05 Temmuz 2020 Pazar / 14 Zilkade 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Mehmet METİNER
mmetiner@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır...

29 Şubat 2020 Cumartesi

İdlib’den gelen haberle yüreğimiz dağlandı.

Regaib kandilimizi kana buladı alçaklar.

Öfkemiz büyüyor.

İçimiz içimize sığmıyor.

Biz derin acımızı içimizde yaşamaya devam ederken o birileri televizyon ekranlarında hâlâ Esedseverlik yapmaya devam ediyor.

İzliyorum esefle.

Aynı gece televizyon ekranındaki CHP milletvekili hâlâ Soçi mutabakatı metnini okuyarak Türkiye’nin taahhütlerini yerine getirmediğini söylüyor utanmadan.

İdlib’deki terörist unsurlardan bahsediyor arlanmadan.

Türkiye o terör örgütlerine yardım ettiği için bu saldırılar oluyor demeye getiriyor aklınca.

Esed’in dediği de tam olarak bu zaten.

Esed, Türkiye’nin Suriye’deki terörist gruplara yardım ettiğini söylüyor oradan.

CHP aynı iddiayı buradan seslendiriyor.

Sanırsınız ki Esed’in sözcüleri konuşuyor.

Bu ülke mebzul miktarda hain gördü de bu kadarını görmedi.

Atatürk’ün partisini Esed’in partisine dönüştürdüler.

PKK’nın partisiyle müttefik hale getirdiler.

Baksanıza askerlerimizin şehit olmasına HDP’ten tek bir kelime tepki yok.

Yok, çünkü onlar derin bir sevinç duyuyorlar.

15 Temmuz’da da yoklardı.

Suriye’nin kuzeyinde PKK’ya karşı yapılan harekatta da Türkiye’nin karşısındaydılar.

Afrin’de de...

Kılıçdaroğlu CHP’si de öyle...

Bir yanda Esed’le ağız birliği içinde öbür yanda PKK’nın partisiyle kol kola...

MHP lideri her zamanki gibi koşulsuz devletin ve hükümetin yanında.

İYİ PARTİ lideri Akşener Cumhurbaşkanını anında arayıp her türlü desteğe hazır olduğunu söylüyor.

Peki Kılıçdaroğlu ne yapıyor?

Susuyor…

İzliyor…

15 Temmuz gecesinde olduğu gibi.

Parti kurmaylarını olağanüstü toplantıya çağırıyor lakin Türkiye düşmanı Esed zalimine çıkıp tek laf etmiyor.

Cumhurbaşkanını arayıp destek bildiriminde bulunmuyor.

Çünkü Esed’i Erdoğan’a tercih ediyor.

“Erdoğan devrilsin de Türkiye batarsa batsın” anlayışına dayalı patolojik bir siyasete sırtını yaslıyor.

Hiçbir milli duyarlılığı yok.

Türkiye sevdası yok.

Varsa yoksa Erdoğan!

Erdoğan’ı devirmek için Esed’le de ağız birliği yaptığı gibi PKK’nın partisi ile de FETÖ’nün kendisiyle de işbirliği yapmakta hiçbir sakınca görmüyor.

Bir başka partinin genel başkanı Perinçek kalkıp askerlerimizi şehit eden Esed katilini eleştireceğine Erdoğan’a kendince akıl veriyor.

Askerlerimizin kanında eli olan Esed’le ve ona arka çıkan Rusya ve İran ile sorunun çözülmesi gerektiğini söyleyerek Erdoğan’a yanlış yapmaması uyarısında bulunuyor.

Dostluk maskesi altında...

Erdoğan’ı zahiren savunuyor görünerek...

Lafı uzatmaya gerek yok...

Diyeceğim şu:

Artık Suriye’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Türkiye’de de...

Herkes safını belli etmelidir.

Esed’den yana olanlar bir safta, Esed ve arkasındaki güçlere karşı kendi devletinin ve milletinin yanında olanlar da bir safta hizalanmalıdırlar...

Türkiye’nin iç siyasetindeki ittifaklar da eskisi gibi olmayacaktır.

Olmamalıdır...

Sorun, “beka sorunu”dur.

Kim ki bu saatten sonra elinde Mehmetçiğimizin kanı olan Esed alçağıyla aynı masaya oturmamızı salık verirse...

Kim ki Esed’e tek laf etmeyip Esed’in tezleri üzerinden Erdoğan’ın şahsında Türkiye düşmanlığı yaparsa...

Kim ki “Afrin’de ve İdlib’de ne işimiz var?” deyip Türkiye’yi adeta işgalci bir güç veya terör gruplarına yardım eden bir ülke olarak gösterirse...

Kim ki “Ne beka sorunu kardeşim! Yok öyle bir şey!” deyip milli direncimizi kırmaya çalışırsa...

Kim ki suret-i haktan görünüp “Bizim hiç mi hatamız yok. Bütün bunlar hatalı dış politikamızın sonucudur!” deyip toptancı bir anlayışla Esed’in değirmenine su taşıyan bir yerde kendini konumlandırıyorsa, hele de bunu fiilen savaştığımız bir dönemde söylüyorsa...

Bilesiniz ki bunların kaffesi, en hafif tabiriyle içimizdeki Mankurtlardır...

İçlerinden bazıları Esedçi, bazıları PKK’lı, kimileri de FETÖ’cülerdir...

Gün, bu ihanetçi bloğun “Erdoğan düşmanlığı!” eksenine oturttuğu siyasi ittifak anlayışını bozma günüdür.

Yeni siyasi ittifakın eksenini “Türkiye’nin bekası”nı her şeyin üstüne oturtanlar bir araya gelip güç birliği ederek belirlemelidir ki Türkiye kazansın...

NOT:

İdlib’deki hain saldırıda kaybettiğimiz canlarımıza, şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve asil milletimize başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.