A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, 2026 FIFA Dünya Kupası öncesi FIFA'ya açıklamalarda bulundu.
"O DUYGULAR HALA ÇOK CANLI"
"2002 Dünya Kupası'nda ülkenizi temsil etmek sizin için ne ifade ediyordu?"
- "Çocukken topun peşinde koşarken en büyük hayalin Dünya Kupası'nda oynamaktır. Ben bu hayali gerçekleştirdim ve her ne kadar üzerinden uzun zaman geçmiş olsa da, o duygular hâlâ çok canlı. Bu deneyim, her açıdan büyük bir sıçrama yapmama yardımcı oldu. Meksika maçını hala hatırlıyorum; çok önemli bir maçtı ve[Alessandro]Del Piero'nun asistini sanki golü ben atmışım gibi kutlamıştım. 2002'de gerçekten çok güçlü bir takımımız vardı ve turnuvanın nasıl bittiğine dair hala bir pişmanlık ve hayal kırıklığı hissediyorum."

"TEKLİF GELMESİ İÇİN DUA EDİYORDUM"
"Türk futboluyla ne gibi bir bağınız var?"
-"Türkiye'de futbol insanların kanında var; herkes bu spora inanılmaz bir tutkuyla bağlı. Adana Demirspor'daki görevim, buraya alışmam ve ayaklarımın üstüne basmamda bana gerçekten yardımcı oldu. Türkiye'de antrenörlük yaparken burada gerçek bir potansiyel olduğunu görebiliyordum ve milli takımın başına geçme teklifinin gelmesi için dua ediyordum. Son iki yılda harika bir iş çıkardık. Turnuvanın büyüklüğü ve katılan ülkeler göz önüne alındığında, bunun tek başına Dünya Kupası'nda yeterli olmayacağının tamamen farkındayız, ancak yaptığımız işten çok memnunuz."

"BU TAKIM, PES ETMEYEN BİR TAKIM"
"Takımınızın Dünya Kupası'na katılacağından her zaman emin miydiniz?"
- Dünya Kupası'na katılma konusunda iyimserdim ancak bunun zor olacağının da tam olarak farkındaydım. Oyuncularınızla çok sık bir araya gelemiyorsunuz ve onların fiziksel veya zihinsel olarak ne durumda olduklarını tam olarak bilemiyorsunuz. Yol boyunca zorlu maçlar oynadık, ancak ihtiyacımız olan sonuçları almak için elimizden geleni yaptık. Bu takım asla pes etmeyen bir takım ve bu, sporda çok önemli bir özellik.
"İNANILMAZ GURUR DUYUYORUM"
"Dünya Kupası'na katılmanızı sağlayan UEFA play-off'larındaki duygularınızı anlatır mısınız?"
- Romanya ile oynadığımız yarı final maçında en önemli faktör, oyuncularımızın gösterdiği zihinsel güçtü. Sabırlı kaldık ve skoru açmak konusunda paniğe kapılmadık. 1-0 kazanmak ve üstüne bir de kaleni gole kapatmak, gerçek bir takım ruhunu, kararlı bir şekilde savunma yapma ve maçı sonuna kadar götürme yeteneğini gösterir. Onlarla inanılmaz gurur duyuyorum. Sıkı geçen maçları kazanmak için doğru zihniyet ve tutuma sahip olmanız gerekir.
Kosova'da çok sıcak bir karşılama gördük. Maçtan önceki gece havai fişek atarak bizi tedirgin etmeye çalıştılar, ancak sahada maç doğru bir ruhla oynandı. Play-off finaline kadar yükselmeyi başaran çok cesur bir rakip olduklarını kanıtladılar. O maçta da sabrın çok önemli olduğunu biliyorduk. Dünya Kupası'na katılmaya layık bir performans ve sonuçtu. Kerem Aktürkoğlu'nun golü bizim için dönüm noktası oldu. Hakem son düdüğü çaldığında çok duygusal bir an yaşandı.

"BİRKAÇ KELİMEYLE ANLATMAK ZOR"
"Bu kez teknik direktör olarak Dünya Kupası'na dönmek sizin için kişisel olarak ne anlama geliyor?"
- Teknik direktör olarak Dünya Kupası'na dönmek kesinlikle farklı bir şey. Farklı bir sorumluluk ve farkındalık duygusu taşıyorum. Böylesine büyük bir turnuvayı birkaç kelimeyle anlatmak zor; her şey daha büyük geliyor, iyi ya da kötü. Sonuçta, dünya futbolunun en büyük sahnesinden bahsediyoruz.
"KENDİMİ ONLARDAN BİRİ GİBİ HİSSEDİYORUM"
"24 yıl sonra ilk kez Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan Türkiye milli takımında iz bıraktığını düşünüyor musun?"
- Şu ana kadar Türkiye milli takımına tüm kalbimi ve ruhumu adadım. Sonuçlar, bu kadar yetenekli bir oyuncu kadrosuna sahip olmaktan da kaynaklanıyor. Türk kültürü, Napoli'nin hemen dışındaki küçük bir köyde geçirdiğim çocukluk yıllarıma çok benziyor. Her şey saygı ve gururla ilgili; kendimi onlardan biri gibi hissediyorum.
"İLK HEDEFİMİZ BU"
-Sadece elimizden gelenin en iyisini yapmaya ve mümkün olduğunca sonraki turlara gitmeye odaklandık. İşleri adım adım ele almayı tercih ediyorum. Turnuvaya doğru zihniyetle girmemiz gerekecek ve ilk hedefimiz grup aşamasını geçmek. Avustralya bu tür turnuvalara yabancı değil ve Paraguay da üst düzey Güney Amerika takımlarıyla karşılaşmaya alışık. Bir de çok rekabetçi bir takım olan ABD var.
"HİÇBİR ŞEY KESİN DEĞİL"
-Hiçbir şey kesin değil. Grubumuzda İspanya veya Arjantin gibi takımlarla karşılaşmasak da, rakiplerin kalitesi yine de çok yüksek. Hayal kurmak önemlidir ama aynı zamanda ayaklarınızı yere sağlam basmanız gerekir. Bence 2002 Türkiye takımı turnuvanın sürprizlerinden biriydi ve tarihi bir başarıya imza attı. Günümüzde daha fazla maç ve daha fazla takım var, bu yüzden istikrar çok önemli.




