14 Nisan 2021 Çarşamba / 2 Ramazan 1442
Gece modu

Köşe Yazarları ve Köşe Yazıları

Medaim YANIK
myanik@stargazete.com
Yazarın Sayfası

Çocuğun yalnızlığı nasıl fark edilir ve nasıl önlenir?

29 Temmuz 2019 Pazartesi

Yalnızlık çocuklar için zehirli etkilerde bulunuyor. Bu sebeple anne ve babaların çocuğun yalnızlığını fark edip önleyici tedbirleri almaları gerekir. Allahtan anne babaların çoğunluğu doğal halleri ile çocuklarını yalnızlıktan korumayı bilir. Bazı anne babaların ise bu konunda becerilerinin arttırılması gerekiyor. Bu becerinin öğretilebilmesi için anne babalık eğitimlerine ihtiyacımız var. 

***

Normal yalnızlık ile sorunlu yalnızlığın ayrımı: Öncelikle çocuklar için sorunlu yalnızlık (teknik tabirle sosyal izolasyon) ile çocuğun zaman zaman tek başına oyun oynaması veya etkinlikte bulunmasını ayırt etmek lazım. Başkalarıyla oyun oynayan çocuğun zaman zaman kendi başına oynamasını normal kabul etmek lazım. Hatta bu sınırlı yalnızlık çocuğun yaratıcılığını arttırabilir. Sorun olan, çocuğun kendisiyle aktif ilgilenen yetişkinler olmaksızın veya beraber oyun oynadığı çocuklar olmaksızın vaktinin çoğunu yalnız geçirmesi. İşte bu durum çocuk için zararlı. 

Yalnızlığa yatkınlık oluşturan sosyal ortamlar: Çocuğun çoğunlukla tek başına kalmasına sebep olan durumlar var. Bazen aşırı meşgul anne babalar çocuklarını ilgisiz bırakabiliyor. 

Bazen de aile fertlerinin sorunları oluyor ve bu sorunlarla boğuşan aile üyeleri küçük çocuğu kendi haline bırakabiliyor.  Dinlediğim öykülerden biri şöyle: “Ben çocukken ailemde bir kargaşa ve tartışma hali vardı. Babam iflas etmişti. Annem üzüntüden yataktan çıkmıyordu. Anne ve babam bizimle nadiren ilgilenirdi. Annemin yanına gittiğimde “git başımdan” diyordu. Kenarda tutulan unutulmuş bir çocuktum. Bu duruma çok üzülürdüm. Lise birinci sınıfta anne ve babamın şiddetli tartışması esnasında bayıldım. 15 yaşında birkaç kez ilaç içerek intihar girişiminde bulundum.” 

***

Çocuğun kendi yaşına yakın başka kimsenin olmaması yalnızlığa zemin hazırlayan durumlardan biri. Dinlediğim öykülerden biri şöyle: “Çocukluğum bir bağ evinde yalnız geçti. Babam şehir hayatını sevmediği için bağ evine yerleşmişiz. Okul çağına kadar tamamen kendi başıma büyüdüm. Hayali oyun arkadaşlarım vardı. O hayali arkadaşlarım halen benimle. Benimle beraber büyüdüler ve zamanla farklı bireyler gibi davranmaya başladılar.” 

Evde ergen abi veya ablaların çocukla ilgili olmaması da yalnızlığa zemin hazırlayabiliyor. Örneğin dinlediğim öykülerden biri şöyleydi: “Çocuğumuzun abi ve ablalarıyla belirgin yaş farkı vardı. Onlar kendi aralarında takılırlardı. Ben onların dışında kalırdım. Kendi dünyamda yaşardım. Evde yok gibiydim.” 

Engelli çocuğu olan ailenin tüm emek ve enerjisini engelli olana verirken, diğer çocuğun duygusal ihtiyaçlarını karşılayamaması da yalnızlığa zemin hazırlayabiliyor. 

Çocuğun yalnız olduğunu gösteren işaretler: Anne babaların kazanması gereken becerilerden biri de çocuğun yalnız olduğunu gösteren işaretleri tanımaları. Örneğin çocuk tüm günü kendi başına geçiriyorsa, başka çocuklara ilgisiz gibi görünüyorsa, durgun ve içe kapanık görünüyorsa bu durumlar yalnızlığın işaretleri olarak kabul edilmelidir. 

Sonuç olarak, çocuğun yalnızlığı gelişim sürecini bozar. Yalnız kalan çocuk hayal dünyasında yeni bir dünya yaratır ve gerçeklikten kopar. Bu sebeple, anne babaların çocuğun yalnızlığını fark edip önlem alacak beceriler kazanmalarını öneririm.