29 Kasım 2020 Pazar / 13 RebiülAhir 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Şehnaz YILMAZ
syilmaz@staragazete.com
Yazarın Sayfası

Cahil bir Âlim

07 Ekim 2012 Pazar

İzmir Şirince’de yaptığı kaçak yapılar ve eski eşinin üzerine dışkısını atmasıyla tanınan yazar Sevan Nişanyan’ın, sıra dışı macerasını takip edenler bilir. Geçenlerde internet sitesinde Hz. Muhammed (SAV) hakkındaki hakaret ve nefret içeren ibretlik sözleri ile yine basındaydı. İçinde yaşadığı toplumun en kutsal kişisi için aklın mantığın ve vicdanın çalışmadığı, ahlak ve faziletten nasibini almamış nefret dolu sözler. Türkçe, Osmanlıca ve Dilbilim gibi konulardaki birikimi dolayısıyla âlim sınıfına da konulan Nişanyan’ın cahilliklerini üzülerek izliyoruz. Âlim olmadan önce insan olmak gerekir. Bunun da yolu ahlak ve faziletten geçer. Nitekim adam olmadan âlim olundu mu cehalet bakî kalır.

Ünlü Osmanlı tarihçisi Cenabî’nin “Cenabî Tarihi” adıyla da bilinen “el-Hâfilü’l-Vâsıt ve Aylemü’z-Zâhirü’l-Muhît” adlı eserlerinde Şeh Edebali`nin Osman bey`e nasihatleri şöyledir;

Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelâmlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgârlarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daima sabırlı, sebatkâr ve iradene sahip olasın! Milletin kendi irfanı içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını. Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır. En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. İnsan bir kere oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!

Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın... 

Bu cahil âlime yanlış bilgi ve nefreti düzeltmesi için Farabi’den de seslenmek isterim. “Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılamaz.” Nitekim tüm kâinata peygamber olarak gönderilmiş yaradılmışların en hayırlısı Hz. Muhammed ‘e (SAV) sarf edilen iftiralar yüce peygamberimizi değil ama söyleyeni helak eder...