09 Ağustos 2020 Pazar / 19 ZilHicce 1441
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Başka türlü bir 28 Şubat havası…

21 Kasım 2019 Perşembe

Muhalefetin veya başka bir ifadeyle Erdoğan karşıtlarının son günlerde tırmandırdıkları bir algı operasyonu var. Adı; Türkiye iyi yönetilmiyor… 

Kılıçdaroğlu, bu “Türkiye iyi yönetilmiyor” algısı için Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminden beri adeta çırpınıyor. Erdoğan halkın seçtiği ilk Cumhurbaşkanı oldu, Kılıçdaroğlu nakaratı tekrarladı: Türkiye iyi yönetilmiyor. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde Erdoğan yürütmenin başı oldu Kılıçdaroğlu bildiğiniz gibi: “Türkiye iyi yönetilmiyor...” 

15 Temmuz 2016 FETÖ darbe teşebbüsü Allah’ın izniyle milletimiz tarafından önlenmeseydi o gece tankların arasından kendisine yol verilen Kılıçdaroğlu’nun gerekçesi hazırdı: Türkiye iyi yönetilmiyordu…

Bakınız altını çizmek istiyorum; “Türkiye iyi yönetilmiyor” iddiası bir muhalefet sloganı değildir. Bu algı, Türkiye’de siyaset dışı her zorlamanın, kaos hazırlıklarının gerekçesidir.

Konuyu biraz açayım. Türkiye iyi yönetilmiyor algısı için son dönemde olan bitene kısaca bakalım. 

Siyasî zeminde AK Parti’nin zaafa uğratılması hedefleniyor. 

AK Parti içinden bizim “AKP’liler” dediğimiz, trenden inenler ya da indirilenler, iki parti kurma hazırlığı yürütüyor. Gül/Babacan ve Davutoğlu… Gerekçeleri, Türkiye iyi yönetilmiyor… 

AK Parti bünyesinden istifalar oluyor. Münferit ama malum medya köpürtüyor da köpürtüyor. Gerekçeleri neymiş: Türkiye iyi yönetilmiyor… 

Cumhuriyet gazetesi kaynaklı ve iddiaya dayanan bir haber birkaç gün önce fitne fişeği gibi patlatıldı: 

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, AKP Genel Başkanlığı koltuğunu, güvendiği bir isme devredebileceği iddia edildi…” 

Nereden çıkmış bu? Türkiye iyi yönetilmediği için AK Parti’de sıkıntılar artmış, çareler aranıyormuş. 

Yine Türkiye iyi yönetilmediği için Cumhur İttifakı içindeki çatlak giderek büyüyormuş… 

Diğer taraftan; sosyal/toplumsal zeminde insanımızın dünyasını allak bullak eden olaylar, aynı çerçevenin içine konuluyor: “Türkiye iyi yönetilmiyor…” 

Siyanürle işlenen cinayetler, kötü ekonomik yönetimin sonucu gösterilip “toplu intihar” manşetleri ile duyuruluyor. Çocuklar, hiç toplu intiharın içinde olabilir mi? Baba siyanür içiriyor ama malum medya “cinayet” kelimesini hiç kullanmıyor. “Toplu intiharlar arttı, çünkü Türkiye iyi yönetilmiyor” deniyor. 

Günlerce manşetlerde kalan çocuk ölümleri/cinayetleri, kadın cinayetleri, tecavüz haberleri… 

Başörtülülere saldırılar… Cumhurbaşkanına aleni küfür eden adamlar… Mahkemece serbest bırakılmalar… Neler oluyor böyle? 

“Türkiye iyi yönetilmiyor…” 

HDP’li kadın milletvekili polis kalkanına kafa atıyor… 

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli provokasyonun en alçakçasını yapıyor; “Kürt’e mermi, Türk’e siyanür düştü” diyor. Ve HDP yönetimi erken seçim tartışması başlatıyor. Neden? 

“Türkiye iyi yönetilmiyor…” 

İmamoğlu Avrupa’da kendi ülkesini jurnalliyor ve anlaşmaları hatırlatarak Türkiye’ye müdahale çağrısı yapıyor. Neden? 

“Türkiye iyi yönetilmiyor…” 

Bunların hepsine geniş açıdan bakılırsa bir kaosun taşları döşeniyor. 

Başka türlü bir 28 Şubat havası var Türkiye’nin üzerinde. 

15 Temmuz ihanetini göğsünde söndürmüş bu aziz millet, oynanan oyunları bozduğuna göre karamsar olmayalım elbet. 

Ama rehavete kapılmayalım, teyakkuzda olalım…