14 Nisan 2021 Çarşamba / 2 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Aziz ÜSTEL
austel@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

Belimde nagant koltuk altımda 38'lik, hedefteyse FETÖ!

03 Nisan 2021 Cumartesi

Teşkilat-ı Mahsusa Enver Paşa'nın kurduğu ve başına Süleyman Askeri Beyi getirdiği bir karşı casusluk örgütüydü. Süleyman Askeri Bey, Medine savunmasında şehit düşünce Teşkilat'ın başına Kuşçubaşı Eşref Bey geçti. Bütün Teşkilat'çılar bellerinde Nagant olarak tanınan, Alman yapımı toplu tabancayla koltuk altlarındaki kılıfta .38'lik Browning tabancayı eksik etmezlerdi.

Şimdi neden Teşkilat-ı Mahsusa'dan girdik konuya? Çünkü MİT Müsteşarı Hakan Fidan, bana biraz Kuşçubaşı Eşref Beyi, MİT'de yavaş yavaş Teşkilat-ı Mahsusa'yı hatırlatmaya başladı. Irak'ın içine sızıp PKK'nın sözde yöneticilerinden birini temize havale edip diğeriniyse derdest ederek Türkiye'ye getirmesi Teşkilat'ın Hindistan'daki serüvenlerine benziyor. Padişah fermanını Hindistan'daki Müslümanlara ulaştıranlar Teşkilat'çılardı. Bu sayede İngiliz ordusunda savaşan nice Müslüman Hintli silahını atıp geceye karışmıştı.

Düşünsenize bu ülkenin istihbarat örgütlerinden çalışanların maaşlarını uzunca bir süre ABD İstanbul Başkonsolosluğu ödedi!! Bunun dünyada b aşka bir örneği yoktur herhalde. Gerçek, 27 Mayıs rezilliği sonrası uğursuz Yassıada mahkemelerinde ortaya çıktı. Her ay istihbarat çalışanlarının listesi ve her birinin aldığı maaş bordrosu gönderilir, para gelir ve memurlar maaşlarını alırdı. Şimdi, böyle rezillik nerede görülmüştür!!

Hemen cevabı verelim: Gülen cemaatinin Genel Kurmay'dan MİT'e kadar sızmasıyla. Nice general, nice istihbarat görevlisi meczup bir müezzinin emir komutasına girmiş; resmen akıllara ziyan! İşte rezilliğim daniskası budur!

Ne var ki, baş bakanları bile tuzağına düşüren, CHP Genel Başkanı Kasım Gülek'le kanka olabilen bir adamdan söz ediyoruz. Gerçekten müthiş kurnaz, CIA'nın eğitiminden geçmiş, müthiş bir maddi güce ulaşmış, bu gün bile bir çok ülkede özel okul işleten ve milyonlarca euroyu her ay cebine indiren birinden söz ediyoruz.

Beni en çok üzen şeylerden biri hem sevdiğim hem saydığım bir dostumun, bu meczubu eleştirdiğim için benimle selamı sabahı kesmesi. İnanılır gibi değil! Bütün bu olan bitenden sonra bile Gülen'i sevmek ve savunmak nasıl bir kafa yapısıdır! Allah şifalarını versin; daha ne diyebilirim ki!!

Allah bizi bu ve benzer belalardan korusun dostlarım...