26 Şubat 2021 Cuma / 14 Recep 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Aziz ÜSTEL
austel@stargazete.com
Yazarın Sayfası
Dinle

''CHP nasıl şehir kulübüne dönüştü?''

23 Ocak 2021 Cumartesi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, CHP Genel Başkanımız, canımız, ciğerparemiz Kemal Kılıçdaroğlu beyimizi arayarak, aşı olabileceğini bildirir. Kemal Beyimiz halkçı ya? Önce millet sonra kendisi ya. Durun durun hele! Kemal Bey ne zaman halkçı oldu? Onu bıraktığımızda başını Cem Boyner'in çektiği, TÜSİAD'ın kurduğu Yeni Demokrasi Hareketi’nin yönetim kurulu üyesiydi.

Sonra bir baktık; "beş dakkada Beşiktaş" örneği, CHP'nin Genel Başkanı koltuğuna oturtuldu! Bunun yanı sıra da Deniz Baykal'a, akıllara zarar, bir tezgâh açıldı. Karanlıklar içinde, yatakta yatan bir kadınla, biraz ötede, ayakta bir adamın gösterildiği bir video yayınlandı. Bu video sözüm ona, Baykal'ın bir kadınla beraberliğinin kanıtıydı! Deniz Bey'in, bu ahlaksızlıklara uğraşacak vakti yoktu, sabrıysa hiç. Alın atınızı verin tımarımı diyerek çekti gitti!

Sonra Türkçe bilmeyen AK Partili Dengin Mir Fırat'la koltuklarının altında dosyalar Kemal Bey, usta gazeteci ve televizyoncu Uğur Dündar'ın karşısına çıktı. Dündar ortaladı Kemal abi çaktı voleleri; sonra, şıpın işi CHP Genel Başka koltuğu…

Ve CHP bir girdaba kapıldı; tepetaklak gitti... Hala da duracağı yok!

Kılıçdaroğlu'nu o koltuğa kimler oturtmuşsa çivilemişler besbelli.

Ne olursa olsun bir milim kıpırdamıyor.

Çokça rahmetli Ecevit'in "halkçılığını" taklit etmeye kalkışıyor: Aşı için sıramı beklerim lafı da bunlardan biri. Sağlık Bakanı onu aşıya davet etmiş, zaten yaşı gereği sıranın başında; kalkıp sıramı beklerim demek basit bir halkçılık numarası ki yemezler Kemal Beyim yemezler!

Öyle bir gecede Ecevit olunmuyor. Adam koskoca İnönü'yü o koltuktan kaldırmış. Sonra bakmış CHP birbiriyle itişen kakışan, avanta peşinde koşturan, tepeden inmecilerin, önce "ben" sonra tufan diyenlerin, bir kez seçildi mi koltuğu bir daha kimseye kaptırmamak için savaşanların çetesine dönüşmüş, basmış istifayı. Eşiyle birlikte sıfırdan bir parti kurmuş, onu iktidara taşımış. Belki devleti gerektiğince yönetememiş ama ne avantaya ne bireysel çıkara yönelmiş, ne de dedikodular dört bir yanı sarmış. Günü geldiğinde de atına binip sonsuza uçmuş. Kemal Beyse başına geçtiği CHP'yi neredeyse sıfırlamış, biat edenleriyle birlikte partiyi parti olmaktan çıkarıp garip bir şehir kulübüne dönüştürmüş!

Özetle Türkiye'nin sorunu ne AK Parti ne Cumhurbaşkanlığı düzeni. Sorun Kemal Bey ve onun koca CHP'yi dönüştürdüğü şehir kulübü!