13 Nisan 2021 Salı / 1 Ramazan 1442
Gece modu

İspanya La Liga'da Cadiz-Valencia maçında ırkçı saldırı! Mouctar Diakhaby...

İspanya La Liga'nın 29. haftasında oyanan Cadiz-Valencia maçı 25. dakikada ırkçılık skandalıyla durdu. Valencia'nın Fransız stoperi Mouctar Diakhaby'nin ırkçı saldırıya uğradığını ifade etmesinin ardından siyah beyazlı ekip oyuncuları soyunma odasına gitti.

04 Nisan 2021 Pazar 20:53 - Güncelleme: 04 Nisan 2021 Pazar 21:31

İspanya La Liga'da 29. haftada oynanan Cadiz - Valencia maçında ırkçılık skandalı meydana geldi. Mücadelenin 25. dakikasında konuk ekibin Fransız stoperi Mouctar Diakhaby'nin ırkçı saldırıya uğradığını ifade etmesinin ardından Valencialı oyuncular soyunma odasına gitti. Takım daha sonra maça devam etme kararı alırken Diakhaby'nin yerine Guillamon oyuna dahil oldu.

Fanatik'in aktardığı habere göre, skandal olayın ardından açıklama yapan Valencia Kulübü, "Tüm takım, bu arma için savaşmak amacıyla sahaya dönmeye karar verdi ancak ırkçılığa karşı da birlik olmuş durumdalar. Irkçılığa hayır." ifadelerini kullandı.

FUTBOLDA IRKÇILIK OLAYLARININ HUKUKİ KARŞILIĞI

Moussa Marega olayı özelinde, Portekiz polisi müsabaka süresince Marega'ya ırkçı saldırıda bulunan taraftarların tespiti için stadyum kamera kayıtlarını incelemeye başladı. Portekiz yerel kanunlarına göre, ırkçı eylemlere karışan kişiler beş yıl süreyle hapis cezasıyla cezalandırılıyor.

Futbolda ırkçı saldırıların hukuki yönden FIFA ve UEFA boyutu da bulunmaktadır. Irkçılık karşısında sıfır tolerans sahibi olduğunu belirten FIFA'nın, buna rağmen birçok ırkçı eylem karşısında yukarıda belirtilen ağır ceza miktarlarını uygulamaması eleştirilmesi gereken bir noktadır.

FIFA: FIFA regülasyonlarına göre, üye ülke federasyonları futbolda ırkçılık ile mücadele etmeli ve ırkçı eylemlerde bulunan kişileri FIFA regülasyonlarını örnek alarak kendi içtihatları ile cezalandırmalıdır. Irkçılık olayları FIFA Disiplin Talimatı'nda Ayrımcılık (Discrimination) başlığı altında tanımlanmakta olup, FIFA'nın ırkçılık ile mücadelesi üç başlık altında tanımlanmaktadır; aksiyon planı, ayrımcılıkla mücadele yetkilisi ve cezalar. İlk olarak, FIFA'ya üye ülke federasyonlarının tamamının, yetkilileriyle, futbolcularıyla ve hakemleriyle ırkçılıkla topyekün mücadele için somut aksiyon planının olması gerekmektedir. İkincisi, her müsabaka sırasında stadyumlarda ayrımcılıkla mücadele yetkilisi bulunmalıdır. Bu kişinin stadyumlarda potansiyel eylemleri saptayıp, hakemleri bilgilendirmesi ve ırkçı eylemlerle ilgili delilleri toplaması gerekmektedir. Üçüncü ve en önemli kısım ise ırkçı eylemler karşısında FIFA Disiplin Talimatı'nda yazılı olan ceza miktarlarıdır.

Irkçı eylemlerde bulunan taraftarların mensubu olduğu kulübe eylemin ağırlığına göre, ihtar veya seyircisiz oynama cezalarından biri verilir. Ciddi bir ırkçı eylemin ortaya çıkması veya ırkçı eylemlerin tekrarı durumlarında; ilgili kulübe hükmen yenilgi, puan silme, küme düşürme veya ligden çıkarılması gibi çok ciddi ve ağır cezalar verilebilir.

Ayrıca talimatlara göre, ırkçılık eylemlerini gerçekleştiren taraftarların en az 2 yıl süreli stadyuma girişleri yasaklanmalıdır. Taraftarların ırkçı eylemleri sebebiyle de ilgili federasyon veya kulübe en az 30 bin İsviçre frangı para cezasına hükmedilir.

Irkçılık karşısında sıfır tolerans sahibi olduğunu belirten FIFA'nın, buna rağmen birçok ırkçı eylem karşısında yukarıda belirtilen ağır ceza miktarlarını uygulamaması eleştirilmesi gereken bir noktadır.

