23 Ekim 2020 Cuma / 6 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

AYM, darbecilerin bel bağladığı bir kurum olamaz…

15 Ekim 2020 Perşembe

Anayasa Mahkemesi Üyesi Engin Yıldırım'ın, Twitter'dan 'Işıklar yanıyor' diyerek paylaştığı mahkeme binasının gece çekilmiş fotoğrafı, birden darbe ve FETÖ’nün kripto elemanlarının neler yapabileceği tartışmalarını gündeme taşıdı.

Sadece Anayasa Mahkemesi için değil, demokrasi ve hukuk için de kara bir tablo.

Anayasa Mahkemesi gündeme; kendini bilmez bir üyesinin, “akşam saatiydi, mesai bitiminde bahçede yürüyüş yapıyordum. Binamızın bir fotoğrafını çekeyim dedim, sonra da ışıkların yanmasından etkilendim” demesiyle mi gelmeliydi?

Şuna bakınız, bir Anayasa Mahkemesi üyesi, 27 Nisan e-muhtırası gibi sosyal medya hesabından Türkiye’nin yöneticilerine meydan okuyor.

Tam da FETÖ aymazlığı... “Geri geleceğiz”, “hesap soracağız” diyen FETÖ’cüler kim bilir nasıl heyecanlanmıştır?

Hâlâ 15 Temmuz’daki diriliş ruhundan, milletin darbe heveslilerine karşı kararlılığından habersiz gafiller var, durmadan hatırlatıyoruz.

AYM üyesi Yıldırım, neden hemen yelkenleri indirdi?

Çünkü hiç beklemedikleri kadar şiddetli bir tepki gördüler.

Çünkü onun, “ışıklar yanıyor” meydan okumasına, hemen İçişleri Bakanlığı binalarının fotoğrafı ile “ışıklarımız hiç sönmedi” cevabı verildi.

Yelkenleri indirirken ne dediğini okumuşsunuzdur belki…

"Demokrasi dışı oluşum ima etmem söz konusu değildir. Işıklar yanıyor derken, hukukun ışığını kastettim, başka ışıkları değil…”

Demek başka ışıklar olduğunu, geçmiş dönemdeki darbelerin hepsinde “Genelkurmay’ın ışıkları yanıyor” diye bir slogan olduğunu biliyorsunuz.

Şahsın özrü, kabahatinden büyük.

Bir bakıma meydan okuması, devlete kafa tutma cüreti göstermesi iyi oldu.

Demokrasiye sahip çıkmaya kararlı, darbecilere karşı canı burnunda milletimizin ve Cumhur İttifakının tepkisi bir daha ortaya kondu.

Cumhur İttifakı diyorum. Çünkü başta CHP, muhalefet partilerinden sadra şifa bir tepkiyi henüz duymadık.

Biden’ın da kulakları çınlasın…

Anayasa Mahkemesi’den dün, "Herhangi bir üyenin, şahsi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar, Anayasa Mahkemesi'nin kurumsal görüşünü yansıtmaz.açıklaması geldi.

Hepsi bu. Bir de kurumsal görüş olsaydı beri…

Bir AYM üyesi şahsî görüş açıklayabilir mi? Her üye böyle sosyal medya mecrasından görüş açıklasa, hukuk panayır yerine döner. Önce bunu kınamalıydınız. Ne demek istiyorsunuz? Sosyal medyadan konuşabilir ama görüşü, kurumu bağlamaz.

Vay ki ne vay…

Olay sıradan değil. Öyle “şahsî görüştü” falan diye geçiştirilemez.

Devlete meydan okuma, FETÖ’cülere moral pompalama işlevi gören cüret, asla bu üyenin yanına kâr kalmamalıdır.

Bu üye, AYM’nin zaten tartışmalı olan kararlarını tamamen güvensiz kılacak bir hoyratlık, sorumsuzluk sergilemiştir.

Görevine devamına, devlet de millet de tahammül gösteremez.

Sayın Bahçeli’nin, "Anayasa Mahkemesi, yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır" çağrısının ne kadar isabetli olduğu bir daha görüldü.

Anayasa Mahkemesi darbecilerin, Biden’ın bel bağladığı bir kurum olamaz.

Anayasal kurumlar, geçmişte olduğu gibi darbelere icazet veren vesayet kurumları olamaz.

Millet de buna 15 Temmuz’da olduğu gibi asla seyirci kalmaz…