Türk futbolu ve Galatasaray'ın önemli isimlerinden Fatih Terim, İtalyan basınından Tuttosport'a konuştu.
"GALATASARAY BENİM HAYATIM"
- İmparator, Galatasaray ile Juventus arasındaki Avrupa mücadelesini nasıl görüyorsunuz?
Fatih Terim: "Bence bu, Şampiyonlar Ligi'nin en iyi playoff maçı. Çok heyecanlı, merakla beklenen, sürükleyici bir maç. Tarafsız bir bakış açım olsaydı, kesinlikle İstanbul'daki maçı izlemek isterdim, başka bir maçı değil. Gala ve Juve arasındaki her maçın kendi hikayesi var, 1998 ve 2003'te benim de katıldığım maçlar dahil. Juventus, kariyerimdeki en özel rakiplerden biriydi. Torino'da Fiorentina ile 3-3'lük harika bir beraberlik de elde ettik. Bu maçın anahtar kelimesinin "yoğunluk" olacağını düşünüyorum. Galatasaray, özellikle Şampiyonlar Ligi maçlarında, Osimhen'in ön safta başlattığı ve orta saha oyuncularının desteğiyle devam eden yüksek tempolu bir oyun oynamak istiyor. Juventus'un son dönemdeki oyun stilini göz önünde bulundurursak, futbol açısından sahada çok sert bir mücadele bekliyorum. Galatasaray benim hayatım. "CimBom"u tüm kalbimle destekleyeceğim."

ALİ SAMİ YEN CEHENNEMİ
- Ali Sami Yen "cehennem"inde ev sahibi olmak, sarı-kırmızılılar için belirleyici olabilir mi?
Fatih Terim: "İlk maçta ateşli taraftarlarımızın desteğini almak, Galatasaray için kesinlikle büyük bir avantaj olacak. Cimbom'un 50.000'den fazla taraftarının elinden gelenin en iyisini yapacağından eminim. Umarım Galatasaray tarihinin unutulmaz gecelerinden birine tanık oluruz."
"SPALLETTI GELDİĞİNDEN BERİ..."
- Bireysel oyuncular açısından Galatatasaray, Juventus'tan daha güçlü görünüyor, Juventus'ta Osimhen, Icardi, İlkay Gündoğan, Sane gibi yıldızlar yok...
Fatih Terim: "Bu konuyu her iki açıdan da ele almalıyız. Juventus'tan başlayalım, Spalletti Ekim sonunda takımın başına geçtiğinden beri Juventus daha enerjik, yoğun ve hızlı hale geldi. Kenan Yıldız en parlak yıldız, ancak Juve'nin en büyük avantajlarından biri taktiksel esnekliği. Juventus sık sık dizilişini değiştirebiliyor ve maç boyunca farklı pozisyonlarda oynayabilen birçok oyuncusu sayesinde bunu başarıyla yapıyor. McKennie takım için son derece değerli. 90 dakika boyunca sağ bek, orta saha veya hatta ikinci forvet olarak oynayabilir. Aynı şekilde Cambiaso da, bir bek olmasına rağmen orta sahada iyi oynuyor. Khephren Thuram farklı roller üstlenebilir. Locatelli pozisyonunda çok istikrarlı. Conceiçao hızıyla fark yaratabilir. Ve Juventus'u her zaman saygı duyulması gereken ciddi bir rakip yapan birçok değerli oyuncu daha var."

