26 Şubat 2021 Cuma / 14 Recep 1442
Gece modu

Telekominükasyon Türkiye'yi 2023'e taşıyacak

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Öğüt,iletişim sektörünün Türkiye'yi 2023 hedeflerine taşıyacak en dinamik ve en itici sektör olduğu söyledi.

27 Aralık 2013 Cuma 07:00 - Güncelleme: 27 Aralık 2013 Cuma 17:26

 

 


DÜNYADA ekonomik krizin etkilerinin hissedildiği, Avrupa’nın küçüldüğü ve kaynak arayışına girdiği bir dönemde Türkiye ekonomisinin istikrarlı bir şekilde büyümesini sürdürdüğünü belirten Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Gökhan Öğüt “Vodafone Türkiye olarak, ülkemizin bu güçlü performansı devam ettirmesinin, günümüzün yeni gelişmişlik ölçütü olarak adlandırılan mobil teknolojileri, yani dijital yaşamı ne ölçüde benimseyebildiği ile yakından alakalı olduğuna inanıyoruz. Dünya Bankası eski Başkan Yardımcılarından Prof. Dr. Ian Goldin, bu yeni durumu ‘Mobil Rönesans’ olarak adlandırıyor. Goldin’e göre insanlık; 1000 yıldır şahit olmadığı bir biçimde gelir artışının aritmetik nüfus artışının üstüne çıktığı bir dönemi yaşıyor. Bu açıdan, önümüzdeki dönemin Mobil Rönesans’ın sonuçlarının en belirgin şekilde hissedileceği bir dönem olacağını öngörüyoruz” dedi. Öğüt, şunları söyledi: “Dünyanın ekonomik ekseni batıdan doğuya doğru kayarken, gelişmekte olan ülkeler dijital bağlantılı yeni dünyanın yeni merkezi konumuna yükseliyor. Türkiye, bu dönüşümün en önemli aktörlerinden biri.”


Vergilere Düzenleme


“Bizi geleceğe taşıyacak olan sektördeki gelişimin sürekliliği için sektörün dinamizmine uygun, sürdürülebilir ve öngörülebilir yatırım ikliminin şart olduğunu düşünüyoruz” diyen Öğüt, şunları söyledi: “Bu ortamın sağlanması ve etkin rekabetin daim kılınması için vergilerde yeni düzenlemelere ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Sektördeki vergi oranları sürdürülebilir yatırım iklimini olumsuz etkiliyor. Böyle olunca, artan maliyet, günün sonunda tüketicinin hizmete daha uygun fiyatlarla ulaşmasının önünde bir engel olarak kalıyor. Başka bir deyişle, yüksek vergi oranları pazarın büyümesini engelliyor.” Öğüt “Hükümetin 2023 yılı için belirlediği hedef ICT sektör hacmi olan 160 milyar dolarlık seviyeye gelebilmek ancak bugünden atılacak vizyoner adımlarla mümkün olacak. Bu nedenle sektörü sadece Türkiye içinde değil, aynı zamanda diğer ülkelere hizmet verebilecek bir ‘bilişim üssü’ olarak konumlandırmak gerekir” dedi.


Dinamik ve İtici Güç


Bunun yolunun da Türkiye’ye ICT alanında gelecek yatırımları teşvik edecek ve mevcut vergi yükünü aşamalı olarak azaltacak bir sektör politikasının uygulanmasından geçtiğini kaydeden Öğüt “Telekomünikasyon sektörü, özellikle de mobil iletişim teknolojileri, tüm sektörlere dokunan ve toplum gelişiminde pozitif değer yaratan yapısıyla ülkemizi 2023 hedefine taşıyan en önemli araçlardan biri olacak. En dinamik ve en temel itici güçlerden biri olan mobil iletişim; bireylerin ve kurumların geleceğini yeniden şekillendirecek. Toplumumuzun hayatında olumlu yönde bir sosyal dönüşümün önünü açacak” diye konuştu.


