02 Aralık 2020 Çarşamba / 16 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

15 Temmuz, neden ABD projesidir?

16 Temmuz 2020 Perşembe

15 Temmuz darbe girişimini, FETÖ elebaşı F. Gülen tek başına yapmış olabilir mi?

İş, neticesi ile belli olur. Bugün, pek çoğu firar etmiş FETÖ beyin takımı hangi ülkelerde himaye görüyor, ona bakmamız lâzım.

Avrupa Sığınma Ajansı (EASO), Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından 51 bin 225 FETÖ’cünün Avrupa Birliği ülkeleri genelinde sığınmacı olduğunu açıkladı.

Almanya, Hollanda, Fransa, Belçika, Finlandiya, Yunanistan, İngiltere hemen bütün Avrupa ülkeleri FETÖ’cülere kucak açtı.

Batı, Haçlı zihniyeti ile FETÖ’ye NATO üzerinden de sahip çıktı.

NATO'da görev yapan TSK mensuplarından 200’ü, Türk yargısının “geri dön” çağrısına uymadı. NATO üslerinde görevli kaçak 237 subaydan, 3’ü generaldi. 17’sinin Bylock kullandığı saptandı.

Hain darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz, hain savcı Zekariya Öz, ajan Can Dündar Almanya’nın himayesi altında.

Binlerce klasörlük dosyalara rağmen Washington, F. Gülen’e ve binlerce FETÖ tayfasına hâlâ sahipleniyor.

Demek işin içinde asıl Amerika var.

ABD Merkez Kuvvetleri Komutanı Joseph Votel, darbeci FETÖ’cüler için “Amerika’nın iyi ilişki içinde olduğu askeri liderler tutuklandı” demişti.

FETÖ'nün "hava kuvvetleri imamı" ve 15 Temmuz gecesi Akıncı'da darbe üssünde bulunan Adil Öksüz, 21 Temmuz saat 10:22'de ABD İstanbul Başkonsolosluğu'ndan arandı.

Ocak 2014’te MİT tırları FETÖ’nün yargı-jandarma tezgâhı ile durdurulmuştu. CHP lideri Kılıçdaroğlu bu olayı, Erdoğan’ın Uluslararası Ceza Mahkemesinden yargılanması için Türkiye’yi jurnallemek pahasına kullandı.

Bu ihanetin de ABD ile kontağı vardı.

Tırlar durdurulduktan sonra FETÖ’nün iki sivil imamının, ABD Büyükelçiliği ve Başkonsolosluğu ile telefon konuşmaları yaptığı tespit edildi. İstanbul Başsavcılığı’nın, Adalet Bakanlığı aracılığıyla gönderdiği yazıya ABD’den yanıt gelmedi.

ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda görevli Metin Topuz, geçen ay, "Fetullahçı Terör Örgütü" (FETÖ) üyeliği suçlaması ile yargılandığı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçundan 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo kararı eleştirdi.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hami Aksoy, Pompeo'nun açıklamaları hakkındaki soruya verdiği cevapta,

"Esasen Metin Topuz, ABD'nin ülkemizdeki temsilciliklerinde çalışan tek 'FETÖ' iltisaklı kişi değildir. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Kara Harp Okulu'ndan ilişiği kesilen ve 2018 yılı Ekim ayında ABD Büyükelçiliği'nde çalışmaya başlayan Arif Yalçın isimli şahıs da 'FETÖ/PDY' bağlantısı nedeniyle tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne nakledilmiştir. Bu durum FETÖ'cülerin sadece devlet kurumlarına değil, Türkiye'deki ABD misyonlarına da sızdığını ya da sızdırıldığını göstermektedir" dedi.

Diplomatik üslupta “sızdırıldı”nın anlamı “ABD, bu işin içinde” demektir.

Türkiye’deki bütün darbelerin (27 Mayıs 1960, 12 Mart 1971, 12 Eylül 1980) içinde hazırlayıcı/planlayıcı olarak ABD vardır.

FETÖ ihanetinin içinde olmaları bu açıdan şaşırtıcı değil.

Bugün ortaya çıkan gerçekler, Fetullah Gülen’in 20’li yaşlardan itibaren CIA’nın taşeronu olarak sahne aldığını gösteriyor.

Avrupa ve ABD, hep “sağ” iktidarları çelmelemek ve cezalandırmak için cuntacıları kullandı.

Asıl korkuları, Türkiye'nin inanç değerleri ile köklerine bağlı kalarak güçlü ve büyük devlet olma iradesi ve azmiydi...

Haçlı ittifakının son kullandığı hain Fetullah Gülen oldu.