24 Eylül 2020 Perşembe / 6 Safer 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Hüseyin GÜLERCE
hgulerce@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Çekilen teröristler, Cenevre’de karşımıza kravatlı çıkmasın…

26 Ekim 2019 Cumartesi

ABD ve Rusya ile varılan mutabakatlar sonucunda, terör örgütleri sınırlarımızın 32 kilometre dışına çıkarılacak. 

ABD, acaba PKK/YPG’yi çekilmeye nasıl ikna etti? Konvoylara atılan patates, domates dışında ABD’ye bir tepki yok. 

ABD’nin hesabı nedir? 

Ankara mutabakatına katılan ABD heyeti doğrudan İsrail’e gitti. İsrail’in endişelerini nasıl giderdiler? 

ABD’nin “Kürt kartı”nı kullanmaktan vazgeçeceği söylenemez. Çünkü bölgemizdeki hesapları kısa değil uzun vadeli. 

ABD’nin oyun içinde oyun oynadığına dair Türkiye’yi ilgilendiren ibretlik bir örnek var: PKK elebaşı Öcalan’ın bize teslimi. 

Öcalan 15 Şubat 1999'da Kenya'nın başkenti Nairobi'deki Yunanistan Büyükelçiliği'nden alınarak Türkiye'ye getirildi. Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit bunu devletin büyük başarısı olarak açıkladı.  

Milletçe sevindik. 18 Nisan 1999 seçimlerinde Ecevit’in DSP’si bu rüzgâr ile birinci parti oldu. (Yüzde 22 oy, 136 milletvekilliği.) 

Bölücü terör, azalacağı, etkisizleşeceği halde daha da azgınlaştı. 

Öcalan, Suriye’de 20 yıl kalmıştı. Burada PKK’yı kendisine bağlı hale getirmişti. Türkiye’ye teslim edilince, Suriye’nin kontrolünden çıkan terör örgütü, ABD’nin kontrolüne girdi. 

ABD’nin PKK elebaşını teslim etmesinin arkasında ne olduğunu zamanla düşünmeye başladık. 

Ecevit, 13 Nisan 2005 tarihinde Sabah gazetesiyle yaptığı bir söyleşide “Amerika bize Apo’yu neden verdi onu hala ben de bilemiyorum” dedi.  

Irak’ın işgali, ABD’nin ana stratejisini anlamamızı sağladı. Irak parçalandı ve Kürtlere meşru statü sağlandı. 

Öcalan Türkiye’ye teslim edilerek denklem dışına itilmiş, Talabani ve Barzani’nin öne çıkartılması, Irak işgalinden önce ayarlanmış oldu. 

Sonra Barzani’yi de harcayarak Irak’ta, İsrail lehine istedikleri yapı kuruldu. 

Mısır, Sisi darbesiyle halledildi. Sırada Suriye vardı. 

ABD, PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’ye bizim sınırlarımız boyunca bir terör devleti kurdurma aşamasına geçti. 

Asıl amaçları Irak’ta olduğu gibi Suriye’de Kürt siyasi hareketine meşruiyet sağlamaktı. İsim değişikliğine bir daha gittiler. Suriye Demokratik Güçleri (SDG) peydahlandı. 

Açık oyunu Türkiye’nin kararlılığı bozdu. 32 km derinlikli 444 km uzunluğunda güvenli bölge için epey mesafe aldık. 

Evet, PKK insan kaybetti. Şehirlerde, dağlarda inlerinde belleri kırıldı. Kandil’e hapsoldular ve oranın da başlarına yıkılması yakındır. 

Ama Amerika’da oyun bitmez. 

Batı, Türkiye’yi zayıflatmak ve parçalamak için Kürt kartını oynamaktan vazgeçmez. 

FETÖ darbe girişimi ihaneti; PKK etkisiz kalırsa başka bir ihanet şebekesini devreye sokma planını ortaya çıkardı. 

20 yıl önceki Öcalan’ın teslimindeki ABD stratejisini çok önemsemeliyiz. 

Teröristlerin çekiliyor olması, bizi rehavete sevk etmemelidir. 

Suriye Anayasa Komitesi 30 Ekim'de Cenevre'de toplanacak. ABD ve Avrupa’nın hedefi; yeni anayasal yapısı içerisinde, kullandıkları güçlere statü verilmesini sağlamak olacaktır. Esed rejimi buna destek verebilir. SDG, şimdiden rejim ordusuna katılmayı teklif ediyor. 

PKK yakında “silahlı mücadeleden vazgeçtik” açıklaması bile yapabilir. 

ABD, siyasî Kürtçülerin taptıkları liderlerini kendi elleriyle Türkiye’ye teslim etti ve onlar bunu sineye çekerek ABD’ye güvenmeye devam ettiler. On kere kandırılsalar Batı’ya sırtlarını dönmezler/dönemezler... 

Çünkü bölücü Kürt siyaseti, “Kürdistan” hayallerinin ancak dış güçlerin desteğiyle gerçekleşeceğine iman ediyor. 

Biz, Türk-Kürt kardeşliğine inanan vatandaşlarımızla aynı bayrak altında, tek devletin sahibi olarak yaşamayı seçtik…