31 Ekim 2020 Cumartesi / 14 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Sevil NURİYEVA İSMAYILOV
snuriyeva@stargazete.com
Yazarın Sayfası

1.Petro, Putin ve Rusya

04 Temmuz 2020 Cumartesi

Sanırım Rusya üzerine okuma yapanların hepsi, Rusya’nın 1. Petro hayalleri ile süsledikleri gelecek hedeflerini biliyor.

Bunun ne kadar gerçeği yansıtıp yansıtmayacağını analiz etmeyeceğim. Ama hedeflerin arasında hep yer aldığı açıktır. Lakin bu hedeflerin siyaseten yansıması dönemi, Putin dönemidir.

Ve Putin’in iktidara getirildiği ilk dönemler değil. Daha sonra ve daha net şekilde gösterilen hedefler arasında olduğunu ifade etmekte yarar vardır.

Putin, yeni Rusya inşasını kendisinden sonraki dönem için de “Petro hayalleri” ile süslenmiş Rusya modeline sokmak istemekte.

Son anayasa değişimi oylaması ile sadece kendinin “uzun vadeli başkan kalması” yolunun açılması için yapılmadı. Ki bu esas ana başlık idi. Esasa bakıldığında, anayasaki değişim metinlerine göz atıldığında, Rus Devletinin kalıcı ilkelerinin temelinin yeniden güncellendiği açıktır.

Rusya içindeki liberal Batıcı ekip her zaman güçlü olmuştur. Ama buna paralel Rusya devletçilik geleneğinin temeline sadakat konusunda tutucu ekip de, devletin esas ana temelini oluşturmakta.

Son oylamada aile ve din konusuna temel değer olarak atıfta bulunması Putin’in hedeflediği gelecek devletin sarsılmaz temelini oluşturma planlaması içinde olduğunu görebiliyoruz.

Aile ve din.

Aile meselesinde anayasada açıktan kadın ve erkek arasındaki ittifaktan söz ediliyor. Bununla da Putin şu anda “eşitlik” adı altındaki eğilimlerin karşısında durulacağını da, sadece kendisinin yasaklamaları ile değil, kendinden sonraki dönemlerde bu konunun Rusya Devleti’nin temel meselesi olarak korunmasını garantiye almış oldu.

Din ve özellikle “Tanrı” kelimesinin anayasaya geçmesiyle ise toplumunun temel birleştirici gücünün din ile derinleştireceklerini bize izah etmekte.

Putin için 1. Petro idoldur. Ve ilhamını ondan aldığı açıktır.

Batılı ve liberal ekiplerin Rusya üzerindeki etkisinin azalacağını söylemek doğru değil. Lakin bu hep dengede götürülecek bir durum olduğunu da bir tarafa yazalım.

Müslümanların Rusya içindeki gücünü ve etkisini de önemli koz olarak tanımlamada yarar vardır. Dolayısı ile Rusya Devleti üzerindeki etkiler ve eğilimlere bakıldığında, Türklerin ve Müslümanların varlığının her zaman Rusya açısından denge unsuru olduğunu göz önünde bulundurmak lazım.

Batı; hep Rusya içindeki liberal Batıcı ekip üzerinden hareket etti. Onları güçlendirdi. Ekonomik olarak Rusya içinde etkili hale gelmeleri için çalıştı. Rusya’cılık konsepti şimdilik en önemli konsept olduğunu ve bu eğilimlerin Rusya’cılık konseptini olumsuz yönden etkileyemediğini de varsayalım.

Putin; yeni Rusya Devleti’ni, Petro’nun hedeflerini benimsemiş kodun üzerine oturtmak istiyor. Çünkü Rusya’nın güvenliğini, bu kodun üzerindeki yeni kurguda görmektedir.