15 Mayıs 2021 Cumartesi / 3 Sevval 1442
Gece modu

Türkiye'nin ilk serebral palsili uzay mühendisi, başarılarıyla özel gereksinimli çocuklara umut aşılıyor

Türkiye 25'ncisi olduğu üniversite sınavının ardından astronomi ve uzay bilimleri bölümünde, aynı anda üç yan dal yaparak Türkiye'nin ilk uzay mühendislerinden biri olan serebral palsili (SP) Turgay Karakaş, TÜBİTAK'ta savunma sanayinin önemli projelerinde rol alırken bir yandan da SERÇEV Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor.

AA24 Nisan 2021 Cumartesi 11:23 - Güncelleme: 24 Nisan 2021 Cumartesi 12:14

Halk arasında "beyin felci" olarak da bilinen SP ile dünyaya gelen 44 yaşındaki Turgay Karakaş, fiziksel engeli sebebiyle yaşadığı zorluklar ve okul sıralarında gördüğü ayrımcılığa inat, eşine az rastlanır başarılara imza attı.

Öğretmen babası ve ev hanımı annesinin desteğiyle okulda matematiğe ilgili ve başarılı bir öğrenci olan Karakaş, 1994'teki üniversite sınavında sadece sayısal sorulara cevap vererek ilk 25'e girdi. Çocukluk hayali uzay alanında eğitim almak isteyen Karakaş, o dönem uzay mühendisliği bölümü olmadığı için tek tercih yaptığı Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü'ne yerleşti.

Uzay mühendisliği için gerekli yeterliliği sağlayabilmek amacıyla aynı anda matematik, fizik ve kimya alanında yan dal yapan, mühendislik için gerekli fark derslerini de gören Karakaş, TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü'nde (SAGE) görev yapmaya başladı.

Halen SAGE'deki çalışmalarına devam eden, aynı anda öğrencilere özel ders veren Karakaş, 1,5 ay önce Serebral Palsili Çocuklar Derneğinin (SERÇEV) Yönetim Kurulu Başkanı seçildi.

Hemşire eşi ve 3 yaşındaki kızıyla mutlu bir yaşam süren Karakaş, özel gereksinimli çocuklara umut ve ilham veren yaşam hikayesini AA muhabirine anlattı.

- Türkiye'nin ilk seyir füzesini geliştiren isimlerden biri

Türkiye'nin ilk uzay mühendislerinden olmanın kendisi için gurur verici olduğunu vurgulayan Karakaş, ortaokuldaki Türkçe öğretmenin kendisini rencide etmesi ve buna çok üzülmesi nedeniyle üniversite sınavında Türkçe sorularını çözmediğini söyledi.

Fakültede yüksek lisans ve doktorasını tamamlamasının ardından TÜBİTAK SAGE'de çalışmaya başladığını belirten Karakaş, "TÜBİTAK'ta savunma sanayine yönelik projelerde görev alıyorum. Türkiye'nin uzun menzilli ilk seyir füzesi, SOM füzesinin projesinde çalıştım. Şu anda da SAGE bünyesinde yürütülen bütün projelerde aktif rol alıyorum." dedi.

- "Hayatım boyunca kendimi matematiğe verdim"

Karakaş, ablasının, kız kardeşinin, anne ile babasının kendisine her zaman destek olduğunu, okuma yazmayı, çarpım tablosunu okul döneminden önce annesinden öğrendiğini vurgulayarak, çocukluk döneminde en çok ortaokulda zorlandığını, akran zorbalığına maruz kaldığını dile getirdi.

Devlet okullarında okuduğunu, lise döneminde dünya çapında düzenlenen fizik ve matematik olimpiyatlarına katılarak, dereceler aldığını da aktaran Karakaş, dershane sınavlarında hep derece aldığı için aynı anda üç dershaneye ücretsiz gittiğini ifade etti.

Turgay Karakaş, "Matematik benim hayatım. Şu anda da özel ders veriyorum, dört öğrencim var. Onlara da matematiği sevdirmeye çalışıyorum. Kendimi en iyi matematikle anlatabiliyorum. Çocukken mahallede çocuklarla tartışıp onlardan dayak yediğimde annem hep 'Sen onları bilginle, matematikle döveceksin.' derdi. Ben de hayatım boyunca kendimi matematiğe verdim." diye konuştu.

Karakaş, üniversite yıllarının ortaokul ile liseye göre daha keyifli geçtiğini, bilgisi ve düşünceleriyle çevresinden hep değer gördüğünü belirtti.

- "İmkansız diye bir şey yok, sadece biraz zaman alıyor"

Karakaş, özel gereksinimli bireyler için en zorlu dönemin çocukluk olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çocuklar, bazen inanılmaz acımasız olabiliyor, birçok şeyi söyleyebiliyor. Oradaki travmaların çözülmesi gerçekten çok zor. Babam mesela hep en güzel, pahalı oyuncakları bana alırdı ki diğer çocuklar gelip benimle oynasın diye. Bir o kadar zor bir dönem de ergenlik. Kendini karşı cinse beğendirmek, kendi oluşumunu sağlamak çok zordu. Ama şu andaki durumuma baktığımda, SP'li bir birey olarak Türkiye'nin en ciddi, verimi yüksek kurumlarından birinde çalışıyorum. Ekonomik olarak gayet iyi durumdayım. Ehliyetim, arabam var. Diğer SP'li çocuklara örnek olabilmek beni çok mutlu ediyor.

Bizler hasta değiliz, SP, sarı saç, mavi göz, büyük burun, küçük kulaklı olmak gibi bir farklılık. Hiç yürüyemeyen, konuşamayan arkadaşlarımız da var benim gibi kendi kendine yetebilenler de var. Bizim için hiçbir şey kolay olmuyor ama imkansız diye bir şey de yok, sadece biraz zaman alıyor."

- "Serebral Palsili çocuklara hizmet veren bir hastane yaptırmak istiyorum"

SERÇEV Yönetim Kurulu Başkanlığı 1,5 ay önce teklif edildiğinde daha çok çocuğa ve aileye ulaşabilmek için bunu hiç düşünmeden kabul ettiğini vurgulayan Karakaş, 10 yıl önce de kısa bir dönem SERÇEV'de başkanlık görevini üstlendiğini söyledi.

Karakaş, SERÇEV bünyesinde hayata geçirmek istediği projelere ilişkin de şunları kaydetti:

"Serabral palsili çocuklar için erken tanı çok önemli. Erken tanıyı içine alan serebral palsili çocuklara hizmet veren bir hastane yaptırmak istiyorum. Sağlık Bakanımızdan, devlet büyüklerimizden de bu hastane projesi için destek vermelerini rica ediyorum.

İkinci aşama ise eğitim. SERÇEV Gökkuşağı İlköğretim Okulu'nun yapılışında ben de görev almıştım. Şu an ne yazık ki bu okulda okuyabilmek için sıra bekleyen 400 SP'li öğrencimiz var. Gökkuşağı bu çocuklara artık yetmiyor, bu nedenle 2. ve hatta 3. okulu da açmak istiyoruz. Üçüncü hayalim ise üniversite. Özel gereksinimli çocuklarımız için SERÇEV Üniversitesi'ni kurabilmek."

Karakaş, özel gereksinimli bireylerin istihdamının desteklenmesi.ni çok önemsediğini söyleyerek, "Bu konuda devletimiz çok özverili davranıyor ama yeni adımlar da atılması gerekiyor. SERÇEV bünyesinde yaşam evi, kafe gibi ortamları oluşturmak istiyoruz. Bu konuda da devletimizden destek istiyoruz." dedi.