28 Haziran 2022 Salı / 29 Zilkade 1443

Nisa bebeği sokak ortasında ölüme terk eden anne tutuklandı

Pendik'te annesi tarafından sokağa terk edilen, Acil Tıp Teknisyeni Büşra Durmaz'ın sütanneliğini yaparak kendisine Nisa Mihriban adını verdiği bebeğin beyin ölümü gerçekleşti. Olaya ilişkin yapılan incelemede, bebeğin beyin ölümünün sebebinin boğazına kaçan kusmuk benzeri bir madde olduğu, bebeğin Çocuk Bakımevi'nde bakımını yapan D.Y.'nin ihmali olduğu iddiasıyla hakkında işlem başlatıldığı öğrenildi. Nisa bebeğin annesi tarafından terkedilmesine ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Nisa bebeği sokak ortasında ölüme terk eden anne tutuklandı.

DHA5 Nisan 2022 Salı 12:36 - Güncelleme:

İstanbul Sağlık Müdürlüğü İl Ambulans Servisi Başhekimliği Pendik 11 No'lu Acil Yardım İstasyonu'nda Acil Tıp Teknisyeni olarak görev yapan 29 yaşındaki Büşra Durmaz, 29 Mart Salı günü Pendik'te boş araziye bırakılmış bir bebek ihbarına gitti. Durmaz, bulduklarında aç olduğunu fark ettikleri bebeği emzirdi ve 3 aylık bebeğe kendi kızının ikinci adını verdi. Nisa Mihriban ismi verilen bebek, sağlık kontrollerinin ardından Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne götürüldü. Bir süre sonra sağlık durumu kötüye giden 'Nisa Mihriban' bebek yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Bebeğin bu sabah saatlerinde beyin ölümü gerçekleştiği öğrenildi.

Bebeğini terkeden Ebru S. emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

ÇOCUK BAKIMEVİNDE 'İHMAL' İDDİASI

Nisa Mihriban'ın beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine yapılan incelemede, bebeğin bakıldığı Çocuk Bakımevi'nde bakıcı ihmali olduğu anlaşıldı. İddiaya göre burada bebeğin bakımını yapan D.Y. adlı bir kadın hakkında ise "taksirle yaralama" suçundan işlem başlatıldı. Ölüm sebebinin boğazına kaçan kusmuk benzeri bir madde olduğu, bebeğin bakımını yapan D.Y.'nin ihmali olduğu iddiasıyla hakkında işlem başlatıldığı öğrenildi.

NİSA MİHRİBAN BEBEĞİN ÖLÜME TERK EDİLİŞİ GÜVENLİK KAMERASINDA

Pendik'te Nisa Mihriban bebeğin annesi tarafından terkedilmesine ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.

Bebeği bırakan anneyi bulmak için polis ekipleri çalışma başlattı. Çalışmalar kapsamında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince 60 güvenlik kamerası görüntüsünün izlendi. Ebru S.'nin Maltepe Huzurevi Metro İstasyonu'ndan metroya binerek Pendik durağında indiği bilgisi edinildi.

Polis, şüpheli anne Ebru S.'nin taksiye binerek Kavakpınar Mahallesi'nde bebeği bıraktığını tespit etti. Ebru S.'nin bebeğinin terkettiği anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntülerde elinde bir elinde bavul diğer elinde çanta içinde bebeğini taşıyan Ebru S. Pendik metro istasyonunda kameralara takıldı. Soğukkanlı tavırları dikkat çeken Ebru S. bir süre sonra gözden kayboldu. Bir diğer görüntü de Ebru S.'nin bebeği bırakıp döndüğü anlar kameralara yansıdı.

Elinde sadece bavul görünen Ebru S.'nin hiçbir şey olmamış gibi rahat tavırlarla yürümesi dikkat çekti. Ebru S. daha sonra bir araca binerek uzaklaşıyor.

