27 Şubat 2021 Cumartesi / 15 Recep 1442
Gece modu

İnsanlığın ilk toprakları ETİYOPYA

Kıtlık ve açlık ülkesinden gelişen ülke olma yolunda ilerleyen Etiyopya, gezi rotalarının en çarpıcı noktalarından... İlk insanımsı bulgular bu topraklardan çıktı. Kabilelerin yaşadığı, kahvenin de ana vatanı ülke, Afrika’daki en güvenli yerlerden.

Yener Yalçın27 Aralık 2013 Cuma 07:00 - Güncelleme: 27 Aralık 2013 Cuma 16:13

Kıtlık açlık kuraklık ülkesi olarak bilinen Etiyopya, seyahatimizin ilk durağı başkent Addis Ababa oldu. Addis Ababa, ülkenin seksenli yıllardaki yardıma muhtaç durumdan bugün gelişmekte olan ülke sınıfına geçme arifesine gelişine güzel bir örnek. Havaalanı ile şehir merkezi hayli yakın. Yeni yapılan yollar, alt geçitler, binalar şehirde büyük bir şantiye havası veriyor. Tüm Afrika ülkelerinde olduğu gibi varoşlardaki teneke evler, Addis Ababa’nın genel manzarasında önemli bir yer oluşturuyor. Yerli kabilelerin yaşadığı Omo Vadisi’ne geçmeden önce kaldığımız Addis Ababa’da pazar yerlerini, varoşları ve ulusal müzeyi gezme fırsatımız oldu. Addis Ababa’yı anlatmadan önce Etiyopya hakkında kısa bilgi vermek gerekirse, Osmanlı’da Habeşistan olarak bildiğimiz Afrika’nın doğusundaki ülke. 1993’te Kızıldeniz kıyısındaki Eritre’nin bağımsızlığını ilan etmesi sonrası Habeşistan, kara devleti olarak ismini Etiyopya olarak değiştirdi. Şimdi Habeşistan denilmesinden oldukça rahatsızlar. Oromolar, Amharalar, Tigreler, Sidamolar, Shankellalar, Somalililer, Afarlar ve Gurageler Etiyopya topraklarında yaşayan belli başlı etnik topluluklar. 

Kahvesiyle ünlü 

Ülkenin resmi dili Amharca. Alfabesi de Latin Alfabesi’nden hayli farklı olan Amhar Alfabesi. Ancak ülkede çok sayıda yerel dil ve lehçe var. Bu arada Etiyopya kahvesiyle de ünlü. Kahvenin, Yemen’den değil Habeşistan’dan geldiği de söylenenler arasında. Addis Ababa’ye geri dönersek bir yanda eski model taksiler, inşaatlar, dilenciler bulunurken, diğer tarafta olağanüstü sıcak, konuksever, sürekli gülen insanlar Etiyopya’ya ayrı bir tat veriyor. Addis Ababa’ba diğer Afrika şehirlerinin aksine oldukça güvenli. Akşamları bile sokaklarda rahatlıkla gezebiliyorsunuz. Addis Ababa’da görülecek yerlerin başında Ulusal Müze geliyor. Rift Vadisi’nin 10 milyon yıllık gelişimi, bozulan eko dengelerin karşılaştırılmalı anlatımının yanı sıra eski çağlarda insanların kullandığı araçlar gerçekten büyüleyici.

İnsanlığın ilk atası

Müze’nin en önemli unsuru ise insanlığın ilk ata anası olarak belirtilen Lucy. Etiyopya’nın uygarlığın beşiği, ilk insanın çıktığı topraklar olarak adlandırılması da Lucy ana ile daha güç kazanıyor. 3.3 milyon yıllık bilinen ilk insanımsı canlının iskeleti için Ulusal Müze’de ayrı bir oda ayrılmış. Lucy, 30 kg. ağırlığında, 1.10 metre boyunda. Addis Ababa’nın bir de çok geniş bir alana kurulan Merkato’su, yani ana çarşısı da unutulmamalı. Etiyopya, gezginler için oldukça ucuz bir ülke. Addis Abba’da Türk, Yunan mutfaklarını bulmanız mümkün. Gece hayatı da otellerin ve şehrin merkezindeki eğlence yerleriyle oldukça hareketli.

OMO VADİSİ

Etiyopya seyahatinin şuphesiz en çarpıcı bölümü Omo Vadisi. Nasıl diğer Afrika ülkelerinde vahşi hayvanları görmek için safariler düzenlenirse Etiyopya’da da yerlilere yönelik turlar düzenleniyor. Ancak bu turlar oldukça pahalı. Birçok kabilenin yaşadığı Omo Vadisi, başkent Addis Abba’ya karayoluyla 18 saatten uzun sürüyor. Çünkü yolun birçok bölümü stabilize. Kenya ve Sudan sınırlarına yakın ve henüz çok bakir olan bu bölgede çok sayıda etnik Kabile yaşamakta. Buralarda, dudaklarına büyük halkalar geçiren, vücutlarını değişik şekillerde boyayan, hayvan postuyla giyinen insanları görmek mümkün. Eskiden ilk defa elektrik, uçak, araba gören bu yerliler turistlerin yoğun ilgisi nedeniyle artık gördükleri şeylere pek şaşırmıyor.