UEFA: UEFA Disiplin Talimatı'nda ise kişilerden ziyade kulüp ve federasyonlara uygulanacak cezalar öne çıkıyor. Örneğin bir stadyumda kulüp taraftarları tarafından ilk defa ırkçı eylem gerçekleştirilmesi durumunda, eylemi gerçekleştiren taraftarların mensubu olduğu kulübe tribün kapatma cezası verilir. Bu eylemin ikinci kez gerçekleştirilmesi durumunda ise bunun cezası seyircisiz oynama ve 50 bin avro ceza miktarı olacaktır. Ciddi ırkçılık eylemleri ise yine FIFA Disiplin Talimatı'ndaki gibi, hükmen yenilgi, puan silme ve ligden çıkarılma gibi ağır yaptırımlarla cezalandırılacaktır.

Bunların yanında, hakemlere de müsabakayı durdurma yetkisi verilmiştir. Müsabakanın durdurulması sonrası eylemlerin devam etmesi durumunda, ırkçı eylemleri gerçekleştiren taraftarların mensubu olduğu kulüp müsabakayı hükmen kaybetmiş sayılacaktır.

AVRUPA FUTBOLUNDA IRKÇILIK SORUNU NEDEN ÇÖZÜLEMİYOR?

Ciddi bir toplumsal olay olan ırkçılığın futbol sahalarında çözümü çerçevesinde, stadyumdaki futbol paydaşlarının nasıl reaksiyon göstereceği de bir o kadar önemlidir. Marega örneğinden yola çıkacak olursak, Marega'ya taraftarlar tarafından ırkçı saldırılar yapıldığı anda, müsabaka hakemleri ırkçı tezahüratlara karşı sessiz kalmış ve Marega'nın oyun alanını terk etme eylemine hiçbir takım arkadaşı fiilen destek vermemiştir.

Günümüzde hem FIFA hem de UEFA'nın ırkçılık karşısındaki pasif tutumu ve caydırıcı hükümleri uygulamaması sebebiyle, Avrupa futbolunda ırkçılık olayları artarak devam etmektedir. Örneğin Çin'de futbol oynamaya devam eden ünlü futbolcu Yaya Toure'ye göre her olay sonrası ırkçılık konusunda herkes konuşmakta, ama FIFA ırkçılık konusunu yeterince önemsememekte ve bu konuda çözüme yönelik aksiyon almamaktadır. Kendi düşüncesine göre, oyun alanında ırkçı saldırıyla karşı karşıya kalan futbolcular takım arkadaşları ile beraber doğrudan oyun alanını terk etmelidir. Eski futbolcu Les Ferdinand da benzer düşüncelere sahiptir: "Futbolun yönetim organları bu konuya fazla eğilmiyor, çünkü hiçbir zaman ırkçılıkla karşı karşıya kalmadılar ve ırkçılığın ne denli kötü bir şey olduğunu bilmiyorlar. FIFA, UEFA veya yerel federasyonlara gidebilirsiniz, ama hepsi mesuliyeti diğerine yönlendirerek kendisi sorumluluk almaktan kaçıyor.'

Hukuki Çözüm: Futbolda ırkçılıkla mücadelede caydırıcı hükümlerin konulması kadar bu hükümlerin uygulanması da oldukça önemli. Futbolda son zamanlarda ırkçılığın artarak devam etmesinin en önemli nedenlerinden biri de hem ulusal hem uluslararası federasyonların caydırıcı ceza miktarlarını uygulamamasıdır. Bunun yanında hukuki anlamda üzerinde durulması gereken bir diğer nokta, kulüp veya federasyonların değil eylemi gerçekleştiren bireylerin doğrudan cezalandırılması gereğidir. FIFA ve UEFA disiplin talimatlarında yazılan çoğu madde, kulüp veya federasyon yetkilileri, müsabaka hakemleri ve futbolcularını kapsamaktadır. Ancak gerçek hayatta bu tür istenmeyen eylemlerin çoğunu gerçekleştiren kişiler taraftarlardır ve bu taraftarlar eylemleri sebebiyle uzun yıllar boyunca ve hatta bazı durumlarda ömür boyu futbol müsabakalarından men edilmelidir.

HAKEMLER, OYUNCULAR VE TARAFTARLAR IRKÇILIĞIN KARŞISINDA DURMALI

Ciddi bir toplumsal olay olan ırkçılığın futbol sahalarında çözümü çerçevesinde, stadyumdaki futbol paydaşlarının nasıl reaksiyon göstereceği de bir o kadar önemlidir. Marega örneğinden yola çıkacak olursak, Marega'ya taraftarlar tarafından ırkçı saldırılar yapıldığı anda, müsabaka hakemleri ırkçı tezahüratlara karşı sessiz kalmış ve Marega'nın oyun alanını terk etme eylemine hiçbir takım arkadaşı fiilen destek vermemiştir.

İngiltere merkezli Kick It Out organizasyonu müsabaka hakemlerinin ırkçılığa maruz kalan oyuncuya destek olmamasına ve oyuncuların tümünün bir araya gelip tepki amacıyla oyun alanını topluca terk etmemelerine anlam verememiştir. Bu sebeple, bir futbolcu oyun alanında ırkçı bir saldırıya uğradığında, hakemler, diğer futbolcular ve stadyumda bulunup ırkçı eylemleri desteklemeyen taraftarlar dahil herkes ırkçı eylemin karşısında durmalıdır.