Grubun Örnek Ülkesi


Gökhan Öğüt “Vodafone Grubu içinde ‘Türk başarı reçetesi’ olarak ifade edilen program boyunca, Türkiye mobil iletişim gelir pazarındaki,pazar büyümesinin yarısından fazlası Türkiye’den geldi” dedi. Öğüt,‘Türk başarı reçetesi’ni şöyle açıkladı: - Büyüme reçetemiz Vodafone Grubu içinde örnek gösterildi. - 2006’dan beri 4.8 milyar TL yatırımla, 3G şebekemizi Avrupa’nın en ileri HSPA+ altyapısıyla kurduk. - Temmuzda noter huzurunda yaptığımız 4G hız testiyle 300.1 Mbps hıza eriştik. - 80 milyon TYL yatırımla Vodafone Türkiye Bulut Teknolojileri Üssü’nü açtık. - 800 bin Vodafone Çiftçi Kulübü üyesi çiftçi, yıllık olarak 100 milyon Euro verimlilik sağladılar.


Türk Başarı Reçetesine Devam


2014’te yatırımlardan beslenen ve Vodafone Grubu içinde büyük başarı elde eden ‘Türk Reçetesi’ni uygulamaya ve geliştirmeye devam edeceklerini kaydeden Öğüt “Yeni dönemimizde yeni yatırımlarımızdan ikisini kamuoyuna duyurduk. Bunlardan ilki Türkiye’de üretim için siparişini verdiğimiz ve tüketicilere sunmak için heyecan duyduğumuz Vodafone Blade V adlı telefonumuz. Diğer yandan Türkiye’nin kalkınması için özellikle önem verdiğimiz istihdam sağlama konusunda bir adım daha atarak Şanlıurfa’da 40 milyon TL yatırım ile 350 istihdam ile yakın bir tarihte çağrı merkezimizi açacağız” dedi.


 


 



Bilişime Yatırım Sosyal Kalkınmayı da Sağlar


Tamer ÖZMEN-Microsoft Türkiye Genel Müdürü

2023 yılı için konulan bilgi teknolojileri sektörünü 160 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştırma hedefine erişebilmemiz için sadece 10 yıl gibi kısa bir zamanımız var. Bu hedefe ulaşabilmek için sektörün ortalama yüzde 8.5 büyümesi gerekiyor. “Bunun için de kurumların ve KOBİ’lerin teknolojinin gücüne inanması şart” diyen Microsoft Türkiye Genel Müdürü Tamer Özmen “Türkiye’nin bilişim harcamalarına baktığımızda 6.5-7 milyar dolar gibi görece az bir rakamla karşılaşıyoruz. Bu da Türkiye’de teknolojinin sağladığı katma değerden faydalanması gereken çok sayıda kurum olduğunu gösteriyor. G8 ülkelerinde yatırımın dağılımı yüzde 30 donanım, yüzde 70 yazılım ve servisler şeklinde gerçekleşiyor. Türkiye’deki denklemi de bu şekilde oluşturmak rekabetçi yönümüzü kuvvetlendirir” diye konuştu. Türkiye ekonomisini daha da güçlendirmek için 2014’te Türkiye BT sektörünün süratle çözüme, katma değere ve hizmete yönelik bir anlayışla mevcut yatırımlarını sürdürmesi gerektiğine inandıklarını belirten Özmen, şunları söyledi:
Devlet Tarafından Desteklenmeli

“Temennimiz 2014’ün BT sektörünün gelişimini destekleyecek gelişmelerin yaşanacağı bir yıl olması. Burada özellikle de mobil teknolojiler, kurumsal sosyal ağlar, büyük veri ve bulut bilişime dayalı hizmetler kilit rolü üstlenecek. Bu doğrultuda şirketlere ve kamuya görevler düşüyor. Çünkü BT sektörü yalnız ekonomik değil, sosyal kalkınmanın da motoru. Türkiye’nin bilişim toplumuna dönüşebilmesi ancak toplumun geniş kesimlerinin BT sektöründeki ürün ve hizmetlerden yararlanmasıyla mümkün. Ülke ekonomisine önemli ölçüde katkı sağlayan bu sektörün, ulusal sermaye ve yatırımlarla büyümesi, ihracat içindeki payının artırılması, yeni iş alanları yaratmak üzere devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor.”

