26 Ekim 2020 Pazartesi / 9 RebiülEvvel 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Cem Küçük
cemkucuk@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Bu yola her sonucu kabullenerek çıktım!

19 Aralık 2015 Cumartesi

Eğer Fethullahçı çete 17 Aralık’ta girdiği savaşı kazansaydı ben ya hapiste ya mezarda olacaktım. Bunu bilerek mücadeleye girdim. Eğer Fethullahçı terör örgütü beni hapse sokabilseydi de Can Dündar gibi mızmızlanmaz ve dırdırlanmazdım. Can Dündar kanlı bir iktidar ve ihtilal mücadelesinin içine girdi ve kaybetti. Ama o kadar fake bir devrimci ki, şimdi tüm dünyaya yalvarıyor, ağlıyor zırlıyor. Eğer ben hapse girseydim kanımın son damlasına kadar girdiğim mücadelenin bedeli derdim. Aynı şekilde 17 Aralık’ta FETÖ yardakçısı olarak bu iktidar ve ihtilal mücadelesinin tam göbeğinde yer alan Ahmet Hakan da ağlayan ve zırlayan familyadan. Onurlu bir devrimci gibi “Evet Tayyip Erdoğan’ı FETÖ yoluyla indirmek istedik ama olmadı” demiyor, diyemiyor.
Tam aksine herkesten hızlı Erdoğancı oldu. Zaten Ahmet Hakan budur ve hiçbir karakteri ve omurgası yoktur. 

Ahmet Hakan ile benzer bir omurgasızlık hastalığına sahip kişi de Deniz Ülke Arıboğan’dır. 50 yaşını geçtiği  halde 30 yaşındaymış gibi fake hareketler yapan botoks kraliçesi aklıma Timur Selçuk’un meşhur şarkısını getiriyor. “Sağcıyla sağcı... Solcuyla solcu... Çevir kazı yanmasın, çevir de çevir.. Çevir kazı yanmasın devir bu devir...”

İşte bu Deniz Ülke de bir gün sağcı bir gün solcu, öbür gün liberal, diğer gün muhafazakar oluverir. Bazı gün Atatürkçü bazı gün Özalcıdır. Fakat bu sefer bukalemun gibi renk değiştirirken Fethullahçı role girdiği sıra birileri Deniz Ülke balonunu patlattı. İşte şimdi kocasıyla beraber çok bildiği yargı içi yöntemlerle beni sindirmeye çalışıyor. Ahmet Hakan da aynı şekilde.

Alayınıza sesleniyorum, istediğiniz Fethullahçı savcıları ve hakimleri de ayarlasanız, ben tek başıma da kalsam sizinle mücadele edeceğim...  

CEVAP VE DÜZELTME METNİ

T.C

İSTANBUL ANADOLU

6. SULH CEZA HAKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ NO: 2015/3129 D.İş

Star Gazetesinin 07.09.20)5 tarihli nüshasının 16. sayfasında, "İki sahtekarın portresi" başlıklı yazı içeriğinde müvekkillerimiz Deniz Ülke Arıboğan ve Lütfı Arıboğan hakkında özet olarak; . Yağdanlık yapma rekorunu kocası Lütfi Arıboğan ile beraber elde tutuyorlar... Bu kadar zıt çevreler aynı anda nasıl yalanır demeyin sayın okurlarım...Hem bu zıt çevrelere yalakalık yapıp aynı anda hepsinden de rant topluyorlardı ve bu korkunç sahtekarlık neredeyse bir itirazla bile karşılaşmıyordu..Liitfı Arıboğan 'ın Basketbol Federasyonu Başkanı olma hayali sona erdi, itibarı büyük oranda bitti... Sonunda da aynı anda her yere yalaklık yapan Deniz Ülke Arıboğan TRT'den kovuldu...Kovulur kovulmaz da daha düne kadar yalakalık yaptığı TRT'ye ve Tayyip Erdoğan'a küfretmeye başladı. İşte bu olay bile Arıboğan'ın nasıl karaktersiz biri olduğunun ispatıdır... Rahmetli babasının bile adını kendini kurtarmak için istismar etmeye kalkacak bir tip bu. Kocasının ticari çıkarları tarafından yönlendirilen kişiliksiz bir kadın... bazı şeyleri söylesem hakkında soruşturma başlar Deniz Hanım... Araba kullanmayı bilmeyen şoför gibi İngilizce bilmeyen Uluslararası İlişkiler profesörüsün. Siyaset bilimi literatürüyle ilgin yok, yeni çıkan botoks tedavileri ve genç görünmek için delirme literatürüne hakimsin." Şeklinde gerçek dışı, müvekkillerin kişilik haklarını zedeleyici ve hakareti havi ithamlar ve ifadeler yer almaktadır.

Sayın Lütfi Arıboğan ve Deniz Ülke Arıboğan'ın söz konusu yazıda yer alan asılsız isnatlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Müvekkillerin zıt çevrelerle ilişki kurarak rant sağladığı, Sayın Deniz Ülke Arıboğan'ın TRT'ye ve Recep Tayyip Erdoğan'a küfrettiği, İngilizce bilmediği, siyaset literatürüyle ilgisi olmadığı ve benzeri yazıda yer alan tüm iddialar gerçek dışıdır, karalama amacıyla sarfedilen bu iddialar gazetecilik etiği ile bağdaşmadığı gibi hakaret suçunu oluşturmaktadır. Aynı doğrultuda Sayın Lütfı Arıboğan, adli sicilinde hiçbir kayıt bulunmayan, yazıda iddia edildiği gibi bir mahkumiyeti ve/veya devam eden, taraf olarak yer aldığı davası dahi bulunmayan bir kişidir. Buna rağmen söz konusu yazısıyla müvekkilin bekleyen yolsuzluk dosyaları olduğu iddiasında bulunulması tamamen gerçek dışı ve iftira niteliğindedir. Müvekkiller, hukuka ve kanuna uygun olarak yaşantılarını sürdüren, toplum nezdinde itibar sahibi kişilerdir. Bugüne kadar yasadışı hiçbir kişi ve kuruluşun yanlarında yer almamış, bundan sonra da yer almayacaklardır. Söz konusu yazı, müvekkiller yönünden başından sonuna kadar gerçek dışı olup müvekkillerin kişilik haklarını zedeleyen, müvekkillere asılsız isnatlar yükleyen ve basın meslek ilkeleri ile bağdaşmayan niteliktedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Lütfı ARIBOĞAN ve Deniz Ülke ARIBOĞAN Vekilleri

Av.Yunus EGEMENOĞLU-Av. Harika KOCACIK