ANNE EBRU S., TUTUKLAMA TALEBİYLE MAHKEMEYE SEVK EDİLDİ

Pendik'te 'Nisa Mihriban' adı verilen 3 aylık bebeğini boş bir araziye terk ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan anne Ebru S., tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

AİLE BAKANLIĞI SORUŞTURMA BAŞLATTI

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Anne Ebru S. tarafından terk edilen Nisa bebek, 30 Mart'ta emniyet birimleri tarafından Bakanlığımıza bağlı bir kuruluşa getirilmiştir. 31 Mart sabah saatlerinde solunum güçlüğü çekmesi nedeniyle kurumda görevli sağlık personeli tarafından Nisa bebeğe müdahale edilmiş ve ambulansla hastaneye götürülmüştür. Bebek hastanede yoğun bakımda tedavi altına alınmış ve durumunun kritik olduğu bilgisi edinilmiştir. Konuyla ilgili derhal adli ve idari soruşturma başlatılmıştır" bilgileri yer aldı.

BEBEĞİNİ TERK EDEN ANNE: KASTEN ÖLDÜRMEK GİBİ BİR AMACIM YOKTU

Ebru S. savcılıktaki sorgusunda, 2019 yılında dini nikahla evlendiğini, bu evlilikte 1 buçuk yaşında bir kızım olduğunu, eşinin kendisine sürekli şiddet gösterdiği için eşinden ayrılarak ailesinin evine döndüğünü, kızının ise babasında kaldığını söyledi. Ailesinin zorla başka biriyle evlendirmeye çalıştığını ve evde sürekli üzerinde baskı kurulduğunu anlatan Ebru S., "Bu sırada ben sosyal medya üzerinden tanıştığım M.Ç. ile görüşüyordum. Arayış içerisinde birkaç kez kendisi ile ilişkiye girdim. Yaklaşık 1 ay iki haftalıkken hamile olduğumu öğrendim. Bana, 'git çocuğu aldır' dedi. Elime de bir tane kurşun sıkıştırdı. Bana 'buna bakıp beni hatırlarsın' dedi. Sonrasında numarasını değiştirdi. Kendisine ulaşamadım" diye konuştu.

"DOĞUMDAN KİMSENİN HABERİ YOKTU"

Şüpheli ifadesinin devamında, "Karnım büyümeye başlayıp, evlilik konusunda baskı görmeye başlayınca 2021 yılı temmuz ayında evden kaçtım. Kaçıp İstanbul'a geldim. Bir süre sokaklarda gezinip Taksim'de bulunan karakoldan yardım istedim. Beni Bahçelievler'deki kadın sığınma evine yerleştirdiler. İki ay burada kaldım. Sonra beni Maltepe Kadın Sığınma Evine naklettiler. Çocuğu 5 Ocak 2022 tarihinde doğurdum. Bu doğumdan kimsenin haberi yoktu. Korktuğum için aileme haber veremedim. Bebek erken doğumdan dolayı bir süre yoğun bakımda kaldı. Kaldığım kurumda bebeğin kimliği çıkarıldı. Aynı kadın sığınma evine geri döndüm. 6 aylık sürem dolunca yönetim benden ayrılmamı istedi" ifadelerini kullandı.

"Aynı kadın sığınma evinde birlikte kaldığım D. ismindeki kadının tavsiyesi üzerine B.M. isimli kadının yanına doğru yola çıktım. Bana Birsen'in çocuk kabul etmediğini söylediler" diyen şüpheli, "Bu yüzden de söz konusu eve yakın bir yerde tam adresini bilmediğim 4 katlı bir binanın önüne gittim. Bebeğimi orada emzirdim. Mamasını verdim. Battaniyeye sardım ve uyuttum. Puset içerisindeki yere bıraktım. Sonrada apartman girişindeki zillere basıp saat 11.00-12.00 sıralarında oradan uzaklaştım" dedi.

"APARTMAN ÖNÜNE BIRAKIP ZİLLERE BASTIM"

Ebru S., bebeği bıraktığında herhangi bir sağlık sorunu olmadığını söyleyerek, "Ben çocuğumu özellikle kolay bulunması için apartman önüne bıraktım. Zillere bastım. Kasten öldürmek gibi bir amacım yoktu. Hatta bir süre etrafta gezinip çocuğu alıp almayacaklarını kontrol ettim. İki gün sonra bile olay yerine gidip baktım. Benim çocuğa bakacak durumum yoktu. Ailemin de bu çocuktan haberi yoktu. Eğer öğrenselerdi bana ve çocuğuma zarar verebilirlerdi" diye konuştu.