Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Lütfü OFLAZ
loflaz@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Bu millet diktatörlüğe evet demez!

18 Nisan 2017 Salı

Demokrasilerde millet ne diyorsa odur.

Demokrasinin özü budur.

Referandumdan önce “Evet diyecekler de Hayır diyecekler de saygıdeğerdir” diye ilk defa ben yazdım.

Bazı Hayır’cıların Evet’çilere “Hain” demesine de, bazı Evet’çilerin Hayır’cılara “Terörist” demesine de karşı çıktım.

Nihayetinde sandıktan milletin kararı çıkacaktı.

O karar ne olursa olsun başımızın üstünde yeri olacaktı.

Sonuçta millet seçimini yaptı ve artık referandum süreci geride kaldı.

Ülkemizde ilk demokratik seçimlerin yapıldığı 1950’den beri pek çok seçim geldi geçti.

1950 seçiminde “Yeter, söz milletin” diyenler galip gelmişti.

Önceki gün yapılan referandumda ise “Söz de karar da milletin” diyenler galip geldi.

Gerçi 1950’deki seçimden beri milletin kararını beğenmeyenler, hazmedemeyenler hep oldu.

Darbe teşebbüsleri, darbeler bu yüzden oldu.

Milletin seçip işbaşına getirdiği hükümetler askeri darbelerle devrildi.

Milletin iradesi tanklarla çiğnendi.

Millet 27 Mayıs 1960’tan 15 Temmuz 2016’ya kadar iradesinin tanklarla çiğnenmesine tepki göstermedi.

1960’ta askeri darbeyle hükümet devrildi; iktidar partisinin yöneticileri hapsedildi; başbakan ve iki bakanı asıldı; millet tepki vermedi.

1971’de askeri darbeyle hükümet devrildi; millet tepki vermedi.

1980’de askeri darbeyle hükümet devrildi; Meclis lağvedildi; partiler kapatıldı; başbakan ile birlikte siyasi parti liderleri hapsedildi; millet tepki vermedi.

1997’de ordunun marifetiyle hükümet indirildi; millet tepki vermedi.

Kısacası, 15 Temmuz 2016’ya kadar hep tanklar milleti teslim aldı.

Ancak 15 Temmuz’da tanklar milleti teslim alamadı.

Millet tanklara kendisini çiğnetti, iradesini çiğnetmedi!

Milleti teslim alan tanklardan, tankları teslim alan millet noktasına gelindi!

Tankları teslim alan bu millet, artık ister askeri, ister sivil olsun diktatörlüğe izin verir mi?

Kendi iradesinin üzerindeki bir iradeye tahammül edebilir mi?

Zaten millet kendinden emin olduğu için, referandum sürecindeki “Ülkede diktatörlük kuracaklar” propagandası istenilen sonucu vermedi.

Millet “Hangi çılgın bana diktatörlük yapacakmış, şaşarım” dedi!

Millet “Bana diktatörlük yapmaya kalkışanı alaşağı etmesini de bilirim; güç bende” dedi!

Onun içindir ki referandumda Hayır tarafının “Ülkede diktatörlük kuracaklar” propagandası galip gelmedi.

Avrupa bu propagandayı yaptı.

CHP de HDP de bu propagandayı yaptı.

Başta Meral Akşener’ciler olmak üzere, MHP’deki Hayır’cı kesim bu propagandayı yaptı.

Başta Abdullah Gül’cüler, Ahmet Davutoğlu’cular olmak üzere, AK Parti içindeki Hayır’cı kesim bu propagandayı yaptı.

Ama anlaşılan onların bu propagandası milletin çoğunluğunu ikna etmedi.

Sonuçta milletin çoğunluğu referandumda “Evet” dedi.  

Böylelikle millet ülkenin yönetim sisteminde eski çağı kapatıp yeniçağ açtı.

Evet, milletin bu kararı çağ kapatıp çağ açmak olarak değerlendirilecek ölçüde bir karar.

Radikal bir karar.

Milletler böylesine radikal kararları zor alırlar.

Ama millet zor olanı yaptı; eski yönetim sisteminin tersi olan yeni yönetim sistemine geçiş kararı aldı.

Artık geçmiş geçmişte kaldı.

Şimdi geleceğe bakma zamanı.