30 Kasım 2020 Pazartesi / 14 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Ayasofya camii: Biz sevindik, birileri üzüldü…

25 Temmuz 2020 Cumartesi

Dün sadece Türkiye değil, İslam coğrafyası, bütün dünya tarihî bir gün yaşadı.

86 yıl sonra İstanbul’un Fethinin sembolü, Fatih’in emaneti Ayasofya cami olarak ibadete açıldı.

Evvela şunu belirtmeliyiz ki, milletimize bayram sevinci yaşatan Ayasofya’nın müzeden aslına rücu etmesi, Cumhur İttifakı’nın en büyük hayırlarından biridir.

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimini engelleyen Çanakkale ruhu, şimdi de Ayasofya’nın dirilişinde söz sahibidir.

Cumhur İttifakı olmasaydı, Ayasofya’yı cami yapma kararı, siyasî kaosun bir parçası haline getirilirdi. CHP öyle, “ne duruyorsunuz, açın, elinizi tutan mı var” diyemezdi.

İçteki parçalanmadan dolayı, dışarısı ABD, Rusya, Yunanistan büyük baskılar kurardı.

Şüphesiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinin, dava adamlığının, kararlılığının, cesaretinin büyük payı var. Buna vurgu yaparken, Bahçeli’nin devlet adamlığı, MHP’nin varlığı, gücü, desteği asla unutulmamalıdır.

Cumhur İttifakı; AK Parti ve MHP’nin, mana köklerimize bağlılıklarının, kendi değerlerimizle büyük ve güçlü Türkiye olma kararlılığının adıdır.

Büyük milletimize Ayasofya sevincini yaşatan Cumhur İttifakı, işte bu yüzden değerli ve önemlidir.

Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli’nin namazdan sonra Fatih Sultan Mehmet’in türbesine gidip dualar okuması milletimizin hasret kaldığı kardeşliktir.

Belki yeri değil ama şunu da belirtmeliyiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la uğraşanlar, AK Parti’nin içinden partiler çıkartmaya çalışanlar birkaç gündür suspus oldular. Millete rağmen siyaset peşinde koşanlar Batı merkezlerinden medet ummanın bedelini elbet ödeyecekler..

Onlardan öncekiler hüsrana uğradı, onlar da hüsrana uğrayacaklar.

Dünkü Ayasofya Camii sevincinde milletimizin heyecanı ve coşkusu gerçekten görülmeye değerdi.

86 yıllık hasret bitmiş, Ayasofya kilidi kırılmış. Artık aziz milletimizi kim tutabilir.

Dün koştura koştura tekbirlerle Cuma namazına iştirak eden 350 bin kişi (eğer tedbirler alınmasa milyonları bulurdu), Ayasofya’nın cami olması kararını siyasî bulanlara da cevap vermiş oldu.

Ayasofya’nın müze yapılmasını içine sindiremeyen milletimiz, Fethin emanetinin müze değil cami olmasını istedi. Millete hizmet eden yöneticiler de bu arzuyu yerine getirdi ve tarihe geçtiler…

Ayasofya’nın aslına rücu etmesi; milletimizin, inancını yaşama iradesini kuvvetlendirmiştir.

Milletimizin Müslümanlığından rahatsız olan, İslam’la problemi bulunan, ya da siyaseten Erdoğan kin ve nefreti ile dolu olan kesimler bayram sevincine iştirak etmediler. Bütün Türkiye’yi saran manevi atmosferin sağladığı tarihî coşkuyu yaşayamadılar.

Tam tersine, yazdıkları ile konuştukları ile öylesine hazımsızlık gösterdiler, öylesine kahroldular ki… Acınacak haldeydiler.

Milletçe sevincimizden uzak duranların, bahanelere sarılması da bir tuhaf oldu.

“Kamera önünde namaz kılmam” diyen Kılıçdaroğlu’nun, kameralar önünde kilisede mum yakarken görüntüleri ortaya çıktı…

Evet, doğrudur Ayasofya’nın cami olması yüzyılın olayıdır.

Kırılan zincirlerin ardından büyük kapılar açılacaktır.

Artık eski Türkiye yok.

Balkanlardan Orta Asya’ya, Suriye’den Libya’ya, Ege’den Akdeniz’e, engin ufuklara açılan bir Türkiye var.

Milletçe seviniyoruz…