01 Mart 2021 Pazartesi / 17 Recep 1442
Gece modu

Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanığın yargılandığı dava sürüyor

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü darbe girişimi davasına sivil sanıklardan Hakan Çiçek'in esasa ilişkin savunmasıyla devam edildi.

AA24 Ağustos 2020 Pazartesi 19:34 - Güncelleme: 24 Ağustos 2020 Pazartesi 19:34

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda yapılan duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı.

Duruşmada, darbe girişimini Akıncı Üssü'nden sevk ve idare eden sivil imamlardan olduğu tespit edilen Hakan Çiçek, 2 gün planlanan savunma süresinin yetmeyeceğini belirterek, 3 gün savunma yapmak istediğini mahkeme heyetine bildirdi ve bu konuda bir karar alınmasını talep etti.

Bunun üzerine mahkeme başkanı Selfet Giray, sanık Çiçek'in talebini yerinde görmediklerini, daha önce alınan ara karalarda sürelerin açıklandığını ve sanığa 2 gün savunma yapacağının tebliğ edildiğini hatırlatarak, talebin redine oy birliğiyle karar verdiklerini bildirdi.

Esasa ilişkin savunmasına başlayan Çiçek, "İddianamede ve mütalaada hakkımdaki suç isnatlarına yönelik bir tek maddi gerçekliği olan bilgi beyan ve hukuki delil yoktur. HTS bilgileri sanki suç deliliymiş gibi yansıtıldı." diye konuştu.

Çiçek, FETÖ'nün genel yöneticisi olarak yargılanmasının hukuka aykırı olduğunu, örgütün hangi yöneticisiyle nerede darbe girişimine yönelik bir hazırlıkta bulunduklarının iddianame ve mütalaada yer almadığını savundu.

Darbe girişimi gecesi Akıncı Üssü'ne okul tanıtımı için geldiğini öne süren Çiçek, şunları söyledi:

"Ben Anafartalar Kolejinin sahibiydim. Akıncılar lojmanına kolejimin tanıtımı için gelmiştim. İki kez oradan çıkmaya çalıştım ancak komandolar çıkartmadı. Gece saat 01.00 gibi dışarda insanlar toplanınca tekbir sesleriyle, ben yine dışarı çıkmak istedim ancak komandolar beni dipçikle iterek çıkışıma izin vermediler. Sabah saatlerinde birilerinin tel örgülerden atlayarak kaçtıklarını görünce ben de atlayıp oradan uzaklaştım. Dışarıda jandarmalar tarafından gözaltına alındım. Benim üssün içinde olduğuma dair hiçbir tanık ve kamera kaydı yoktur. Çünkü ben lojmanlar bölgesindeydim üsse hiç gitmedim."

Akıncı Üssü'nden kaçarken tarlaya attığı tespit edilen cep telefonun kendisine ait olmadığını savunan Çiçek, "Dijital materyal olarak şahsama ait sadece bir cep telefonum vardır. Patates hat kullanmadım." dedi.

"Mütalaada okulum FETÖ okulu ilan edildi. MEB'den tüm teftiş raporlarını isteyin tüm devlet kurumlarından bilgi isteyin, cemaat okullarıyla en küçük benzerliğimiz yoktur." şeklinde konuşan Çiçek, "Bana sivil yönetici sanık deniyor. TSK'dan hiç kimse benim hakkımda tek bir kelime dahi söylemedi, hakkımda belge, bilgi de yok." ifadelerini kullandı.

Firari Adil Öksüz'le birlikte Ankara’da darbe planlanan toplantılara katıldığı iddiasını reddeden Çiçek, Adil Öksüz'le aynı tarihlerde Amerika'da olmasının darbe girişimiyle bağlantısı olmadığını savundu.

Hakkında örgütün "Deniz Kuvvetleri imamı" olduğuna yönelik tanık beyanlarını da reddeden Çiçek, "3 subay bulmuşlar. Tanıklık yaptırmışlar. Ben imam değilim. Cemaatte değilim, kurmay abisi değilim, deniz kuvvet imamı değilim. Ben bunların hiçbirisi değilim. İçinde olmadığım eylemler nedeniyle yargılanmaktayım. Hiçbirini kabul etmiyorum." şeklinde savunma yaptı.

Duruşmaya yarın devam edilecek.