İnovatif Ürünler Sektöre Yön Verecek


Ergün GÜLER-Vestel Şirket Grubu Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür

2013, Türkiye’nin dünya ekonomisinin üzerinde büyüme beklentisini sürdürerek geçtiğimiz yıllarda yakaladığı istikrarını koruduğu bir yıl oldu. Bu yıl, özellikle ikinci çeyrek büyüme oranı ile dünyada ilk üç ülke arasında yer aldık. Ekonomimizin büyümesine paralel şekilde faaliyet gösterdiğimiz elektronik ve beyaz eşya sektörü de büyümesini sürdürdü.

Renk ve Tasarımlar Ön Planda

Vestel Şirketler Grubu Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Ergün Güler “Vestel olarak 2013’te de sektörümüzün gelişiminde önemli bir rol oynadığımızı gururla belirtebilirim. Son 15 yıldır elektronik sektörünün Türkiye ihracat şampiyonu olarak, 2013’te 140’dan fazla ülkeye yaptığımız ihracatımız ile unvanımızı bu yıl da koruduk. Aynı zamanda Avrupa pazarındaki daralmaya rağmen beyaz eşya sektöründe yüzde 7 büyüdük. Pazarlarımıza Brezilya ve Çin gibi yeni ülkeleri ekledik. 2013, yüzde 100 yerli tasarım ve üretim akıllı telefonumuzu tanıttığımız bir yıl olduğu için de bizim için önemliydi” dedi. Türkiye’nin gelişen ve dönüşen güçlü ekonomisine paralel olarak elektronik ve beyaz eşya üretiminde giderek daha da önemli bir konuma geldiğini belirten Güler “Bu durum, 2014’te sektörün daha da gelişmesini sağlayacak. Aynı zamanda, sektörümüze yön verecek inovatif ve farklılaşmış ürünlerin daha da ön plana çıkmasını bekliyoruz. Sektör, artık tüketicilerin tercih ve alışkanlıklarını algılayıp öneriler geliştirebilen, mobil olarak kontrol edilebilen, farklı renk ve tasarımlar sunan ürünlere yöneliyor. 2014 yılında sektörümüz bu doğrultuda daha da gelişme kaydedecektir” diye konuştu. Güler, şunları söyledi: “Vestel olarak 2014’te de teknolojimiz, ürünlerimiz ve hizmetlerimizle sektöre yön vermeye devam edeceğiz.”

Türkiye'nin Stratejik Önemi Var

Ahmet TELATAR-Panasonic Türkiye Genel Müdürü

TÜKETİCİ elektroniği sektörünün Türkiye için stratejik öneme sahip. “Sektörün hızı değişken olsa da büyüyen ve gelecekte de büyümesini sürdürmesini beklediğimiz bir sektördür” diyen Panasonic Türkiye Genel Müdürü Ahmet Telatar “Küresel bir bakışla Türkiye’nin sektör için büyük bir stratejik öneme sahip olduğunu söyleyebiliriz. Kredi notumuzun yüksek olması, yüksek yatırım dönüşü ve küresel daralmadan etkilenmeyen ekonomimiz nedeniyle yabancı marka ve perakendecilerin öncelikli tercih ettiği pazar konumundayız. Sektörümüzün kısa ve uzun vadede önünün açık olması rekabeti kızıştırıyor ve pazarımızı zorlu bir pazar haline getiriyor. Taşların yerine oturması ile birlikte daha düzgün ve istikrarlı günlere doğru yol alacağımızı düşünüyorum” dedi. Panasonic’in de bu gerçeğin farkında olan bir marka olduğunu belirten Ahmet Telatar, şunları söyledi: “Biz de tüketici elektroniğinde TV, kameralar, telefon, kişisel bakım gibi ürünlerimizle bilinirlik ve görünürlüğümüzü artıracağız. Ancak bu çalışmalarımıza ilave olarak esas atılımımızı kurumsal projelerde sergileyeceğiz. B2B tabanlı projelere daha çok ağırlık vereceğimiz bir dönem olacak. Kamu, hızlı tüketim, perakende, otomotiv, lojistik, sağlık, acil servis gibi sektörler için kritik öneme sahip mobil çalışma ihtiyaçlarına yönelik dayanıklı mobil PC ve tablet çözümlerimiz olan Toughbook ve Toughpad’lerimizi iş dünyasına tanıtmayı sürdüreceğiz.”