07 Ağustos 2020 Cuma / 17 ZilHicce 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Deniz Adnan ÇOBAN
acoban@htagrup.com
Yazarın Sayfası

Anneyle ‘bağlan’ hayata

02 Aralık 2012 Pazar

Bebeğin ilk birkaç yıllık hayatında ebevynlerine özellikle de annesine bağlanması onun daha sonraki yıllarda diğer insanlarla kuracağı ilişkilerin modelini belirliyor.

Bağlanma, bebek ile ona temel bakım veren kişi arasında oluşan bağdır. Bebeklerin babalarına, dedelerine, anneannelerine, babaannelerine ve hatta kardeşlerine bağlanma geliştirdikleri bilinmekle birlikte, temel bağlanma anne ile gerçekleşir. Bebek, annesine olan bağlılığını gülümseyerek, ağlayarak, annesini çağırarak, kızgınlığını veya açlığını belli ederek gösterir. Anne veya baba da dokunarak, fiziksel temasta bulunarak, çocuğuyla sosyal iletişimi ve empatiyi etkinleştirerek gösterir. Bu karşılıklı iletişim sağlıklı bağlanmayı oluşturur. 

Bebek güvenmeyi bilmeli

Bebeğin ihtiyaçlarının anında karşılanması bağlanmanın sağlıklı olması açısından çok önemlidir. Bebek, annesine güvenmeli. Çünkü bebeğin annesiyle yaşadığı deneyim onun daha sonraki yıllarda diğer insanlarla kuracağı ilişkilerin modelini belirleyecektir. Empatik ve destekleyici bir anne ya da temel bakım veren kişi, bebeğin diğer insanlarla ilişkiler kurmasına ve dış dünyayı keşfetmesine yardımcı olur. Anne babadan ayrılan ya da kötü muamele gören ya da yetiştirme kurumlarında birçok bakıcı tarafından yetiştirilen çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar, bebeklikteki bağlanma bozukluklarını ve bu bozuklukların uzun vadeli psikolojik sonuçlarına olan ilgiyi arttırmıştır.

BAĞLANMA SORUNLARININ NEDENLERİ

-Bağlanma sorunu yaşayan çocukların annelerinde düşük benlik saygısı, ebeveynlik görevlerinde ve başa çıkma stratejilerinde yetersizlik göze çarpıyor. Bazı annelerde doğum sonrası depresyon görülebilir ya da ciddi bir psikotik bozukluk söz konusu olabiliyor.

-Bebeğin annesiyle ya da temel bakım veren kişi ile bağ kurmasını çocuktaki gelişim geriliği ya da tıbbi sorunlar da engelleyebiliyor. Bağlanma sorunu yaşayan bebeklerin çoğunun zor mizaçlı, beslenme ve uyku alışkanlıkları düzensiz, sinirli ve yatıştırılması zor bebekler oldukları biliniyor. Hele bir de bebeğin ve annenin mizaçları birbirine uymuyorsa bağlanma sorunu riski daha da artıyor.

-Bağlanma sorunları anne-bebek ilişkisinin vasfı ile de ilişkilidir. Bağlanma sorunu olan bebeklerin ve çocukların annelerinin, çocuklarını övmedikleri ve onların davranışlarını anlayamadıkları gözlenmiştir. Bu anneler, çocuklarının hareketlerinden gelen ipuçlarını alamazlar, çocuklarına tutarsız ve karmaşık davranırlar. Mesela acıktıkları için ağlayan bebeklerini kucaklarına alıp teselli etmek yerine, onları emzirmeye çalışırlar. Hâlbuki önce teselli etmek ve duygusal ihtiyacı gidermek ondan sonra beslemek gelir. İhmalkâr ve bebeğe karşı zorlayıcı ve aşırı müdahaleci bir tutum sergileyen anneler de bağlanma sorunu yaratan annelerdir.

-Bağlanma sorunları, anne babalarından sık sık ayrılmak zorunda kalmış çocuklarda da görülebiliyor. Mesela ciddi bir tıbbi hastalık geçiren annenin üst üste hastanede yatmak durumunda olması, çocuğun fiziksel veya cinsel istismara maruz kalması, çocuğun anne babası tarafından terk edilmesi gibi durumlar bağlanma sorunlarına yol açabiliyor. Bazı durumlarda da, ebeveynlerin geçmiş deneyimleri ya da kişilikleri, bebeklerine güvenli bir bağlanma geliştirmeleri için gerekli olan duygusal desteği vermelerini engelleyebiliyor.


3 YAŞ ALTINDAKİ GRUBA EBEVEYN BEBEK TERAPİSİ YAPILIYOR

Özellikle 3 yaş altı çocuklarda görülen bağlanma sorunlarında ebeveyn-bebek terapisini öneriyoruz. Bebek ile ebeveynleri hep birlikte seansa alınır. Çocuklarda EMDR terapisi çok kısa sürede etkili oluyor. Çünkü ikili arasındaki sorunlar travmatik etkilere sebep oluyor. Bu etkileri ortadan kaldırmada EMDR son derece etkili.