Denizin 1600 metre altında 40 yıldır sessizce bekleyen bir nükleer canavar
Denizin 1600 metre altında, tam 40 yıldır sessizce bekleyen Sovyet nükleer denizaltısı Komsomolets, okyanusu yer yer normalden 800 bin kat fazla radyasyonla zehirliyor. Titanyum zırhı erimeye başlayan bu devasa batık, havalandırma borularından dışarı radyasyon fışkırtırken, bilim dünyası tek bir sorunun cevabını arıyor: Titanyum mühür tamamen koparsa ne olacak?
Denizin 1600 metre altında, tam 40 yıldır sessizce bekleyen bir nükleer canavar var: Komsomolets.
Sovyetlerin gururu olarak üretilen bu denizaltı, 1989'da Norveç Denizi'nde bir yangınla sulara gömüldüğünde arkasında pimi çekilmiş bir bomba bıraktı.
İçinde sadece nükleer bir reaktör değil, plütonyum savaş başlıkları taşıyan torpidolar da var.
Norveçli bilim insanlarının son dalışında, havalandırma borularından dışarı resmen radyasyon fışkırdığı tespit edildi. Öyle ki ölçümler, bazı noktalarda radyasyonun normal seviyenin 800 bin kat üzerinde olduğunu gösteriyor.
Sızıntıyı durdurmak için zamanında yapılan titanyum yamalar, okyanus basıncı ve korozyon nedeniyle artık eriyor. Reaktörün kalbi açıkta kalmak üzere.
Şimdilik deniz canlılarındaki radyasyon seviyesi düşük olsa da herkes aynı soruyu soruyor: Bu titanyum mühür tamamen koparsa ne olacak?

















