05 Ağustos 2020 Çarşamba / 15 ZilHicce 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Yakup KÖSE
ykose@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Baro şov

22 Haziran 2020 Pazartesi

Barolarla alâkalı düzenlemede çok geç kalındığını, 15 gün önceki “Baro mevzusu dershane mevzusuna dönmesin” (https://www.star.com.tr/yazar/baro-mevzusu-dershane-mevzusuna-donmesin-yazi-1545768/) başlıklı yazımda belirtmiştim.

Türkiye’deki baro sistemi avukatların sorunlarını çözmekten çok avukatların üzerinde tahakküm kuran bir sistem. Barolar, halkın seçtiği hükûmetin ve de halkın üstünde kendini konumlandırıp sopa gösterme küstahlığında bulunmayı vazife edinmiş “Eski Türkiye”nin köhnemiş bir unsuru. Türkiye’deki baro yönetimleri hak ve hukuktan yana olmaları gerekirken her zaman darbenin bir ayağı olmuşlardır. 28 Şubat darbesinde asker yargı mensuplarını karargâhta toplayıp tâlimatlar verirken barolar askere erketelik etmiştir! Ak Parti bu köhnemiş yapıya el atmakta çok geç kaldı.

Avukatların iradesini hiçe sayan baro sisteminde nihayet bir düzenleme yapılacak. İnşaallah Ak Partili yetkililer “ortayı bulalımcı” bir tavır takınıp da sakat bir doğuma sebep olmazlar. Cesur ve kesin bir tavırla ancak statükoyu yıkabiliriz.

Ak Parti’nin barolarla alâkalı teklifi hakkında bilgi veren Grup Başkanvekili Bülent Turan, 5 binden fazla avukat olan şehirlerde yeni bir baro kurulmasının önünü açtıklarını söylüyor: “Biri, adeta avukatlık mesleğini organize etme görevini yapan baroların, bunu uygulama imkânı kalmamış gibi olan büyükşehirlerde, yani 5 binden fazla avukatın olduğu illerde 2 bin imza ile yeni bir baro kurmaya imkân vermesi. Yani bu kanun tüm illeri kapsayan, tüm baroları ilgilendiren kanun değil zaten, sadece 5 binden fazla avukat olan illerde çoklu baroya izin veren bir çalışma. Bu da şu anki düzenlemede İstanbul, Ankara ve İzmir'i kapsıyor. Bu 3 ilimizin avukat sayısı 5 binden fazla olduğu için diyoruz ki bırakın daha rahat bir yönetim tarzı olsun, daha güzel mesleki rekabet olsun, birden fazla baro olsun ki insanlar hem daha rahat mesleki sorunlarını dile getirebilsinler hem avukatlıkla ilgili sorunlarını tartışırlarken daha rahat bir zeminde tartışsınlar.”

Sayın Turan’ın bahsettiği baro teklifi sorunu çözmeye yetecek bir teklif değil. 2 bin imza ve 5 bin avukat şartlarıyla Ak Parti kendi elini ayağını bağlıyor. 1 kişiyle vakıf, 7 kişiyle dernek kurulan bir Türkiye’de avukatların örgütlenmeleri neden binli rakamlara mahkûm ediliyor? “Eski Türkiye”nin statükocularıyla “Ortayı bulalımcı” tavırla mı mücadele etmeyi düşünüyorsunuz?

Ak Partili yetkililer kimlerle ortayı bulmaya çalıştıklarını belki bilmiyorlardır, bir misâlle anlatayım: İstanbul Barosu’na ruhsat için başvuran avukat adayları baronun Staj Eğitim Merkezi’nin derslerine katılmak mecburiyetindeler. Avukat adaylarına mesleki bilgi ve tecrübelerini aktarması gerekenler derslerde tek anlattıkları Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diktatör olduğu. Köprüyü geçene kadar susmak zorunda olduklarını bildikleri avukat adaylarına ders boyunca çağdışı ideolojilerini anlatan bu güruh, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve ona rey veren Müslüman Anadolu halkını aşağılamanın zevkini çıkartıyorlar! Çok özgürlükçü olduklarını iddia eden bu güruh, aşağılamalarına karşı çıkan avukat adaylarına ruhsat vermiyor!..

Ak Parti bu azgın güruhla ortayı bulmaya çalışırken onlar masaya oturmak yerine Ankara’ya yürümeyi seçtiler. Bunlar şovu da devrimcilik oynamayı da severler. Ak Partili yetkililer de ortayı bulmaya çalışmak yerine cesur bir adımla baroların kara düzenini devirsin.