. Canlı yayında ağladığımı da eleştirdiler. Erkek adam ağlamaz diye bir kural yok. Ağlayan insandan bana göre zarar gelmez. Ben böyleyim. Deniz Çoban'ım"
TEKLİF YOK
Deniz Çoban hakemliği bıraktı.. Bundan sonra ne yapacaktı?, Hakemimiz bu soruya da içtenlikle cevap verdi: "Henüz ne yapacağıma karar vermedim. Bir süre eşimle ailemle birlikte dinlenmek istiyorum. Hiç bir yerden yorumculuk teklfi falan da almadım."
EN ÇOK TAVUK VE PİLAVI SEVER
Hep Deniz Çoban konuştu... Oysa hayat arkadaşı, iki çocuğunun annesi de yanındaydı. Biraz da Ebru Hanım'ı konuşturalım dedik . "Deniz duygusaldır. Evcidir. Çocukllarıyla ve benimle birlikte olmayı sever" diyerek söze başladı ve şöyle devam etti: "Herkes benimle konuşup hakemliği öyle bırakma kararı aldığını söylüyor. Valla ben de duyunca şok oldum. Ama destekliyorum. Bana evde yardımcı olur. Mesela maçtan geldiğinde kendi formalarını, şortlarını çamaşır makinasına kendisi koyar. Çantasını malzemelerini mutlaka kendisi hazırlar. Bu konuda çok titizdir. Bazen çocuklarına kahvaltı da hazırlar. En sevdiği yemek kızarmış tavuk ve pilavdır. Bir de kendisinin yaptığı yoğurt soslu makarnası vardır. Biz çok severek yeriz. Eşimin hep dizimin yanında olmasını isterim. Ancak iki çocuğumuz var. Geleceğimizi de düşünmek zorundayız. Onun için birlikte ne yapılacağını konuşacağız. Ama son kararı o verecek. bu zaman alacak bir iş. Ben çocuklarımın asla hakem olmasını istemiyorum. Çünkü çok zor günler geçirdik, geçirmeye de devam ediyoruz.





