08 Temmuz 2020 Çarşamba / 17 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Ahmet KEKEÇ
akekec@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Baykal partisine çok kırgın

22 Temmuz 2012 Pazar

Deniz Baykal, kulakları çınlasın, “istenmeyeni engellemenin yolu” olarak, vaktiyle Çankaya’ya Abdüllatif Şener’i önermişti.

Latif abi, hem mensubu bulunduğu hükümetin özelleştirme uygulamalarını eleştiriyordu, yani “devletçi”ydi, devlet kapitalizminin devam etmesini istiyordu, hem parti içinde aykırı sesti, hem kimi çıkışlarıyla birtakım ulusalcı gönüllerde taht kurmuştu, hem de “şarabın tadından başka her şeyini” biliyordu.

Hem de galiba Çerkez’di...

Bu kadarcık soy dayanışması da olurdu elbette...

Latif abi Çankaya’ya çıkacak, cihet-i askeriyenin mızırdanmaları sona erecek, böylece “367 numaralarına” gerek kalmayacaktı.

Latif abi de “Hayır, istemem” demiyordu.

Susuyordu...

Hani, “Haydi Latif Bey, adayımız sensin” deseler, “İstemem, yan cebime koy” bile demeyecek, koşa koşa gidip adaylığını koyacak. O derece hazırdı...

Belki de farklı bir Cumhurbaşkanı portresi çizecekti. Bilemiyorum.

Özelleştirmelere karşı çıkışında ufaktan bir “Ahmet Necdet Sezer kokusu” vardı ama belli de olmazdı.

Hayır, olmazdı...

Latif abi uygun bir Cumhurbaşkanı olmazdı.

Mutlaka “gelen gideni aratır” kuralı işler, AK Parti’nin “icracı” özelliği başlamadan biterdi.

İyi ki olmamış.

Dursun Çiçek albayım “Hükümeti ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı”yla bence boşa mesai harcamış... Asıl plan, Baykal’ın elindeymiş...

Baykal’ın önerisi dikkate alınsaydı, erken seçime ve referanduma gerek kalmayacak, zaten duraklama dönemine girmiş AK Parti o büyük seçim zaferini kazanamayacaktı. Neyse...

Vaktiyle Baykal’a dert olan, şimdi de Kılıçdaroğlu’na dert oldu: “Bu kez Çankaya’ya kim çıkacak?”

Hayır, önerdiği bir isim yok.

Sadece “kadın aday olsun” diyor... AK Parti’ye de kadın aday göstermesini salık veriyor.

Niçin kadın aday?

Eşinin başörtülü olamayacağını düşündüğü için mi? Yahut “kadın aday” önerisiyle, bizi ne tür bir tehlikeden korumuş olacak? “İstenmeyeni engellemenin yolu” Kemal Bey’de kadın aday mı?

Peki, adayın kendisi başörtülü olsa?

Diyelim ki Merve Kavakçı gibi biri önerilse?

Kemal Bey “kadın aday” ısrarını sürdürecek mi?

Refiklerimizden istihbar ediyoruz ki, Kemal Bey’in kafasında epeydir Güldal Mumcu’nunismivarmış...

Demek ki, amacı sadece “istenmeyeni engellemek” değilmiş. Aynı zamanda, “Siz de adayınızı gösterin, biz de gösterelim... Çarpışsınlar!” demeye getiriyormuş.

Hadi çarpışsınlar da...

Deniz Baykal’ın bu duruma çok bozulduğunu belirtelim de, demedi demesinler.

Kılıçdaroğlu genel başkan seçildikten sonra, Baykal bir tür “mecburiombudsman” ve “akil adam” oluverdi. Parti işlerine pek karışmadı. Hizbine hâkim oldu. Muhaliflerin “ayartmalarına” yüz vermedi. Yönetimin başarısızlıklarını muhalefet fırsatına çevirmedi...

Hatta, “Halkım ve partim bana görev verirse, genel başkanlığı neden düşünmeyeyim?” ucuzluklarına bile girmedi.

Haddini bildi.

Bir kenarda bekledi.

Bekledi ki, Kemal Bey, “Partimizin Cumhurbaşkanı adayı Sayın Deniz Baykal’dır, başka da bir arayışımız yoktur” desin.

Kemal Bey bunu demedi ve onarılması güç bir kırgınlığa yol açtı Baykal’da.

Nereden mi biliyorum?

Bir bilgiye dayalı olarak söylemiyorum ama biliyorum.

Ne yani, kendisinde genel başkanlık vehmeden Kemal Bey, Baykal’da Cumhurbaşkanlığı kumaşı göremiyor mu?

Bu kadar mı yetkin bir siyasetçi?