"G.SARAY'IN ÖNEMLİ OYUNCULARI VAR"
"Galatasaray'ın önemli oyuncuları var. Osimhen, Icardi, İtalya'da iz bırakmış ve şampiyonluk zihniyetine sahip Torreira gibi büyük isimlere ve Gündoğan, Sane ve Lang gibi dünyaca ünlü oyunculara saygı duymaktan başka bir şey yapamazsınız. Bazen bu şampiyonların tüm senaryoyu değiştirmesi için bir saniye yeterlidir. Galatasaray'ın kadrosuna baktığımızda, bu yıldızların yanında başka önemli isimler de var. Abdülkerim, Yunus ve Barış Alper Yılmaz gibi oyuncular, kulübün şampiyonluklarına önemli katkılar sağladılar, bu takımın Türk kalbi onlar. Milli takımda ilk maçına çıktığında da antrenörlüğünü yaptığım Kaan Ayhan, son üç sezonda önemli roller üstlendi. Geçen sezon takıma katılan Eren Elmalı de milli takım oyuncusu. Ayrıca Uğurcan Çakır'dan da bahsetmek istiyorum. Kulüp tarihinin en önemli kalecilerinden biri olan Fernando Muslera'nın yerini aldı, bu hiç kolay bir iş değildir. Yine de şimdiye kadar çok iyi iş çıkardı ve daha da gelişecek. Avrupa standartlarına göre üst düzey bir kaleci, Türkiye'nin bir numarası. Sacha Boey'in Galatasaray'a transferine de mutluluk duydum ve onun eve dönmesini görmekten memnunum."
LEMINA'NIN CEZASI DEZAVANTAJ
"Lemina'nın kart cezası Galatasaray için bir dezavantaj, ancak o Torino'daki maçta değerini kanıtlayacaktır. Galatasaray için çok önemli bir oyuncu, sahada kaptan karakterine sahip bir lider. Ayrıca, rakiplerine her zaman sürprizler hazırlayan Macar Roland Sallai de var. Maç boyunca durmadan koşuyor. Brezilyalı Gabriel Sara da bir başka kilit isim. Maçın başlangıcından itibaren sahada her yerde görülüyor, takım arkadaşları için her zaman pas seçeneği, bazen hücumda baskıyı başlatan kişi ve özellikle de duran toplarda önemli bir silah."

"KENAN YILDIZ, PLATINI, ZIDANE VE NEDVED GİBİ OLACAK"
- Juventus ile 2030 yılına kadar sözleşme imzalayan Yildiz hakkında ne düşünüyorsunuz? Onu kime benzetiyorsunuz? Kendisi idolü ve ilham kaynağının Del Piero olduğunu söylüyor. Kenan'ın gelecekte Altın Top ödülünü kazanabileceğini düşünüyor musunuz?
Fatih Terim: "Soyadının da ifade ettiği gibi, o gerçek bir yıldız. Onu izlemekten büyük keyif alıyorum. Sadece Juventus'un değil, Avrupa'nın da en iyi oyuncularından biri. Bazı futbolcular "yıldız" olmak için doğmuşlardır. Kenan da onlardan biri. Sözleşmesini uzattığına sevindim. Bence onun gibi bir ikonlara ihtiyaçları vardı. Del Piero'dan sonra Juve'nin bu yöndeki ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir ikon olabilir. Del Piero'nun kariyeri boyunca oynamasını izlemekten çok keyif almıştım. Geleceğin ona ne getireceğini bilmiyorum ama sık sık forma değiştirilen bu dönemde, Juve'nin Kenan'a ayırdığı konumun gurur verici olduğunu söylemeliyim. Juventus'taki kariyerine böyle devam ederse, Del Piero'nun seviyesine ulaşabilir ve Platini, Zidane, Buffon ve sevgili dostum Nedved gibi efsanelerin yanında kulüp tarihine adını yazdırır. Unutulmamalı ki, o hala çok genç. Geçen yıl beni ziyaret etti ve beni mutlu etti. Bana "Hocam" diye hitap etti. Kenan'ın sadece iyi bir oyuncu değil, aynı zamanda çok saygılı ve dürüst bir genç olduğunu gördüm. Umarım bizi gururlandırmaya devam eder."
"LUCIANO AİLEMDEN BİRİSİ"
- Meslektaşınız Luciano Spalletti hakkında ne düşünüyorsunuz?
Fatih Terim: "Benim için o sadece bir meslektaş veya arkadaş değil. Hayatımda önemli bir yeri olan, ailemden biri gibi gördüğüm birisi. Bazen samimi bir el sıkışma veya sıkı bir kucaklaşma bin kelimeden daha etkili olabilir. Karşı tarafın sizin hakkınızda ne düşündüğünü açıkça hissedebilirsiniz. Luciano ile aramızdaki ilişki böyle. Karşılaştığımızda, iki gerçek arkadaş gibi davranır ve şakalaşırız. Uzun zamandır tanışıyoruz, 2000'lerin başında, Fiorentina'da çalışırken, Floransa'da buluşur ve futbol hakkında uzun uzun sohbet ederdik. Onunla fikir alışverişinde bulunmayı seviyorum. Büyük İtalyan kulüplerinde çalıştı ve Empoli'deki ilk yıllarından itibaren, antrenörlük yaptığı her takımda iz bıraktı. Napoli'yi 33 yıl sonra şampiyonluğa taşıdı ve Juventus, onun gelişiyle çok daha tehlikeli bir takım haline geldi."




