• $ 5,7949
  • € 6,4677
  • 277.632
  • 98415.3
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yiğit BULUT

yigitbulut@stargazete.com

Bıktırana kadar yazacağım !

16 Eylül 2012 Pazar

Evet, bıktırana kadar yazacağım... Türkiye tarihi bir kaynak akışı altında ve atılan adımların “en noktasına” taşınması için “bilek hareketleri” yapmamız gerekli...

Sevgili dostlar, aylardır Devletin elinde kalan değerli kamu varlıklarının “halka arz edilmesi gerektiğini” sizlere aktarıyor ve detayları paylaşıyorum. Son bir hafta içinde buna güzel bir örnek olabilecek “Türk Telekom ve Halkbank halka arz haberleri” geldi. Çok doğru ve tam zamanında bir adım. Şimdi bunu yenileri izlemeli. Vatandaşın bu haftasonu itibariyle “nakit ve nakite acil çevrilebilecek kayıtlı, görünen varlıkları” 1 trilyon TL sınırına biraz daha yaklaştı... Buna bir de akışı hızlanan özellikle Rusya-Orta Asya-OrtaDoğu üçgenindeki varlıkları ekleyin; Türkiye tarihi bir “finansal sıçramanın” eşiğinde olduğunu daha net görebilir...

Sevgili dostlar, giriş sonrası tam bu noktada soralım; 2023’e bizi taşıyacak, “finansal sıçramayı” teşvik edecek noktalar hangileri olacak ?

İlk önce maddeler halinde “TEZ’I” sorgulayalım-detaylandırmaya çalışalım;

1-Amerika’nın Libya’da darbe alması ve arkasından şekillenmeye başlayan tez açıkça şuna işaret ediyor; Amerika’nın Afrika şekillendirme-yerleşme süreci başladığı gibi, Avrupa’ya da yol göründü ! bu gelişmeler kısa-orta ve uzun vadede Avrupa ve İsrail’i olumsuz etkileyeceği gibi Türkiye’ye akışı hızlandıracak, Suriye dahil birçok sorunu çözüm yoluna sokacak

2- Yeni bir DÜNYA DÜZENİ kuruluyor ve özellikle 11 Eylül sonrasında ortaya çıkan “psikolojik sınırlamalar” ile birlikte içinde bulunduğumuz bölgede “yıldızı parlayan”, yatırım yapılabilir ve en önemlisi “yaşanabilir-yaşanmak istenecek” tek bir merkez var; Türkiye...Ekonomik, siyasi, sosyal bütün gelişmeler bunu doğruluyor !

3- Devlet-Vatandaş arasında sorunlar çözüldü ve ülkesinin gücüne, sağlamlığına güvenen bir “dinamik yapı” ortaya çıktı. Bu da Türk halkının birikimlerinde tersine bir akışa yol açtı

Bu tespitler ışığında yeniden soralım; oluşan denklemi doğru okuyabiliyor muyuz ve yukarıda tespit ettiğimiz bölgelerden Türkiye’ye para ve varlık akışını sağlayacak enstrümanlara sahip miyiz ? Gerekli mekanizmaları ve organizasyonları kurduk mu ?

Sevgili dostlar, YAPABİLECEKLERİMİZİ dışarıdan-içeriye yeniden analiz etmeli ve acil bazı adımlar atmalıyız...

Neler mi ? Bazılarını daha önce yazdım ama dedim ya; bıktırana kadar yazacağım !

1- İMKB: İçeriye yönelik “çekici” düzenlemeler yapılırken, aynı anda bir BÖLGE BORSASI daha İMKB’nin tecrübesinden yararlanarak hayata geçirilmeli. İMKB’nin “Borsa Istanbul” olması yetmez !

2- Kamu eliyle “Türk halkına” enstrümanlar anlatılmalı ! Bankalarda yatan vatandaşın yüzlerce milyar doları “7-8” faiz pazarlığında neredeyse “bedavaya” kullanılıyor. Bu para sermaye piyasasında “FAİZSİZ” bir ortamda yaratılacak “sinerjiden” kar alarak değerlenebilir.

3- Avrasya Menkul Değerler Borsası kurulmalı ! Bölgedeki şirketlerin Rusya-Orta Asya-Orta Doğu ülkelerinin “kote olabilecekleri” ve yaratılacak “yeni enstrümanların” işlem göreceği yeni bir “ortak organize pazar” !

4- İMKB, İZMİR VOB, Avrasya Menkul Değerler Borsası ve Altın Borsası yeni bir yapılanma ile Türkiye’nin bütün ihtiyacını karşılayabilir hale getirilmeli. Bu yapılar içinde 24 saat işlem yapılabilecek “elektronik pazarlar” da oluşturulmalı.

5- Türkiye’nin altın rezervinin ciddiyeti yeniden ele alınarak sorgulanmalı, idrak edilmeli ve Altın Borsası “Londra Metal Borsası” alternatifi olarak bölge ülkelerinin de ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmeli. İçeride “yastık altındaki” altınların sertifikaya döndürülüp daha aktif işlem gördüğü yapı teşvik edilmeli.

6- Altın Borsası bütün piyasalara yönelik kurulacak bir FETVA KURULU eşliğinde İslami Bankacılık ihtiyaçlarının tamamına cevap vermeli. Bir örnek; Türkiye’deki İslami Bankacılık kurumlarındaki para her gece Londra Metal Borsasına gidip geri geliyor. NEDEN ? ALTIN BORSA’sı yapılandırılamaz mı ? Yoksa ülkeye şeriat mı gelir !

7- Kentsel dönüşüm hızlanmalı. Geçmişte yapılan saçma tahsislerle halkın elinden alınan “çok değerli alanlar” geri kazanılmalı ve değerlendirilmeli.

8- TOKİ daha güçlü bir hale getirilmeli ve şehirlerdeki yeniden yapılanma faaliyetleri hızlandırılarak “bina konsolidasyonu” ne pahasına olursa olsun başlamalı. “Konsolidasyon” mantığı çok basit; bir cadde üzerinde 5 katlı 4 bina varsa, 10 katlı 2 binaya çevrilerek kalan alan YOL ve YEŞİL SAHA olarak düzenlenebilir... Bu sayede yolların genişlemesinin önü açılır, şehirler kökten değişir !!

9- “FETVA KURULU” Devlet eliyle kurulmalı ve bütün para-sermaye-menkul piyasalarını kapsayacak şekilde özellikle Orta Doğu’dan gelecek sermayenin hassasiyetlerini kapsayacak gerekli “görüşleri” ortaya koymalı.

10- TPAO-BOTAŞ yeniden yapılandırılarak, verilecek maden-gaz-petrol imtiyazları sonucu halka açılmalı ve içeride-dışarıda bu şirketlerin % 49’u satılmalı. Bu yaratılan kaynak ile “arama-sondaj” faaliyetleri hızlanmalı.

11- Tapu tespit ve değerlendirme komisyonları kurularak “işgal altındaki” kamu toprakları yeniden değerlemeye alınmalı. Örnek: Boğazdaki yalıların, ormanların kalbine saplanan sitelerin, fabrikaların tapularının hepsi eksik veya hiç yok ! Sadece sorularak ortaya çıkacak gerçek “milyarlarca TL’ye” yol açabilir !

Sonuç : Türkiye 150 yılın firsatının eğişinde, bu ülkede ekonomide öyle “değerler” ortaya çıkabilir ki; inanın bizler bile bugün hayal edemiyoruz ! Adım atalım ve “en noktasına” giden yola çıkalım !

Suriye sınırına askeri sevkiyat

Suriye sınırına askeri sevkiyat