08 Ağustos 2020 Cumartesi / 18 ZilHicce 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Aziz ÜSTEL
austel@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Ah Muslera ah!

15 Haziran 2020 Pazartesi

Bu güne kadar çok yabancı futbolcu tanıdım; özellikle de Galatasaray'da oynayan. Çoğu Türkiye ya da Türk insanıyla özdeşleşemedi hiç. İçlerinde her fırsatta ülkesinin yolunu tutan hatta rapor falan uydurup gelmesi gereken günden daha geç Florya'nın yolunu tutanlar da vardı. Parasını üç gün geç alsa yeri göğü inletir, UEFA'ya şikayetle tehdit ederdi. Hagi'yle Popescou bile UEFA'nın kapısını çalıp GS'ı şikayet emişi, paralarını zamanında alamadıkları için. 

Muslera'da parasını alamadı zamanında. ama hiç şikayet etmedi. Nasılsa üç gün önce beş gün sonra alacağından emindi. Ülkesine gittiği oldu ama herkesten önce döndü.

Her fırsatta Türkiye'yi ne kadar çok sevdiğini anlatır, futbolculuğuna noktayı koyuduğu an "ikinci vatanım" dediği Türkiye'de kalacağını söylerdi.

Muslera'yı sadece Galatasaray'lılar değil, bütün herkes pek bir sevdi, bağrına bastı. Çocuklarının göbek adını MUSLERA koyanlar bile vardı..

Pazar gecesi Rızespor'la yapılan maçta Muslera'nın bacağı iki yerden kırıldı. Müthiş bir hüzün kapladı bütün futbol taraftarını. Başta Fenerbahçe, Beşiktaş olmak üzere hemen bütün futbol kulübleri üzüntülerini belirtti,geçmiş olsun dileklerini iletti. Ama Rize Başkanının gıkı çıkmadı...nedense!! Bu "kazanın" baş sorumluları olan orta ve yan hakem de sus pus oldular!. "Geçmiş olsun" demeyi bile çok gördüler!

Galatasaray'da bir dönem top koşturan Harry Kewell'ın bir tesbiti vardır; doğrudur yanlıştır önemli değil ama ülkemizde top koşturmuş yabancı bi topçunun izlenimleri ve gözlemleri olduğu için hatırlamakta yarar var:

Türkiye'de futbol GS'a karşı oynanan bir oyundur!

demişti Kewell. Gerçek payı var mıdır bu lafta? Örneğin TFF ya da MHK Galatasaray SK'ya karşı diğer kulüblere olduğunca tarafsız mı yaklaşır? Bunun cevabını en iyi, yaz kış demeden statlara koşan taraftarlar verebilir. Ama evinden gecenin bir vakti BB'nın emriyle Kadıköy'e çağrılıp GS'a şampiyonluk kupasını vermek zounda kalan, yüzünü gözünü buıruşturarak kupayı GS'lı futbolculara uzatan TFF Başkanı hala hatırlardadır sanırım!

Her neyse, Türkiye sevdalısı genç bir sporcunun bacağı kırıldı dün gece. Gereksiz yere. Ve GS büyük bir ihtimalle şampiyonluğu Rize'de bıraktı. Hiç önemli değil. Önemli olan Muslera'nın biran önce sağlığına kavuşması. Çok büyük geçmiş olsun Fernando Muslera!!