"Ülkemizde üretilen Reis Sınıfı Denizaltılarının, torpido kovanlarının yer aldığı baş kısım Section 50'yi STM olarak yerli ve milli bir çözüm ile ülkemize kazandırdık. Ülkemizin askeri denizcilik ekosisteminin sahip olduğu yetkinliklerle kendi denizaltımızı üretmememiz için hiçbir sebep yok.
Türk savunma sanayiinde milli ve yenilikçi sistemler geliştiren STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. MİLGEM projesi başta olmak üzere Mavi Vatan'a kazandırdığı milli gemilerle adından söz ettiriyor. Türkiye'nin ilk milli fırkateyni TCG İSTANBUL (F-515)'un, ana yükleniciliğini yapan STM, dünyada sayılı ülkelerin üretimini yapabildiği, denizaltı torpido kovanlarının yer aldığı baş kısım (Section 50), ilk kez Türkiye'de yerli ve milli imkanlarla, STM mühendisliği ve koordinasyonunda üreterek, TCG MURATREİS denizaltısına entegre edildi. Türkiye, Section 50 üretimi ile Milli Denizaltı Projesi'ne giden yolda, önemli bir yolda önemli bir tecrübe kazanmış oldu. STM, gelişmiş mühendislik kabiliyeti ile TCG HIZIRREİS Denizaltısı için de önemli görevler aldı.
İnsansız Otonom Sualtı Aracı olan NETA 300'ün de deniz testleri de devam ediyor. İnsansız denizatının test süreci tamamlandığında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın envanterine girecek.
TEKNOFEST Mavi Vatan festivali hakkında konuşan STM Genel Müdürü Özgür Güleryüz, "TEKNOFEST'te olmak her zaman bize ayrı bir keyif veriyor. Gençlerimizle, çocuklarımızla beraber olmak, onlara, abilerin, ablalarının yaptığı ürünler hakkında bilgi vermek, her zaman çok keyifli ve gurur edici. TEKNOFEST Mavi Vatan'a çok büyük bir ilgi var. Gençlerimiz gemilere gelip, denizaltıları görebiliyorlar. İçine girebiliyorlar. Araştırabiliyorlar, sorabiliyorlar" dedi.
MİLGEM projesi çerçevesinde STM ana yükleniciliğinde yapılan fırkateynler hakkında bilgi veren Güleryüz, "MİLGEN projemiz Ada Sınıfı Korvetlerle başlamıştı. STM olarak biz Deniz Kuvvetlerimizin ana alt yüklenicisi olarak aslında dizayn desteğinden başlayarak giderek daha fazla mühendislik sorumluluğu alarak adım adım aslında özellikle yerli, milli katkı payının arttırılması konusunda çok önemli görevler almıştık. İstif sınıfı firkateynlere geldiğimizde de ilk gemimiz TCG İSTANBUL. STM ana yükleniciliğinde, İstanbul Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edildi. Bir taraftan da şu anda 7 tane daha ülkemiz donanması için İstif sınıfı fırkateyn üretimi çok yoğun bir şekilde devam ediyor. STM olarak önemli projelerde yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Biz ülkemizin mühendislik anlamında en büyük askeri denizcilik firmasıyız. Burada gurur duyacak ürünlere katkı vermiş olmak, mühendislik anlamında tasarımına katkı vermiş olmak ve halkımızla beraber bugün de ürünleri paylaşabiliyor olmak gerçekten bizler için son derece gurur verici" ifadelerini kullandı.
Güleryüz, "REİS Sınıfı denizaltılarının inşası Gölcük Askeri Tersanesi'nde çok yoğun bir şekilde devam ediyor. STM olarak bize verilen görev kapsamında hem denizaltı, inşaat süresini kısaltabilmek, hem ülkemizde denizaltı, inşa konusunda ciddi yetkinlikler katabilmek anlamında denizaltının baş torpido kısmı Section 50 olarak adlandırılıyor. Onu Türkiye'de özel firmada ürettirmek için altyapı konusunda mühendislik desteğiyle beraber bir yapı oluşturduk. Şu anda ülkemizde üretilecek olan Reis sınıfı denizaltılarının Section50 kısmı ülkemizde yerli, milli bir çözüm şeklinde oluşturuldu. Denizaltı section olarak adlandırılan parçalar halinde üretiliyor. Donatılıyor ve sonra bir araya geliyor. Section50'de üretim anlamında baktığınızda özellikle mekanik anlamda üretmesi gerçekten en zor kısmı. Ülkemizde artık inşallah ileride kendi denizaltında ürettiğimizde de en azından burun kısmı ve sonraki kısımları yapabilecek bir altyapı artık, bu projeyle beraber o da başlamış oldu" ifadelerini kullandı.
STM'nin kendi tasarımı olan milli bir denizaltı tasarımı STM500 ile ilgili bilgi veren Güleryüz, "STM500'ün tasarımı tamamlandı. Test üretimi blok üretimleri devam ediyor. Denizaltının dış basınçlı kısmına yönelik test üretimleri devam ediyor. Bir sözleşmemiz olduğu durumda denizaltıyı oldukça seri ve mümkün olduğu en kısa sürede teslim edebilecek vaziyetteyiz. Bu anlamda STM ekibi olarak bize verilecek gerek Deniz Kuvvetlerimiz gerekse yurt dışı donanmalar tarafından verilecek bir sözleşmeyle hızlı bir şekilde STM 500'ü üreteceğiz" dedi.
Suyun altında insansız sistemler konusunda oldukça iddialı olduklarını ifade eden Özgür Güleryüz, "İnsansız denizaltı konseptine geldiğimizde teknolojik anlamda sizi zorlayacak belli kısıtlar var. Bu alanda çözümler oluşturmak için çok yoğun bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnsansız denizaltı olarak adlandırdığımız İnsansız Otonom Su Altı Aracı NETA 300'ümüz var. İlk planda mayınların tespiti veya sualtı operasyonları için geliştirdiğimiz STMNETA'nın deniz testleri devam ediyor. Şu ana kadar bütün testlerimiz oldukça başarılı. NETA'yıda insansız denizaltı ailesi olarak sunuyoruz. Suyun altında insansız sistemler konusunda oldukça iddialıyız. NETA 300 'ün çok yakın zaman içerisinde testleri de tamamlanmış olacak. Sözleşme kapsamında Deniz Kuvvetlerimizin envanterine girecek. Biz NETA 300'ü sürekli geliştirerek farklı ihtiyaçlara göre farklı çözümler oluşturabilecek insansız denizaltı konusunda çok yoğun bir şekilde çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.