16 Ağustos 2022 Salı / 19 Muharrem 1444

Türünün en büyük örneği! Covid-19 geçirenlerde görülüyor...

Türünün en büyük örneği olan ve insanlarda daha çok görülen gri madde kaybı geniş bir araştırma sonucu bilim insanlarının tezleriyle doğrulandı. Yapılan yeni bir araştırmaya göre, türünün en büyük örneği olduğuna inanılan gri madde kaybının Covid-19 geçirmiş insanların beyninde daha fazla görüldüğü ortaya çıktı.

9 Mart 2022 Çarşamba 05:47 - Güncelleme:

Yeni tip koronavirüs (Covid-19) geçirmiş kişiler üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, türünün en büyük örneği olduğuna inanılan beyindeki gri madde kaybının, Covid-19 olmayanlara nazaran daha fazla olduğu ortaya çıktı.

Yeni bir araştırmaya göre, hafif bir Covid-19 vakası bile olan kişilerde beyin yaşlanması ve beyindeki diğer değişikliklerin hızlandığı ortaya çıktı.

Pazartesi günü Nature Dergisi'nde yayınlanan çalışmanın, türünün en büyüğü olduğuna inanılıyor. Covid-19'a yakalananların beyinlerinde, Covid-19'a sahip olmayanlara kıyasla beyin dokusunda daha fazla gri madde kaybı ve anormallikler olduğu bulundu. Bu değişikliklerin çoğu, beynin koku alma duyusu ile ilgili olduğu ortaya çıktı.

TÜRÜNÜN EN BÜYÜK ÖRNEĞİ

Oxford Üniversitesi'nde Nörobilimler Doçenti olan Başyazar Gwenaëlle Douaud, türünün en büyük örneği olduğuna inanılan gri madde kaybına ilişkin "Hafif enfeksiyonda bile beyinde net farklılıklar görmek bizi oldukça şaşırttı." dedi.

Douaud ve meslektaşları, Mart 2020 ile Nisan 2021 arasında, hem enfeksiyondan önce hem de enfeksiyondan ortalama 4½ ay sonra Covid-19 olan 401 kişiden beyin görüntülerini değerlendirdi. Sonuçları, yaş, sosyoekonomik ve kan basıncı ve obezite gibi risk faktörleri açısından benzer enfekte olmayan 384 kişinin beyin görüntülemesiyle karşılaştırdı. 401 enfekte kişiden 15'i hastaneye kaldırıldı.

785 katılımcının, 51 ile 81 yaşları arasında ve hepsi, 2012'de başlatılan 500.000 kişiden oluşan ve devam eden bir hükümet sağlık veri tabanı olan UK Biobank'ın bir parçası olduğu öğrenildi.

COVİD-19 GEÇİRMİŞ KİŞİLERDE DAHA FALA GÖRÜLÜYOR

Douaud, insanların yaşlandıkça beynin hafıza ile ilgili bölgelerinde her yıl %0,2 ila %0,3 oranında gri maddenin kaybolmasının normal olduğunu, ancak çalışma değerlendirmesinde, koronavirüs bulaşmış kişilerin daha fazla kaybettiğini açıkladı. Enfekte olmayanlarla karşılaştırıldığında dokunun %0.2 ila %2'si olduğu belirlendi.

'İZ SÜRME TESTİ' KULLANILDI

Görüntülemeye ek olarak, katılımcılar, bunama ile ilişkili bilişsel bozuklukların tespit edilmesine yardımcı olmak ve bir kişinin beyin işleme hızını ve işlevini test etmek için kullanılan bir araç olan İz Sürme Testi kullanılarak yürütücü ve bilişsel işlevleri açısından test edildi. Araştırmacılar, en fazla beyin dokusu kaybına sahip olanların bu sınavda da en kötü performansı gösterdiğini buldu.

Douaud, beynin en çok etkilenen bölgelerinin koku alma sistemi ile ilgili gibi görünse de, durumun neden böyle olduğunun net olmadığını söyledi.

Douaud, "Enfekte olmuş katılımcıların beyinlerinde gördüğümüz anormal değişiklikler kısmen onların koku kaybıyla ilgili olabileceğinden, bunun iyileşmesi bu beyin anormalliklerinin zamanla daha az belirgin hale gelmesine neden olabildiğini, benzer şekilde, zararlı etkilerin de ortaya çıkması muhtemeldir. Enfeksiyondan sonra zamanla virüsün (doğrudan veya inflamatuar veya bağışıklık reaksiyonları yoluyla dolaylı olarak) azaldığını öğrenmenin en iyi yolu, bu katılımcıları bir veya iki yıl içinde tekrar taramak olacaktır" dedi.

Douaud, araştırmacıların katılımcıları bir veya iki yıl içinde yeniden görüntülemeyi ve test etmeyi beklediklerini de sözlerine ekledi.

Çalışma, enfeksiyon ve beyin fonksiyonu arasında bir bağlantı bulsa da, bunun nedeni hala net değil. Önceki çalışmalar, önemli ve tekrarlayan koku kaybı olan kişilerde aynı zamanda gri madde kaybının da olduğunu göstermiştir. Ancak bu çalışma, insanların gerçekten koku kaybı yaşayıp yaşamadığını değerlendirmedi.

ALZHEİMER VE DEMANS RİSKİNİ ARTIRIYOR

Yazarlar, bulguların zaman içinde yalnızca bir an olduğu konusunda uyardı, ancak "SARS-CoV-2 enfeksiyonunun uzun vadeli sonuçlarının zamanla Alzheimer hastalığına veya diğer demans biçimlerine katkıda bulunma olasılığını artırdığını" kaydetti.

"YAŞAM KALİTESİ ETKİSİNİ BİLMEK GERÇEKTEN ZOR"

Florida Atlantik Üniversitesi Beyin Sağlığı Merkezi direktörü ve Nörolog Dr. Richard Isaacson, bulguların dikkat çekici olduğunu, ancak alarma neden olmak için yeterli olmadığını söyledi.

Isaacson, bulguların klinisyenler için fark edilebilir olduğunu, ancak bireyler üzerindeki genel etkinin belirlenmesinin zor olduğunu ve küçük olabileceğini de sözlerine ekledi. Ayrıca "Böyle bir durumda uzun vadeli klinik etkiyi ve yaşam kalitesi etkisini bilmek gerçekten zor" dedi.

BEYİN DİĞER MEKANİZMALARDAN DA ETKİLENEBİLİR

Edinburgh Üniversitesi Klinik Beyin Bilimleri Merkezi'nde nöropsikiyatri profesörü olan Dr. Alan Carson, " Beyin, bağışıklık, inflamatuar, vasküler veya psikolojik/davranışsal değişiklik gibi diğer mekanizmalardan etkilenebilir, ancak doğrudan enfeksiyondan etkilenemez" dedi.

Ayrıca Carson, "Bu çalışmanın neredeyse kesin olarak gösterdiği şey, nöral değişiklikler açısından etkidir" dedi. Ancak bunun Covid-19 enfeksiyonundan sonra bilişsel değişimi destekleyen mekanizmaları anlamamıza yardımcı olduğunu düşünmüyorum" dedi.