20 Nisan 2021 Salı / 8 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Resul TOSUN
rtosun@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Bence sıfır baraj

10 Kasım 2020 Salı

Aslında başkanlık sistemine geçtikten sonra altı ay içinde uyum yasalarının çıkması gerekiyordu, maalesef çıkmadı.

Bu yasalardan biri seçim yasasıdır. Nihayet bu yasa hakkında bir ön hazırlık yapıldığı basına yansıdı.

Başkanlık sisteminin en önemli özelliklerinden biri sert kuvvetler ayrımıdır. Bunun anlamı güçlü icra(hükümet), güçlü yasama ve güçlü/bağımsız yargıdır.

(Şu anda güçlü icra var yasama da eskisine göre daha bağımsız. Çünkü eski sistemde yasama tamamıyla icraya bağımlıydı. Hükümet temsilcisi gelmeden yasama görüşmesine bile başlanamazdı.)

Seçim yasasında yapılacak değişikliklerle yasama organı daha da güçlü kılınabilir.

Dün basına yansıdığı kadarıyla beş başlık altında bir çalışma yapılıyormuş.

Seçim barajı, seçim bölgesi, grup kurma nisabı, muhtar seçimi ve ittifaklar üzerinde çalışılıyormuş.

SEÇİM BARAJI

Yüzde 10 seçim baraj 12 Eylül darbesinden sonra ihdas edilmişti.

Küçük partilerle dolan mecliste kanun yapmak zor oluyor, hem kolayına hükümet kurulamıyor hem de cumhurbaşkanlığı gibi önemli seçimlerde sonuç alınamıyordu.

Bugün muhalefet partilerinin seslendirdiği güçlendirilmiş parlamenter sistemini andıran bir düzenleme ile yüzde 10 barajı getirildi ki hem siyasi istikrar sağlansın hem de meclis daha aktif çalışsın.

Ayrıca RP gibi partilerin ve bazı marjinal grupların baraj ile önünün kesileceği hesap ediliyordu.

Baraj sadece iki dönemde istikrarı sağlayabildi. 1983 seçimlerinde ANAP, 2003 seçimlerinde de AK Parti baraj sayesinde tek başına iktidar olabildi.

Bu iki seçim haricinde gizli açık ittifaklarla ve bağımsız adaylıklarla baraj etkisini büyük ölçüde yitirdi.

1991 seçimlerinde RP, MÇP ve IDP baraj engelini kurulan ittifak ile aştı. PKK destekçisi siyaset de SHP ile ittifak kurarak barajı aştı.

Ve nihayet ittifak yasal hale gelince baraja takılması muhtemel bütün partiler mecliste temsil edilir oldu.

Partiler arası seçim ittifakının yasallaşmasıyla seçim barajının bence hiçbir önemi kalmadı.

O yüzden yapılan değişiklik çalışmasında seçim barajının 5'in altında 7'in üstünde olmaması teklifinin çok da anlamlı olmadığını düşünüyorum.

Bugün yüzde 5’in altında oy almış BBP de SP de TİP de DP de ittifaklar sayesinde mecliste temsil ediliyor.

Dolayısıyla seçim barajı anlamını tamamen yitirmiş bulunuyor.

Barajın ittifak içinde ve dışında ayrı ayrı değerlendirileceğinden bahsediliyor ki bence o da çok anlamlı değil. O engel daha kolay aşılıyor. İttifak kurmak isteyen parti resmen ittifak kurmuyor ama adaylarını barajı aşan partiden gösteriyor ve meclise girebiliyor!

Bence doğru olan seçim barajının tamamen kaldırılmasıdır.

İki sebepten birincisi resmi ya da gizli ittifaklar baraj tanımıyor.

İkincisi ve en önemlisi de artık hükümetler meclisten çıkmadığı için siyasi istikrar açısından barajın ülkeye hiçbir faydası yok.

Tam tersine temsilde adaletin önünde bir engel olarak gözükmesi sebebiyle Türkiye aleyhine bir algıya sebep oluyor.

SEÇİM BÖLGESİ

Üzerinde çalışılan seçim bölgesi meselesi yasama organının güçlenmesi açısından önemli. Gördüğüm kadarıyla daraltılmış bölge sistemi ağırlık kazanıyor.

Daraltılmış bölge sistemi de eğer 5 milletvekili ile sınırlandırılırsa bunun da çok büyük faydası olmayacaktır. Çünkü zaten 54 seçim bölgesinde milletvekili sayısı 5 veya daha az sayıdadır.

5 milletvekiliyle sınırlandırılacak daraltılmış bölge sistemi sadece büyük şehirler için belki nisbi bir fayda sağlayacaktır ama pek bir şey değişmeyecektir.

Ben dar bölgeden yanayım. Her seçim bölgesinden bir milletvekili seçilmesini daha demokratik buluyorum. Her bölgeden bir vekil demek bölge seçmenin tanıdığı saydığı sevdiği ve kendisini mecliste iyi temsil edeceğini bildiği adayların seçilmesi demektir.

Tabana dayalı vekil güçlü vekildir. Güçlü vekillerin oluşturduğu meclis de güçlü meclistir.

Dar bölge sisteminde parti merkezleri kazanmak için o bölge seçmeninin tercih ettiği şahsı aday göstermek zorunda kalır ki bu da bir nevi ön seçimi veya benzer bir yöntemi zorunlu kılar. (AK Parti programında hem daraltılmış bölge hem önseçim hem de tercihli sistem va’di vardır.)

İlla da daraltılmış bölge deniyorsa ve 5 milletvekili ile sınırlandırılacaksa o zaman hem önseçimin hem de tercihli sistemin getirilmesi gerekir ki güçlü vekil ve güçlü meclis çıksın ortaya.

Diğer başlıklara imkân olursa başka yazıda temas ederiz inşallah.