02 Aralık 2020 Çarşamba / 16 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Biden ve FETÖ'nün Baykal kaseti komplosu…

27 Ağustos 2020 Perşembe

ABD’de Demokratlar’ın Başkan Adayı Joe Biden’ın Türkiye ile ilgili sözleri geçmişin olaylarına da ışık tutuyor. Biden,

“Erdoğan’a bedel ödetmeliyiz. Erdoğan’a karşı, muhalif liderlerle doğrudan ilişki kurarak onları cesaretlendirmeli ve desteklemeliyiz. Erdoğan’ı mağlup etmeliler. Darbeyle değil, seçim süreciyle…” demişti.

Acaba Biden’ın dedikleri, geçmişte uygulanmış mıydı?

Bu sorunun cevabı için bir dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Onur Öymen’in dediklerini hatırlamamız gerekiyor.

Öymen’in anlattıkları, Biden’ın sözlerinden sonra büyük önem kazandı.

Onur Öymen 24 Ocak 2017’de Akşam gazetesine konuştu. Aynen şunları söyledi:

“ABD’nin Deniz Baykal’dan rahatsız olması 1 Mart tezkeresiyle zirve yaptı. Amerika rahatsız olunca muhalefeti değiştirmeye karar verdiler.

“Üç senaryodan bahsediliyor.

“Birinci senaryo Türkiye bir İslam devleti olacaktır.

“İkinci senaryoda 2011'de darbe olacak.

“Üçüncü senaryo ise iç siyasette değişiklikler olacak, Baykal istifaya zorlanacak. Bunu yazdıkları tarih ise Ekim 2008. 60-70 sayfalık bu raporu 2009 başlarında bana getirdiler. (Silkroad Araştırma Merkezi raporu)

“Bu raporları hem Deniz Baykal hem de Kemal Kılıçdaroğlu’na okuttum. Sivil toplum kuruluşunun hazırladığı bir rapor diye bir değer vermediler. Kemal Bey, ‘Aaaa öyle mi?’ diye tepki gösterdi.

“Kaset komplosu yokken belgeler vardı. Arkasından CHP’de yönetim değiştikten sonra Wikileaks belgeleri sızdı. 248 bin sayfanın 48 bini Türkiye’yle, 6 bini ise CHP’yle ilgiliydi.

“Orada dönemin Amerika Büyükelçisi “Bütün kötülüklerin sebebi Deniz Baykal’dır. Onun için Baykal gönderilmelidir. Yerine de makul biri getirilmelidir” deniliyor. Daha sonra Hillary Clinton bir telgraf gönderiyor ve Kılıçdaroğlu’nun adını zikrediyor. Bu telgraftan anlıyoruz ki Amerika, Türkiye için yeni bir muhalefet lideri arayışına girmiş. Direkt ‘Kılıçdaroğlu gelsin’ denmiyor ama adı ilk defa orada zikrediliyor…”

22 Mayıs 2010’da Kılıçdaroğlu CHP’nin başına geçince neler oldu, onu da biz hatırlatalım:

1. 26 Ocak 2012’de FETÖ ABD imamı Faruk Taban ve bazı örgüt üyeleri CHP Genel Merkezi’nde Kılıçdaroğlu’nu ziyaret etti. 5 gün sonra yani 7 Şubat 2012 MİT krizinden bir hafta önce CHP lideri, "yargıda cemaat kadrolaşması var diyemem” dedi.

2. 2013 Mart ayında bir grup CHP milletvekili FETÖ sivil toplum kuruluşları toplantısı için Amerika’ya götürüldü.

Dönüşte Gezi Olayları başladı.

Kılıçdaroğlu, Haziran 2013’te FETÖ’nün televizyonu STV’de, “Emin olun Erdoğan yurtdışına kaçacak ve biz onu getirip yargılayacağız” diyordu.

3. 17-25 Aralık darbe girişimlerinden 12 gün önce 3 Aralık 2013’te, CHP heyeti Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde, ABD'de cemaat heyetiyle görüştü. Türkiye'ye dönüşünde CHP'liler, "yakında öyle şeyler açıklanacak ki Erdoğan ülkeyi terk edecek" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, örgütün montaj kasetlerini parti grup toplantısında tüm Türkiye'ye dinletti.

4. Ocak 2014’te FETÖ kumpasıyla MİT TIR’ları durduruldu. Kılıçdaroğlu şunu dedi: “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin uluslararası alanda meşruiyeti tartışılır konuma getiriliyor…”

5. 25 Aralık 2015’te Kılıçdaroğlu, "Fethullah Gülen ile ilgili ne düşünüyorsunuz?" sorusuna "Mazlumun yanında oluruz" cevabını verdi.

Sonrasında FETÖ’nün bankasına, dershanesine, medyasına el konuldu. Kılıçdaroğlu tüm milletvekillerini buna karşı direnişle görevlendirdi.

15 Temmuz darbe girişimi sonrası, FETÖ’nün, “tiyatro, kontrollü darbe” söylemi CHP’nin parti görüşü haline geldi.